Yazılar

Kirli Melek – 4

Herkes Dergisi‘nde Cem İraz‘ın yazdığı yeni öykü dizisidir. Öykü dizisinin diğer bölümlerini de takip ediniz. Düzenli olarak öykünün yeni bölümleri dergimizde yayınlanacak. Cem İraz‘ın kaleme aldığı Kirli Melek, bir hayat kadınının yaşamını konu alıyor. Öykü dizisinin ilk üç bölümünü okuduktan sonra bu bölümü okumanızı tavsiye ederiz.

1. Bölüm

2. Bölüm

3. Bölüm

Melek, hayatının baharında solup gitmişti.

Vücudunda morluklar ve kızarıklıklar bazen günlerce geçmiyordu. Hayvansal dürtülerle hareket eden erkekler Melek’i hırpalıyordu. O, her zaman susmayı, sessiz kalmayı tercih ediyordu. Bazen düşünürdü. “Ne kadar daha bu işi yapacağım.” diye. Vücudu her geçen gün bozuluyordu. Gözlerindeki o parlaklık artık yoktu. Mutsuzdu, mutsuzluk onu yıpratıyordu. Üzülüyordu, intihar etmek istiyordu. Buna cesaret edemiyordu. Kendisini kirli hissediyordu. Kirlenmiş bir vücudu olduğunu düşündükçe çıldırıyordu.

Aşk Nedir?

Melek

Melek hem bedensel hem ruhsal açıdan bir çöküş içerisindeydi.

Bedensel olarak çöküşünde uyuşturucu maddelerin de etkisi vardı. 5 yıl önce üniversitede arkadaşı olan Tarık aslında onu bu yola sürükleyen olmuştu. Artık madde bağımlısıydı. Maddeye alıştıktan sonra belirli aralıklarla uyuşturucu istiyordu. Maddeyi almak için elinde avucunda ne varsa verdi. Son olarak bedenini ortaya koydu.

Gökyüzü

Melek

Melek hayatının en güzel çağlarını elinden alan Tarık’ı bulsa en ağır şekilde cezalandıracaktı.

Uyuşturucu kullanmadığı zamanlar halsizleşir, suratı asık olurdu. Eli ayağı birbirine dolaşır, elleri titrer, vücuduna kasılmalar girerdi. İki kelimeyi bir araya getirip konuşamazdı. Gözleri puslanır, başına bir ağrı saplanırdı. O anlarda kendinden geçerdi. Sonuç olarak Melek bedensel ve ruhsal olarak her geçen gün eriyordu. Bu çöküş onu esir almıştı. Hiçbir şeyden keyif almıyordu. Tarık’ı bulsa öldürmeyi düşünüyordu. Başını belaya sokan o insanı bulmaya çalışıyordu…

5. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Altun yumurtlayan tavuk

Ruhumun keşfi

Hintlilerin ve Parsilerin ölü gömme gelenekleri

Recep ile Nadan – Bölüm 9

Köy okulları yardım projesi

Lewis Carroll yaşamı ve eserleri üzerindeki etkisi

Aşk sözleri anlamlı kadınlar için!

Araba Sevdası

Kirli Melek

Kirli Melek – 3

Cem İraz‘ın kaleme aldığı Kirli Melek, bir hayat kadınının yaşamını konu alıyor. Öykü dizisinin ilk iki bölümünü okuduktan sonra bu bölümü okumanızı tavsiye ederiz.

1. bölüm

2. bölüm

Melek, erkeklerin iç yüzünü bildiği için onların nasıl yaklaştıklarını artık tahmin edebiliyordu.

Melek için para, erkek için dolgun çekici bir vücut gerekliydi. Eğer karşılıklı olarak anlaşırlarsa Melek bedenini satacağı yere giderdi. Melek, İstanbul’un Aksaray semtini ve oranın piyasasını iyi bilirdi. Akşamları Aksaray ve onun civar semtleri hayat kadınlarının yoğunlukta olduğu yerlerdir. Melek gibi o civarlarda takılan hayat kadınlarının çok olması aralarında bir rekabete neden olmaktaydı.  Çünkü amaçları erkeklerin zevklerini yerine getirmekten çok paraydı.

