Takım Elbiseli Siyasete Tepki

1968 Adalet Partisi Ankara İl Kongresi’nde, Süleyman Demirel dönemin siyasi hareketliliğini iyi özetleyecek tarihi bir çıkış yapmıştı: ‘’Yollar yürümekle aşınmaz!’’. Süleyman Demirel’in siyasi retoriğiyle uyumlu, zekice ve alaycı bir ifade olan bu sloganik cümle büyük orada haksız çıkmıştı. Gençlik hareketi siyaseti etkilemiş fakat bunun yansımalarının fark edilmesi gecikmiştir.

Belki bugünden baktığımızda söylem, dönemin siyasi felsefesinin – doğruluğu tartışmalı olsa da- güncel siyasi felsefeden ve ifade şeklinden ileri olduğunu anlamamızı kolaylaştırır. Söylem içinde liberal bir öge de barındırmakta olup, ‘’laissez faire, laissez passer’’(bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) fikrini bağlama uyarlamıştır.
Aslında her ne kadar Türkiye’deki gençlik hareketleri üzerine söylenmiş bir söz olsa da, aynı dönemde dünyadaki gençlik hareketlerine karşı genel siyasi/muktedir tavrını yansıtmaktadır. Yürüyerek aşınmayan yolların üzerindeki gençler, dünya siyasi tarihi üzerinde ciddi izler bırakmış; ruhsuz politik anlayışını biraz olsun renklendirmeyi başarmıştır. İki dünya savaşından doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmiş bu gençlik; aynı zamanda ‘’takım elbiseli’’ siyasete de bir karşı koyuşu da içinde barındırıyordu. Giyim tarzları, cinsel kimliklerini ifade ediş şekilleri, dinledikleri müzikler, inançlara yaklaşımları, kısacası yaşam tarzları statükoya bir tepki olarak doğmuştu. Hareketler, bilinçli bir tepkiden ziyade ‘’dertli’’ oluşlarının bir yansımasıydı ve artık ‘’dertli’’ olmamayı seçiyorlardı. ‘’Bilinçli’’ ve kuralcı olduğu düşünülen bu sistem savaştan başka bir şey getirmemişti. Onlar ise denenmemiş bir yol olan kuralsız olma yolunu seçtiler. Farklı siyasi akımları da uluslararası sahneye çıkaran hareketler, ‘’biz de varız’’ mesajını dünyaya rahatsızlık vermeden iletiyordu.

Gençlik hareketleri gürül gürül gelirken, birleşik bir mücadele yerine –hareketin de ruhuna uygun olarak- dağınık bir görüntü vererek ‘’takım elbiselileri’’ huzursuz etmeye başladılar. Ancak bu rahatsızlık karşılarında onları yerlerinden edecek bir güç görmekten kaynaklı değil, yerleşik düzene bir sivil itaatsizlik olmasından kaynaklanıyordu. Akıllarından düzene etki edebileceği düşüncesi dahi geçmemişti. Ancak bu politik öngörüsüzlük kaleleri sarsılmaya başlayınca, olayları anlama çabasına ve yarar çıkarmaya doğru evrildi. İşte bu noktadan sonra ellerini bulaştırdıkları her iş gibi, gençlik hareketlerinin de eksenini değiştirdiler. Fakat ihmal ettikleri gerçek; onların da değiştiğiydi.
Uluslararası siyaset de insan tarafından yönetilen ve şekillendirilen bir alan olması sebebiyle, bu arenaya da insanlar yön verdi. Sokak, siyasetin üstünde etki bırakarak; dönemin yerleşiklerini yumuşattı ve kısmi de olsa başarıya ulaştı.
Belki yollar aşınmadı ama 68 gençlik hareketleri statüko üzerinde aşındırıcı etki yaptı.