Yazılar

“Alice” Kitaplarında Alice Liddell ve Lewis Carroll’ın Çocukluk-Yaşlılık İlişkisi – 3. BÖLÜM (Son)

Müge Sözen, Lewis Carroll‘ın eseri olan Alice Harikalar Diyarında hakkında ayrıntılı araştırma çalışmalarına devam ediyor.Alice Kitaplarında Alice Liddell ve Lewis Carroll‘ın Çocukluk-Yaşlılık İlişkisi yazı dizisinin 3. bölümüdür. Konuya hakim olabilmek için öncelikle birinci ve ikinci bölümü okumanızı tavsiye ederiz.

1. Bölüm

2. Bölüm

Böylece el sıkıştılar. Şövalye atını ağır ağır ormana doğru sürdü. Alice, durmuş onu seyrederken, “Her halde onun düştüğünü görmek için fazla beklemeyeceğim,” diye düşündü, “işte düştü! Hem her zamanki gibi kafasının üstüne! Bununla beraber o çabucak ayağa kalkıp tekrar atına binebiliyor… Bu da atın üstüne türlü türlü şeyler asması yüzünden sanırım…”

Küçük kız, kendi kendine konuşarak atın yolda ağır ağır ilerlemesini seyretti. Şövalye önce atın bir yanından ve sonra da öbür yanından düştü.

Şövalye, dört veya beşinci düşüşünden sonra yolun dönemecine geldi. O zaman Alice adama mendilini salladı. O gözden kaybolana kadar da bekledi.

Bu bölüm en büyük, dokunaklı bölümlerinden biridir.

Carroll’ın, Alice büyüyüp, veda ettikten sonra, nasıl hissedeceğini umduğunu açıkça açıklamayı amaçladığı bu sahne, İngiliz edebiyatının, en büyük, dokunaklı bölümlerinden biridir. Makalesi “Carroll’ın Alicelerinde Aşk ve Ölüm”de (Dodo ile Uçmak: Lewis Carroll’ın Yaşamı ve Sanatı ile İlgili Makaleler, ed. Edward Guiliano ve James Kincaid), Donald Rackin’in yazdığından daha fazla hiç kimse, bu bölüm hakkında belâgatlı yazmamıştır. “Bu sahne boyunca fısıldayan kısacık aşk, bu nedenle, karmaşık ve çelişkilidir: Bu, tamamen potansiyel sahibi, özgür, değişken ve büyüyen bir çocuk ile tamamen aciz, hapsedilmiş, durağan ve yaşlanan bir adam arasındaki aşktır.”

 

Beyaz Şövalye

Lewis Carroll’ın kurgusal bir gösterimi olarak görünmektedir. Eleştirmenler, aralarındaki fiziksel benzerliğe dikkat çekerek, ikisi arasındaki benzerliklere işaret etmişlerdir. Hem Beyaz Şövalye hem de Carroll dağınık saçlara, açık mavi gözlere ve kibar gülümsemelere sahiptir. Carroll gibi, Beyaz Şövalye de herhangi bir beklenmedik duruma karşı yardımcı olması için garip aletler icat eder. Beyaz Şövalye bir köpekbalığı saldırısına karşı kendini hazırlarken, Carroll karanlıkta not almasını sağlayan bir nesne gibi cihazlar yaratmıştır. Daha önemlisi, Alice, Beyaz Şövalye’de, kendisine gerçekten saygı duyan ve önem veren bir birey bulur. Şövalye Alice’in yalnızlığını dindirir, ancak bu Alice’in onu terk ederek bir Kraliçe olmasını engellemez. Bu karar, Alice’in olgunlaşırken nasıl da büyüyüp, Carroll’dan uzaklaştığı gerçeğine benzer.