Melek, Aksaray’ın o karanlık, dar sokakları arasında kırmızı, mavi, yeşil lambalı evlerden birinde yaşıyordu.

Her köşebaşında ağızlarında sigara, ellerinde tespih olan serserileri görmek Melek için bir tehlike teşkil ediyordu. Serserilerin ağızlarından akan salyaları gördükçe midesi iyice bulanıyordu. Camlardan sarkan hayat kadınları, travestiler… Hepsinin bir amacı vardı. Para, para, para… Melek, sokak boyu yürüyordu ama o yürüme esnası boyunca kaç kişinin ona dokunduğunu fark edemiyordu. Çünkü kendisini, kendi varlığını o sokakta hissedemiyordu.

Melek, havada uçuşan öpücükler kadar şu sözleri de çok duyardı:

“Heey yakışıklı, hayatımm gelsene, sevgilim çok ateşim var, aşkım ateşimi almaya gelsene, bu gece yalnızım gel içimde hisset beni…” Camlardan sarkan hayat kadınları işte bu sözlerle erkekleri etkileme peşindeydi. Peki erkekler? Kadınlarla beraber olan bekâr erkekler kadar evli olanları da vardı. Melek ve onun gibiler de bu ortama çanak tutmaktaydı. Seks düşkünü azgın erkekleri 50 liraya kabul eden de vardı. 300 liraya kabul eden de vardı. Bu tamamen erkeğin isteğine kalmış bir şeydi. Gecelik, saatlik ve postalık olarak satılan o bedenler her gün farklı farklı insanların kucağını görüyordu. Melek işte bu sokakta çürüyüp gidiyordu. Bazen odasında sevişir, bazen otel odalarında veya evlerde sevişirdi. Sonuç ne olursa olsun hayatı erkeklerin altında, erkeklerin kucağında erkeklerin üstünde çürüyüp gitmekteydi. Melek’in kadınsal duyguları hiç olmamıştı, hep kandırılan insan olmuştu… Hayatının son 5 yılı hep korku içinde geçmekteydi. Başta erkekler olmak üzere tüm canlılardan nefret ediyordu. Herkese düşman gözüyle bakıyordu. Hayatının baharında solup gitmişti.

4. Bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Altun yumurtlayan tavuk

Ruhumun keşfi

Hintlilerin ve Parsilerin ölü gömme gelenekleri

Recep ile Nadan – Bölüm 9

Köy okulları yardım projesi

Lewis Carroll yaşamı ve eserleri üzerindeki etkisi

Aşk sözleri anlamlı kadınlar için!

Kirli Melek

Kirli Melek – 2

Cem İraz‘ın kaleme aldığı Kirli Melek öykü dizisinin öncelikle ilk bölümünü okumanızı tavsiye ederiz. Öykünün akışı için ilk bölümden okumanız gerekli.

1. bölüm

Arkadaş çevresi Melek’i yavaş yavaş farklı ortamlara çekmeye başlamıştı.

Üniversitenin birinci yılının sonlarına doğru Melek giyiniş bakımından değişmeye başlamıştı. Yanındaki kız arkadaşlarının yaşadığı aşk olaylarını hayretle dinler kendi de heveslenirdi. Kendisini sevebilecek bir erkeğe ihtiyaç duyardı. O zamanlar oldukça saf ve temiz olan Melek, tüm insanlığın saf olduğunu veya öyle olacağını düşünmekteydi. Melek, erkeklere her güvendiğinde kendini üzerdi.

Bu şehir beni fırlatırken içim sendeliyor

Erkekler onu kullanırdı.

Kötü emellerine ulaştıktan sonra yüzüne bile bakmazlardı. Melek, okul yıllarında keyif verici maddeleri de kullanmaya başlamıştı. Bu maddelere alıştığı için bir yerlerden bulması gerekiyordu. Elinde parası olmadığı için alamıyordu. Kendisine bu maddeleri alıştıran üniversiteden arkadaşı Tarık’a her ne kadar yalvarsa da Tarık maddeyi vermezdi. Tarık için önemli olan para değil Melek’in bedenine sahip olmaktı. Melek maddeyi kullanmak için Tarık’ın istediği her şeyi yapmak zorunda kalmıştı. Melek’in hayatı bundan sonra değişmeye başladı. Şuan 25 yaşında ve 5 yıldır bu bataklığın içinde çırpınıyor. Okulu bıraktı, kimsesi olmadığı için bir yere de gidemedi, vücudunu satarak para kazanmaya çalışmaktadır.

