23 Nisan

23 Nisan ve ‘Himaye-i Etfal Günü’

Tarihler 1914 gösterdiğinde, Avusturya’da bir Sırp, veliaht Franz Ferdinand’ı suikast sonucu öldürdü. Gergin olan dünya bu olayın kıvılcımı ile savaş arenasına döndü. Savaşa katılan Osmanlı Devleti ittifakları ile beraber, savaştan yenik bir şekilde çıktı. (30 Ekim 1918)Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan Sevr Anlaşması’na giden süreçte üç fikir ortaya çıktı; 1. İngiliz Mandası, 2. Amerika Mandası ve 3. vatanın müdafaası.

Vatanın müdafaasını savunanlar örgütlenerek, Misak-ı Millî kararlarını kabul ettiler ve Milli Mücadele ile bu ideali büyük oranda gerçekleştirdiler. Burada direk konumuz olmadığı için Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele hakkında hatırlatıcı bu bilgilerle yetiniyoruz.

Milli Mücadeleyi örgütleyenler 23 Nisan 1920’de Ankara’da Millet Meclisi’ni açtılar. 23 Nisan 1921 tarihinde ise alınan karar ile bugün milli bayram ilan edildi.

Himaye-i Etfal Cemiyeti

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından üç yıl geçmiş ve Osmanlı İmparatorluğu birçok askerini şehit vermişti. Geride kalan ‘kimsesiz çocuklar’ için 1917 tarihinde Himaye-i Etfal Cemiyeti İstanbul’da kuruldu. Milli Mücadeleyi sürdüren Ankara ise 30 Haziran 1921 tarihinde ‘kimsesiz çocuklar’ için Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni kurdu ve İstanbul’un geri alınması sonrası İstanbul’da bulunan kurum Ankara’ya bağlandı(Özçelik, 2011, s. 266; Çengelci, 1998, s. 10). 1934 tarihinde, 1930’lu yıllarda birçok kurum adının değiştiği gibi(TTTC=TTK, TDTC=TDK vb.), Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin ismi değiştirilerek, ‘Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’ adı verilmiştir(Acar, 2011, s. 56; Baytal, 2012, s. 108).

23 Nisan 1921 yılında “Hakimiyet-i Milliye Bayramı” ile Meclisin açılışının kutlanması kararı alındı. Göreceğiniz gibi ‘Çocuk Bayramı’ kavramı geçmemekte ve sadece ‘Ulusal Egemenlik’ anlamına gelen ‘Hakimiyet-i Milliye’ kavramı kullanılmaktadır(Özçelik, 2011, s. 265). “Hakimiyet-i Milliye Bayramı” ilk olarak 23 Nisan 1922 yılında kutlanmıştır. 1923 kutlamalarında Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı Fuad Umay’a protokolde yer verilmiştir. 1923 yılı kutlamaları sırasında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin ‘kimsesiz çocuklar’ yararına yardım toplamaya başladıklarını görüyoruz. 1924 yılında ise Mustafa Kemal Atatürk’ün eşi Latife Hanım, kutlamalara Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin temsilcisi olarak katılır(Özçelik, 2011, s. 267-68).

1925 kutlamalarıyla beraber gazeteler, Hakimiyet-i Milli Bayramı yanında 23 Nisan’ın ‘korumaya alınan çocuk bayramı’ anlamına gelen ‘Himaye-i Etfal Günü” olduğunu yazmışlardır(bu gazeteler: Son Saat, Akşam ve Vakit’dir). Hakimiyet-i Milliye gazetesinde 23 Nisan 1915 tarihinde Ahmet Ağaoğlu, Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne yardım ve destek isteyenler arasındaydı(Özçelik, 2011, s. 269). Aynı gazete içerisinde Falih Rıfkı Atay’ın şu demeçleri yazdığını görüyoruz:

“23 Nisan çocuklarımız için Himaye-i Etfal günüdür. Himaye-i Etfal Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük davasıyla uğraşan yegâne müessesedir. Bu müessese muhterem, mübarek ve mukaddestir. Hangi vazifemiz hiçbir menfaat ve nümayie hissine kapılmaksızın onu devam ettirmeye çalışanlara imdat etmekten daha yüksek olabilir?”(imdat, yardım anlamına gelir) (Özçelik, 2011, s. 270).