Beyaz Şövalye’nin Alice’e söylediği şarkı, Carroll’ın gerçek hayattaki Alice’e, yanlış yönlendirilmiş olsa da, içten övgüsü olarak hizmet eder. Carroll Alice’in üzüntü değil, kafa karışıklığı yaşadığını ima eder. Alice’in Beyaz Kral ile ilgili son sözünde ondan söz etmemesi, onun büyüdüğünü doğrular: “Küçük kız, dönüp tepeden inmek için koşmaya hazırlanırken de kendi kendine, ‘Mendil sallamamın ona cesaret verdiğini umarım,’ dedi.” Alice Beyaz Şövalye’den ayrılıp, bir Kraliçe olmaya giderken, onun aşk ve dostluk teklifini görmezden gelir – tıpkı Alice’in genç bir kadın olurken, Carroll’ı terk etmesi gibi.

 

Aynanın İçinden

Kış ve ölümden söz eden şiirlerle başlar ve biter. Rüyanın kendisi de, Alice yanan bir ateşin önünde otururken ve kar pencere camlarını “öperken,” muhtemelen Kasım ayında meydana gelmektedir. Carroll, Alice’e Harikalar Diyarı’na yolculuk hikâyesini ilk anlattığı zaman olan, Isis’deki o güneşli, 4 Temmuz tarihli kayık gezisini hatırlayarak, bunu bitiş şiirine, “Sonbahar ayazları, Temmuz’u öldürdü,” diyerek koymuştur.

 

Carroll ikinci Alice kitabını yazdığında henüz 40 yaşında olmamasına rağmen, bütün diğerlerinden daha fazla sevdiği çocuk-arkadaşı olan Alice Liddell’dan 20 yaş büyüktür. Kitabın giriş şiirinde, kendisinden ve Alice’den “birbirinden yarım bir hayat uzak” diye söz etmektedir. Alice’e, “acı akıntılar”ın, kendisini, “istenmeyen yatak”a çağırmasının çok sürmeyeceğini anımsatır ve kendisini, son yatma vaktinin yaklaşması yüzünden somurtan, daha büyük bir çocuğa benzetir.

Aynanın İçinden’in kayıp parçası “Peruklu Eşek Arısı”nda, Alice yaşlı bir eşek arısıyla karşılaşır. Uzmanlar, Carroll’ın bu parçayı Beyaz Şövalye bölümünden hemen sonra gelecek şekilde masala koyduğunu, ancak Tenniel’ın ısrarı üzerine kaldırdığını belirtmektedirler.

Carroll akademisyenleri, Carroll’ın, Beyaz Şövalye’sinin – aynanın arkasındaki biri için, Alice’e oldukça beklenmedik bir nezaketle davranan, açık mavi gözleri ve kibar bir gülümsemesi olan, o tuhaf, yaratıcı beyefendinin – kendisinin bir parodisi olmasını amaçladığına inanmaktadırlar. Carroll’ın Eşek Arısı’nı, kendisinin 40 yıl sonraki bir parodisi olarak görmüş olması mümkün müdür? Profesör Cohen, bunun mümkün olmadığını belirtmiştir. Carroll, kendisinin bir Victoria dönemi beyefendisi olmasıyla gurur duyuyordu. Hiçbir koşul altında, kendisini bir alt sınıf adamıyla ilişkilendirmezdi. Bununla birlikte, Alice ile Eşek Arısı arasındaki yaş uçurumunun, Alice Liddell’ı, hikâyenin orta yaşlı anlatıcısından ayıran uçuruma benzediği gerçeğinin kesinlikle farkında olmadan, Carroll bu parçayı yazmış olamaz gibi görünmektedir. Carroll’ın, Eşek Arısı’nı “Hay Allah! Hiç böyle bir çocuk yoktu!” diye – diyalogda, tuhaf bir şekilde, yersiz görünen bir biçimde – haykırtırken, bir vantriloğun bir kukla aracılığıyla konuştuğu gibi, belki de bilinçli olmayarak, Eşek Arısı aracılığıyla konuştuğu düşünülebilir.