Kirli Melek

Kirli Melek

Evimizdeki Konsomatris

Melek, artık eskisi gibi masum değildi.

O saf, o temiz, o güzel kalp artık yoktu. Tüm insanlıktan nefret ediyordu. Özellikle erkeklerin o iğrenç davranışlarından. Melek, kendi cinsel doyumlarını gerçekleştirmek isteyen erkeklerin, hayat kadınlarını bir mal satın almış gibi kullanmalarını doğru bulmuyordu. Erkekler kendi zevkine göre Melek’i şekilden şekile sokardı. Melek erkeğin dediği şeyleri bazen yapmak istemeyince dayak yerdi. O an mecburiyetten yapmak zorunda kalabilirdi. Her kucakta farklı bir kimliğe bürünen Melek o sahte gülüşleriyle, o sahte öpücükleriyle erkeğin mutlu olmasını sağlardı. Her vücutta biraz daha eskirdi. Her vücutta biraz daha batardı…

Hey taksi 6. bölüm

Her vücutta aynı şeyi görürdü.

Melek için bedenlerden akan şeyler iğrençti. Eve gelir gelmez banyoya girer baştan aşağıya yıkanırdı. Bu kir bedenden çıksa bile ruhundan, aklından çıkmıyordu. Yaşamak için buna mecburdu, ayakta kalabilmek için bunu yapmak zorundaydı. Kendini şöyle savunurdu: “Çalmıyorum, sadece bedenimi satıyorum. Bedenim üzerinden para kazanıyorum.” Evet, Melek bedenini satarak parasını kazanıyordu. Bu kazanç onu mutlu ettirmiyordu. Çünkü kendini mutsuz hissediyordu. Bu hayattan bir beklentisi yoktu.

3. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Köy okulları yardım projesi

Zamana yolculuk

Biraz daha yaşıyorsun

Avrupa futbolunda rekabet ve Arap sermayesi

Lewis Carroll yaşamı ve eserleri üzerindeki etkisi

Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler?

Hükümet-i alem: Yunan harfli Türkçe metin

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

Melek

Kirli Melek

Kirli Melek, Herkes Dergisi‘nde Cem İraz‘ın yazdığı yeni öykü dizisidir. Öykü dizisinin diğer bölümlerini de takip ediniz. Düzenli olarak öykünün yeni bölümleri dergimizde yayınlanacak.

Melek, bir horultu sesiyle yataktan fırladı.

Yanındaki adamın kim olduğunu bilmiyordu. Göbekli, pos bıyıklı, saçının üst kısımları dökülmüş, iri burunlu bu adamın yanından apar topar uzaklaşmaya çalıştı. Komodinin üzerine bırakılan parayı çantasına attı. İç çamaşırlarını, elbisesini kanepeden alıp aynanın karşısında giyinmeye çalıştı. Hava daha tam aydınlanmamıştı. Bir taksiye binip Aksaray’a, evine geçti. Ev oldukça eski, ufak bir sarsıntıda yıkılacak türdendi. Melek eve gelir gelmez kendini banyoya attı. Suyun altında dakikalarca durdu. Yanaklarını keseledi, eliyle dudaklarını silmeye çalıştı, omuzlarını, göğüslerini, kalçasını, bacaklarını, bacaklarının arasını köpükledi, köpükledi, köpükledi…

Yi ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi -3

25 yaşındaki o körpe vücut her geçen gün eskiyordu.

Aynanın karşısında vücudunu inceleyen Melek her bakışında kendini tutamayıp ağlardı. Bu duruma mecbur olduğunu bildiği için çaresizdi. Aynadaki yansımasına bakarken gözlerine bakmamaya çalışırdı. Gözlerindeki o mutsuzluğu görürse neler olacağını tahmin ediyordu. Melek, akşam vakitlerine kadar evde zaman geçirirdi. Akşam olunca hazırlanır, giyinir dışarıya çıkardı. Erkeklerle para karşılığında ilişki yaşayan Melek geceleri iki üç erkekle beraber olurdu. Bu işi yapmak istemiyordu ama başka bir yolu da yoktu. 5 yıldır hayat kadınlığı yapan Melek bu saatten sonra ne yapabilirdi?