Çocuk Bayramı resmi olmadan kutlandı

1925 kutlamaları sonrasında 23 Nisan ‘Çocuk Günü’ ve ‘Çocuk Bayramı’ olarak, resmi olmadan yani kanuna bağlı olmadan kutlanmıştır. Bu anlamıyla ne kadar devlet tarafından başlatılmış olsa da halkın benimsemesi ile uzun yıllar toplumsal bir bayram olarak, resmi yani kanun ile belirlenmiş olan ‘Hakimiyet-i Milliye Bayramı’ ile beraber kutlanmış ve kutlamalara Himaye-i Etfal Cemiyeti öncülük etmiştir(Özçelik, 2011, s. 271; Akın, 1997, s. 91.). Milliyet Gazetesi’nin 23 Nisan 1926 tarihli haberi ‘Himaye-i Etfal’ gününü duyurmakla beraber amaçları hakkında bizi aydınlatmaktadır: “Bugün Himaye-i Etfal günüdür. Cihan Harbi’nden sonra tüm devletler azalan nüfus için çareler aramaya başlamışlardır ve bu amaçla, yeni doğan çocukların ve annelerin korunmasına çalışmışlar ve Himaye-i Etfal meselesine ehemmiyet vermişlerdir. Bu cihetle geçen defaki Himaye-i Etfal kongresinde 23 Nisan’ın Himaye-i Etfal günü olmasına karar verilmiştir. Bu münasebetle bugün şehrimizde kimsesiz ve himayeye muhtaç çocukların menfaatine rozet dağıtılacaktır.”(Özçelik, 2011, s. 270)

Himaye-i Etfal Ana Cemiyettir

İlk kapsamlı ‘Çocuk Günü’ ve ‘Çocuk Bayramı’ kutlamaları 1927 tarihinde kutlanmıştır. Bu yıl Yusuf Akçura’nın bir yazısında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin diğer cemiyetlerle karşılaştırdığını ve “Himaye-i Etfal Ana Cemiyettir,” diyerek cemiyetin değerini bize göstermektedir(Özçelik, 2011, s. 272). 1929 kutlamaları sırasında ‘Çocuk Bayramı’ yanında 23 ile 30 Nisan’ın “Çocuk Haftası” ilan edildiğini görmekteyiz(Özçelik, 2011, s. 276; Akın, 1997, s 93). 1981’e kadar toplumsal olarak yani kanuna bağlı olmadan kutlanan ”Çocuk Bayramı”, bu tarihli kanun ile resmi bir bayram olarak kutlanmaya başlanmıştır: “Ulusal egemenlik ve Çocuk Bayramı”(Özçelik, 2011, s. 283; Akın, 1997, s. 93).

Kutlamaların Himaye-i Etfal Cemiyeti(yani Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu) faaliyetleri ile başladığını gördüğümüz gibi, Cumhuriyet’in “Gürbüz Çocuk” fikri ile de bağlantılı olduğunu anlamaktayız. 23 Nisan ‘Çocuk Bayramı’ olarak kutlanması yanı sıra, bu kutlamalarla ‘çocuk sorunu’ konularına dikkat çekmek istenilmiştir: ‘Kimsesiz çocuklar’, ‘çocuk ölümleri’, ‘nüfus artışı için önlemler'(Özçelik, 2011, s. 265).

Kaynaklar

Acar, Hakan, Cumhuriyet’in Çocuk Refahı Politikasını Yapılandıran Bir Sivil Toplum Örgütü: Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu(1921-1981), Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezleri Vakfı Yayınları, Ankara 2011.

AKIN, Veysi, “23 Nisan Milli Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı’nın Tarihçesi”, PAÜ Eğitim Fak. Der., sy. 3, 1997, s. 91-93.

BAYTAL, Yaşar, Atatürk Döneminde Sosyal Yardım Faaliyetleri(1923-1938), Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2012.

ÇENGELCİ, Ethem, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun Türk Sosyal Güvenlik ve Sosyal Hizmetler Yönetim Sistemi İçindeki Yeri, Aydınlar Matbaacılık, Ankara 1998.

ÖZÇELİK, Mucahit, “23 Nisan Çocuk Bayramı’nın Ortaya Çıkışı ve 1922-1929 Yılları Arasında 23 Nisan Kutlamaları”, Akademik Bakış, c. 5, sy. 9, Kış 2011, s. 265-284.

Okuma Önerisi

https://www.hayatsende.org/blog/genel/tarihsel-baglamda-kimsesiz-cocuklar-235.html

https://www.hayatsende.org/blog/genel/evlat-edinmenin-tarihsel-kokenleri-234.html

https://www.hayatsende.org/blog/genel/yurtlarla-ilgili-kitaplar-hafizamizdir-228.html

https://www.hayatsende.org/yayinlarimiz/

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kadına şiddet yoktur!

Alice Kitaplarında Alice Liddell ve Lewis Carroll’ın Çocukluk-Yaşlılık İlişkisi 1. bölüm

Baykara Meclisi

Hanım efendiye Latte!

Osmanlı toplum yapısı

Sudanlı Zenci Musa kimdir?