– SON – 

Kaynaklar:
“The Annotated Alice: The Definitive Edition” (Martin Gardner, ed./W. W. Norton & Company, Inc., New York: 2000)

http://www.sparknotes.com/lit/alice/

http://www.sparknotes.com/lit/through-the-looking-glass/

“Alice” kitapları ve Lewis Carroll hakkında daha fazla bilgiye “Alice Harikalar Ülkesinde: Gerçek Alice” isimli blogumdan ulaşabilirsiniz:

http://www.gercekalice.com

 

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kirli Melek

Yat Oğlum Rıza

Anlatılmaz Yaşanır Yıllar Geçse Bile

Baba ile Kızı

Fatma Aliye Topuz kimdir? 50 liranın arkasındaki kadın kimdir?

Liddell

Alice Kitaplarında Alice Liddell ve Lewis Carroll’ın Çocukluk-Yaşlılık İlişkisi 1. bölüm

Alice Liddell, Lewis Carroll’ın çocuk-arkadaşıdır. Ancak, bir gün Alice de büyüyecek, çocukluktan çıkacak, bir yetişkin olacaktır. Birçok çocuk-arkadaşı olan, ancak yetişkinlerle aynı iyi iletişimi kurmakta güçlük çeken Lewis Carroll, bir gün Alice ile olan iyi arkadaşlığının da sona ereceğinden duyduğu endişeyi Alice kitaplarında yansıtmıştır.

Alice Harikalar Diyarında’nın 1. Bölüm’ü olan “Tavşan Deliğinde”de, şöyle denir;

Birdenbire karşısına üç ayaklı, camdan yapılmış, küçük bir masa çıktı. Masanın üstünde de küçücük bir altın anahtardan başka bir şey yoktu. Alice, önce bu anahtarın holdeki kapılardan birini açabileceğini düşündü. Ancak, ne yazık ki, öyle olmadı! Ya anahtar delikleri çok büyüktü ya da anahtar çok küçüktü. Sonunda küçük kız bu kapılardan hiçbirini açamadı. Ancak, ikinci kez holde dolaşırken Alice, daha önce fark etmemiş olduğu alçak bir perde gördü. Bunun arkasında da 15 inç yüksekliğinde bir kapı vardı. Alice, hemen küçük altın anahtarı kilide soktu. Anahtarın bu kapıya uyduğunu anlayınca da çok sevindi!

Alice, kapıyı açınca karşısına küçük bir geçit çıktı. Burası ancak bir fare deliği kadardı. Alice eğilip oradan bakınca karşı taraftaki son derece güzel bahçeyi gördü. Bu karanlık yerden çıkıp rengârenk çiçek tarhları ve serin fıskiyelerle dolu bahçede dolaşmayı ne kadar da çok istiyordu! Ancak, başını bile bu geçitten uzatması olanaksızdı. Zavallı Alice, “Başımı oradan geçirsem bile,” diye düşündü. «Omuzlarımı geçiremedikçe, bunun bir yararı olmaz. Ah, bir teleskop gibi kapanabilmeyi ne kadar da isterdim! Buna nasıl başlayacağımı bilsem başarırdım sanırım.” Anlayacağınız öyle tuhaf şeyler olmaya başlamıştı ki, Alice olanaksız olan pek bir şeyin kalmadığını düşünüyordu.

Liddell ve Alice

Küçük kapının yanında beklemenin hiç bir yararı yoktu bu nedenle Alice yine masaya döndü. Orada başka bir anahtar olabileceğini, ya da  hiç olmazsa insanların teleskop gibi kapanıp küçülmelerini öğreten bir kitap bulabileceğini ummaktaydı. Ancak, bu kez de masanın üstünde küçük bir şişe buldu (Alice, “Az önce bu şişenin burada olmadığından eminim,” dedi). Şişenin boynunda kâğıt bir etiket vardı. Üzerine de güzel, büyük harflerle “İÇ BENİ” yazılmıştı.