Melek

Melek

Kimseye güveni yoktu. Parayı peşin alır sonra bedenini satardı. Bedeniyle beraber ruhunu da satardı. O anlar gözünü kapatır hiçbir şey düşünmemeye çalışırdı. İçinden ağlamak gelirdi ama ağlayamazdı. Çünkü müşteriyi memnun etmesi gerekmekteydi. Melek, vücudunu sattığı erkeklerin yanında başka bir kimliğe bürünürdü. Onları mutlu etmek için sahte gülüşler sergilerdi. Peki ya kendi mutluluğu? Kendi mutluluğunun asla olmayacağını biliyordu. Kendisi ölene kadar mutsuz olacaktı. Hayatı bir bataklıktaydı ve bunu kendisi de biliyordu.

Hey taksi 5. bölüm

Melek, 20 yaşında İstanbul’a okumak için gelmişti.

1.70 boylarında esmer tenli, koyu kahverengi gözleri, dolgun dudakları, tertemiz yüzü olan bu kız her erkeğin dikkatini çekecek derecede güzeldi. Psikoloji bölümünü okumak için İstanbul’a gelen Melek’in ailesi küçük yaşlardayken bir trafik kazası sonucunda vefat etmiştir. Kendisini dedesi ve ninesi büyütmüştür. İstanbul’a gelince dedesi ve ninesinden ayrılan Melek iki yıl önce dedesinin ve ninesinin de vefat haberini duyduktan sonra kimsesiz kalmıştır.

2. BÖLÜM

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Fenerbahçe yolsuzluk dosyası

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – (Final)

Aşk sözleri anlamlı kadınlar için!

Recep ile Nadan – Bölüm 8

Kurtuluş

Aşk en güzel kafa yapan uyuşturucudur

Alevilik üzerine bilgiler

kadınlar

Kadınlar ve kadınların maruz kaldığı şiddet

Kadınları anlamak ve anlatmak için yüzyıllardır filmler çekilmiş, kitaplar yazılmıştır. Edebiyatta genel olarak güzelliğin bir tanımı olarak kullanılmıştır. Yaşadığımız 21. yüzyılda ise kadınlara olan baskı hızla tırmanmış, kadınlara zarar veren erkeklerin yanında, ataerkil ve gelişmemiş toplumlardaki kadınlar da etkili olmaya başlamıştır. Kadınlar bu dünyada her şeyden öte insandır ve erkek ile eşdeğerdir.

Kadınlara ve kadınların maruz kaldığı şiddet ve haksızlıklara sessiz kalanlara:

Biraz haddinden fazla çocuk kalarak yaşadım. Büyümeye eksik kaldığım yerden başladım sanırım. Kendimce özümsediğim hayatımda büyümek, büyük kalmak için öyle çok zamanım vardı ki, düşünmenin o benzersiz boşluğuna düşmekten mahrum bırakmadım kendimi. Artık bunu dahi düşünürken ürkmüyorum. Sahi nasıl olur bunlar diye iç geçirirken, uzadım uzadıya boşverilmiş bir saplantının etrafında; bazen istemsiz, bazen acıma, bazense sadece üzüldüğüm için dönüp dururum ve iyi kadınların yanındaki kötü adam demek yetiyor benim için hayatın anlamını tıkamaya. Bunları söylerken de korumacı bir içgüdü ile farkındalık yaratmak değil gayem, ırklar ve cinsler arasındaki eğilimlerimi parlatmak değil veya kendimi fırtınalı bir okyanusta, durgun suda süzülür gibi yol alan ötekileşmiş bir kayık olarak lanse etmek de değil. Aslında daha çok gayemin adını koyamadığımın farkındayım.