“İç beni” demesi kolaydı, ancak akıllı küçük Alice hemen bunu yapmaya niyetli değildi. “Hayır,” dedi, “ilk önce bunun üzerinde ‘Zehir’ yazılı olup olmadığına bakacağım.” … Ancak, bu şişenin üzerinde ‘Zehir’ yazmıyordu. Bunun üzerine Alice, şişedeki suyun tadına baktı ve lezzetini beğenerek, (bunun tadı vişneli pasta, krema, ananas, kızarmış hindi, karamelâ ve kızarmış tereyağlı ekmek karışımına benziyordu) hemen şişedeki suyu bitiriverdi.

Mum gibi eriyebilirim

Alice,

“Ne tuhaf bir duygu,” dedi, “bir teleskop gibi kapandığımdan eminim doğrusu.”

Dediği doğruydu. Kızın boyu şimdi yirmi beş santimdi. Alice, artık o geçitten çıkıp güzel bahçeye gidebileceğini düşünerek sevindi. Ama daha önce fazla küçülüp küçülmeyeceğini anlamak için bir, iki dakika bekledi. Biraz da endişelenmişti.

Bu gidişle mum gibi eriyebilirim,” diye düşünüyordu. “Acaba o zaman nasıl olurum?” Mum eridikten sonra bunun alevinin ne hale geldiğini hatırlamaya çalıştı. Fakat ömründe böyle bir şey görmemişti.

Biraz sonra daha fazla küçülmeyeceğini anlayan Alice hemen bahçeye çıkmaya karar verdi. Fakat zavallı kız, kapıya gelince anahtarı unutmuş olduğunu anladı. Masaya dönünce de bunu almak için boyunun yetişmeyeceğini fark etti.

Bu, Alice’in kitapta boyut değiştirdiği 12 durumun ilkidir. Richard Ellmann, Carroll’un, âşık olduğu ama evlenemediği küçük Alice ile yakında olacağı büyük Alice arasındaki büyük farkı bilinçsizce sembolize etmiş olabileceğini ileri sürmüştür.

Alice, geçitten geçmek için

Alice istediği halde bahçeye giremez ve onun bu bahçeye girme arzusu, büyümeye eşlik eden nostalji duygularını temsil eder. Carroll, büyümekle meydana çıkan hayal kırıklıklarını dramatize etmektedir, çünkü Alice kendini bahçeye çıkmak üzere geçitten geçmek için ya çok küçük, ya da çok büyük bulmaktadır. Şişedeki suyu içtikten sonra, Alice küçülür ve masanın üzerindeki anahtara ulaşamaz. Abartılı bir biçimde küçük boyutunun neden olduğu bu çaresizlik, çocukluğun önemsizlik duygularını temsil eder.

2. Bölüm’de keki yemenin neden olduğu ani büyüme, ergenlikle meydana gelen tuhaf bedensel dönüşümleri temsil eder. Alice’in büyümesi kaderini gerçekleştirmesine yardım edecek aracı kendisine sağlar, ancak gerçek anlamda, büyüyerek çocukluğun zevklerinden uzaklaşmakta olduğunu kendisine anımsatmaktadır. İdealize edilmiş olan bahçe, bir çocuğun ana rahminin güvenliğine geri dönebileceğinden daha fazla geçitten geçemeyen Alice için yasak bölgedir.

2. Bölüm olan Gözyaşından Göl

Alice, öyle ümitsiz durumdaydı ki her önüne gelenden yardım istemeye hazırdı. Onun için de Tavşan yaklaşınca kız çekine çekine hafif bir sesle söze başladı.

“Affedersiniz efendim…”

Beyaz Tavşan, korkuyla irkildi. Elindeki beyaz deri eldivenlerle büyük yelpazeyi düşürdü. Hızla karanlıklara dalıp kayboldu.

Alice, yelpazeyle eldivenleri aldı. Hol çok sıcak olduğu için de kendisini yelpazelemeye başladı. Bir taraftan da yine kendi kendine konuşuyordu.

“Hay Allah! Bugün her şey de ne garip! Halbuki dün her şey normaldi. Acaba gece mi değiştim? Bir düşüneyim; sabah katlığımda aynı mıydım? Neredeyse biraz farklı hissettiğimi hatırlıyorum. Ama aynı değilsem, soru şu: ‘Her kimim ben?’ Ah, işte büyük bilmece bu!”

Tavşan’ın beyaz eldivenleri

Kız, bunları söylerken ellerine baktı. Konuşurken Tavşan’ın beyaz deri eldivenlerinden birini giymişti. Buna şaştı.

“Bunu nasıl yapabildim?” diye düşündü. “Yine ufalıyorum muhakkak.” Ayağa kalkarak boyunu ölçebilmek için masaya yaklaştı. Ancak altmış santim boyunda olduğunu tahmin etti. Gittikçe de küçülüyordu. Bunun sebebinin elinde tuttuğu yelpaze olduğunu anlayınca hemen yelpazeyi yere attı. Böylece tamamıyla küçülmekten kurtulmuş oldu.

Alice, bu değişiklikten epey korkmuştu. Kendi kendine,

“Doğrusu güç kurtuldum,” dedi, ani değişiklikten çok korkmuş, ama hâlâ var olduğunu görmekten memnun olan Alice.

“Şimdi bahçeye çıkayım.” Bütün gücüyle küçük kapıya koştu. Fakat kapı yine kapalıydı. Altın anahtar da yine cam masanın üstündeydi.

Zavallı kız,

Durum eskisinden de kötü,” diye düşündü. “Çünkü şimdiki kadar hiç küçülmemiştim. Bu da çok fena.

Alice makalesi

“Sahne Üzerinde Alice” makalesinde, Carroll şöyle yazmıştır:

Ya Beyaz Tavşan, ona ne demeli? “Alice” satırları üzerine çerçevelenmiş miydi, yoksa zıt bir karakter olarak mı düşünülmüştü? Açıktır ki, zıt bir karakter olarak. Alice‟in “gençlik,” “cesaret,” “enerji” ve “doğrudan hızlıca amaca ulaşma” özelliklerine karşın, O‟nun, “yaşlı,” “ürkek,” “zayıf” ve “gergin bir biçimde kararsız” özelliklerini okuyarak, O‟nun nasıl biri olmasını istediğimi anlayacaksınız. Bence Beyaz Tavşan gözlük takmalıydı. Eminim sesi titrerdi ve dizleri titrerdi ve bir kaza “Kış” diyemeyecek kadar aciz dururdu!

Alice, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sırasında meydana gelen kafa karışıklığını yansıtan şekilde, boyutu değiştikçe kimliği hakkında kafası karışır. Bahçeye girmek için fazla büyük olduğu gerçeği, kim olduğuna dair kendisinde bir kafa karışıklığı yaratır ve Alice de buna ağlama krizleri ve kendini suçlamayla yanıt verir. Yaşadığı değişiklikleri kabul edemeyerek, kendi kimliğini sorgular.

Devam edecek…

Kaynaklar:
“The Annotated Alice: The Definitive Edition” (Martin Gardner, ed./W. W. Norton & Company, Inc., New York: 2000)

http://www.sparknotes.com/lit/alice/

http://www.sparknotes.com/lit/through-the-looking-glass/

“Alice” kitapları ve Lewis Carroll hakkında daha fazla bilgiye “Alice Harikalar Ülkesinde: Gerçek Alice” isimli blogumdan ulaşabilirsiniz:

http://www.gercekalice.com

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Ben dağ değilim çocuk!

Kurtuluş Zorlu anısına! Sırasız ölüm!

Hanım efendiye Latte!

Humpty Dumpty, “Sözcüklerin Efendisi” 2. Bölüm

Yahudiler, Yunanlar, Romalılar, Hıristiyanlar ve Müslümanlar Tarihin Başlangıcına Hangi Olayı Alırlar?

Evimizdeki Konsomatris