Bu adını koyamadığım gayemin sebebini daha basit bir şekilde ifade etmem gerekirse;

haksızlığa uğrayan kadınların, ataerkil toplum bilinci sebebiyle seslerini çıkarmayacak konumda olmaları ve kabullenilmiş çaresizlik mantığı ile pasif hissetmeleridir ve bir diğer perspektiften ise bazı kadınların; pragmatist ilişkiler ile kendilerine zarar veren kararlar alması sebebiyle bunu kullanmalarıdır. Hal böyle iken ve bunun önüne geçecek kadar eğitimli ve medeni bir topluma sahip olmasak bile bu konuda bir şeyler söyleme hakkımı kullanmak istedim. Çünkü en kutsal yönü ile erkeklere yaşam veren, onları dünyanın farklı gerçek ve zevklerine hazırlayan, onları kendi bedeninden bir parça gibi sahiplenen kadınlara olan saygımı sadece içimde yaşamaya artık gönlüm el vermiyor.

Kadına saygısızlık yapan bir erkek, her kötülüğe bulaşır.

Bu üzünç ve acımasız olmakla beraber kabullenilmek istenmese dahi su götürmez bir gerçektir. Kadına kötü eylemler ile yaklaşan bir erkek; aldatmak, yalan, tecavüz, cinayet vesaire aklıma gelmesini istemediğim daha bir çok kötülük ile kadınlara, çocuklara, hatta kendilerine dahi zarar vermeye her zaman meyillidir. İnandırılabilitesi ne olursa olsun kanılan her söz, her jest, her yalan; bir gerçekle başlar. İşte bu, erkeğin kadına davranması kadar, kadının da kendi gerçeğine bir bahane bulmasıdır.

Güzel bir yüzü ve çekici bir bedeni olan erkekleri hayatlarına alırken sadece anın verdiği hazzı ve mutluluğu genele yayıp, vakti geldiğinde zararsızca o anın içinden çıkabileceğini sanan kadınlar da vardır. Bu ne kadar doğal ve göreceli bir hak olsa da kadınların bu tavrını anlamlandıramıyorum. Karşısındaki kişiyi yeterince tanımadan veya nasıl olduğunu bildiği halde kabullenmek istediği şekilde kabullenen kadınlar çağımızın çirkin acılarından dem vuruyorlar ve akabinde bilinmeyen bir hayatı benimseyerek yaşamaya başlamanın sorgusuz sualsiz serbest düşüşünün ortasında buluyorlar kendilerini. Öznel bir fikir, görebildiğinizce mahsur görün.

Denize kıyısı olan insanlar

Artık kötü erkeklerin kadınları üzmesine, onlara zarar vermesine dayanamıyorum.

Bitmek bilmeyen arzuların bahanesiyle dokunduğu hayatlarda, silinmeyecek izler bırakmasına sessiz kalamıyorum ve toplumdan kendimi soyutladıkça buna ses dahi çıkarmamın hiçbir farkındalığı olamayacağına inandırmış gibiyim kendimi ama bu kez değil. Bu kez sesimi çıkaracağım. Her gün gazetelerde, televizyonlarda, internette, hatta ve hatta yaşadığımız hayat sahalarının çıplaklığında kadınlara zarar veren ve bunu meşrulaştıran bir fikir ile yaşamak zorunda kalışımıza her defasında kerelerce üzülüyorum.

Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası – 2

Heteroseksüel bir erkek olmam bunları eleştiremeyeceğim anlamına gelmiyor ve küçük bir parantez ile kadınların hakkını savunurken dahi cinsel eğilimimi belirtmek zorunda gibi hissetmem, kadınlara olan baskının aynı kaynağından doğuyor  yine de üzgünüm ki toplumun geneli insanların zihnine bunu dayattı, toplumun geneli erkeklerin eline kadınlara zarar verme hakkını bahşetti ama öznel fikrimi ifade etmem gerekirse kadınlar bu dayatılan zihniyetten aciz değil. Bir kadın veya bir erkek olmanın, insan olmak konusunda üstün tek bir parçası yoktur. Tüm bu çirkinliklere, acımasızlıklara, sınıflandırmaya, bölmeye, taraf olmaya, sevgiyi ve aşkı ayağa düşürmeye neden olan sapıkça ve aşağılık fikirlerin savunucularına, sessiz kalanlarına, hepsine ama hepsine hiddetleniyorum. Hiçbir beden, hiçbir güzellik ve hiçbir duygu satılık değildir.

İlgi çekebilecek yazılar:

Edebiyat dergisi ve ticari kaygı

İran şahı Nasreddin

2017 Kurban Bayramı ne zaman?

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası