organik tarım

Organik Tarım

 ORGANİK TARIM

Yirminci yüzyılda hızla gelişim gösteren teknoloji ve ekonomi ile beraber dünyada büyük değişimler meydana gelmiş ve bu değişimler beraberinde üretimi, tüketimi, yaşam tarzlarını ve pazarlama anlayışlarını yüksek oranda etkilemiştir. Buharlı makinelerin keşfiyle beraber gelişen sanayi ve teknoloji ile birim alandan daha fazla verim alabilmek için tarımda sentetik gübreler ve bitkileri zararlılardan korumak için kimyasal ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır.

Yaşanan tüm bu gelişmeler tarımsal üretimde toprağın gereğinden fazla sömürülmesi, çevre kirliliği, zirai ilaç kullanımı, büyüme hormonları ve ticari amaçlı antibiyotik kullanımını artırmıştır. Bunun yanı sıra genetiği değiştirilmiş gıda maddelerinin fazla kullanımı gibi etkenlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yaşanan bu olumsuz gelişmeler, tükenen doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılabilmesi için sürdürülebilir tarımın önemini artırmış ve beraberinde organik tarım ve organik gıda üretiminin artmasına neden olmuştur.

Aziz Sancar DNA haritalama teknolojisi geliştirdi

Modern çağda nüfus ve besin ihtiyacı

Tarım, insanlık tarihi boyunca uzanan eski bir uygulamadır. İnsanoğlunun dünyada ki varlığının başlangıcından beri gıda maddesi temini amacıyla sürdürülen bir faaliyettir. Modern çağda insan nüfusunun 6,5 milyarın üzerine çıkması ve bu insanların günlük besin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için birçok tüketim maddesi doğrudan veya dolaylı olarak tarıma dayalı hale gelmiştir. Tarımdan beklenen yararlar oldukça çeşitlidir. Ekolojik ve ekonomik olarak beklenen yararları yerine getirebilmesi için sürdürülebilir tarımsal uygulamalar ve bunların gerçekleştirilebilmesi için organik tarım faaliyetleri giderek önem kazanmıştır.

Voyager Altın Plağı Nedir?

Organik

Organik, kelime anlamı olarak bakıldığında canlı, organ anlamına gelmektedir. Latince bir müzik aleti olan  ‘’argonan’’dan türemiştir. Organik, her türlü canlı bitkisel ve hayvansal varlıklar, artık ve atık maddeler için kullanılmaktadır. Ancak organik tarımı sadece organik kelimesiyle açıklamak yeterli olmamaktır.  Organik tarımda bir ürünün organik olarak adlandırılabilmesi için, o ürünün üretildiği sürecin belgelendirilmesi ve ürünün üzerinde bu aşamaları gösteren bir etiketin bulunması şarttır. Organik tarımda ulusal ve uluslararası standartlara göre düzenlenmiş ve kabul edilmiş hukuki düzenlemeler ve geçerli kabul edilmiş yöntemler söz konusudur.

Organik terimi

Bir görüşe göre organik tarımın başlangıcının 1924 yılında Almanya’da Rudaolf Steiner’ in ‘’Anthroposophy’’ felsefesine dayandığı öne sürülmektedir. Bu felsefe, insanın doğanın bir parçası olduğunu ve onu koruması gerektiğini öne sürer. Rudaolf Steiner felsefesinden etkilenen Lord W. Northbourn, genel bir kanıyla 1940 yılında ‘’Look to the Land’’ ismi ile yayımladığı eserinde ilk defa ‘’organik’’ terimini kullanan kişi olarak kabul edilmektedir. Albert Howard, Sir Robert McCarrison, Richard St. Barbe Baker Lady Eve Balfour ve JI Rodale gibi isimler yaptıkları çalışmalarla organik tarım hareketinin kilit isimleri olarak kabul edilmektedirler.

Antibiyotik kullanımı ve antibiyotik direnci

ABD’nin organik tarım tanımlaması

Organik tarım kavramı hakkında birçok tanım bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından organik tarım: ‘’Organik çiftçiler, çiftlikler ve gıda işleyicileri tarafından çevrenin korunması amacıyla sentetik gübreler ve böcek ilacı gibi bazı geleneksel araçların kullanımının sınırlandırılarak organik düzenlemelerle geleneksel kullanımı kısıtlamayı amaçlayan tarım uygulamalarıdır.’’ şeklinde tanımlanarak bir çerçeve çizilmiştir.  Uluslararası Organik Tarım Hareketi Federasyonu (IFOAM) Eylül 2005’te  Avustralya’nın Adelaide kentinde, organik tarımın ortak bir tanımını oluşturmak için harekete geçmiştir.

organik tarım

organik tarım

Yaklaşık üç yıl süren çalışmalardan sonra, Vignola, İtalya’da organik tarımın dört prensibini yansıtan bir tanım kabul edilmiştir. Buna göre: “Organik tarım, toprakların, ekosistemlerin ve insanların sağlığını sürdürebilen bir üretim sistemidir. Zararlı etkileri olan girdilerin kullanılması yerine, ekolojik süreçleri, biyoçeşitliliği ve yerel koşullara uyarlanmış döngüleri esas almaktadır. Organik tarım geleneği, yeniliği ve bilimi birleştirir. Paylaşılan çevreye fayda sağlamak ve herkes için adil ilişkileri ve iyi bir yaşam kalitesini teşvik etmektedir’’ şeklinde tanımlanmıştır.

Daha geniş bir tanım ile organik tarım, ekolojik sistemde yapılmış olan yanlış uygulamalar sonucunda tahrip olan ve kaybolmuş doğal dengeyi tekrardan harekete geçirmeye yönelik, temel olarak sentetik kimyasal tarım ilaçları, yapay gübrelerin ve hormonların sınırlandırılması ve hatta kullanılmaması yanında organik gübre kullanımı, su ve toprak muhafazası, ekim nöbeti gibi yöntemlerin kullanılmasını öneren; sadece miktar artışını değil ürün kalitesinin de iyileştirilmesini amaçlayan dinamik bir üretim şeklidir.

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

Organik Tarımın Amaçları

  • Bütün sistemin biyolojik çeşitliliğini zenginleştirmek,
  • Uzun süreli olarak toprağın verimliliğini korumak,
  • Tarımsal uygulamalardan kaynaklanacak olan her türlü kirlenmeleri en aza indirerek toprak, su ve havanın sağlıklı kullanımını sağlamak,
  • Yerel tarımsal sistemlerde yenilenebilen kaynakları hedeflemek,
  • Toprağın her türlü aktivitesini artırmak,
  • Gıdaların toprağa geri dönüşümünü sağlayan yenilebilen kaynakların kullanımını sağlanarak, yenilenemeyenlerini en aza indirmek.

T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na göre organik tarımın amacı; insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen, üretimde kimyasal maddeler kullanılmadan,  üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim ile doğal dengeyi koruyarak hava ve su gibi yaşamsal kaynakların ve doğal hayatın korunmasını sağlamaktır.

organik tarım

organik tarım

Organik tarımda esas amaç, yalnızca çevre ve insan sağlığını korumak değil, bunu gerçekleştirirken üretici ve tüketici için ekonomik bir maliyetle herkesin gıda ihtiyacının karşılanmasıdır.

iPhone 8 özellikleri

Organik tarımın avantajları

Organik tarımın sağlayacağı yararlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir;

  • Fiyatı gittikçe artan kimyasal pestisit, gübre ve enerji giderlerinden tasarruf sağlanabilmektedir.
  • Dünya genelinde çiftçilerin organik tarımda kimyasal madde kullanımları azalmakta ya da hiç kullanılmamaktadır. Bu da ekolojik tarıma geçiş için önemli bir adım atılmasını sağlamaktadır.
  • Özel bilgi ve eğitim isteyen ekolojik tarım için yeni istihdam alanları sağlamaktadır.
  • Ekolojik ürünlerin diğer ürünlere nazaran ihraç fiyatları daha fazla olduğundan üretici için kar elde etme şansı sağlamaktadır.
  • Sözleşmeli tarımla üreticilerin tüm ürünlerinin alınması garanti edilebilmektedir.
  • Organik üretimim alanlarının çoğalmasıyla birlikte kanser gibi birçok hastalığın giderek azalacağı iddia edilmektedir.
  • Organik tarım toprağı iyileştirme özelliği ile sera gazlarının salınımını ve iklim değişimlerini azaltması konusunda çevresel bir avantaj potansiyeline sahiptir.
  • Organik tarımın uygulandığı topraklarda yüksek oranda gelişen organik maddeler toprağın suyu daha fazla tutmasını sağlayarak yüzey akışlarını ve sulama ihtiyaçlarını azaltacaktır.
  • Organik tarımın kuraklığı azalttığı yönünde gözlemler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra rüzgar erozyonunu da önlediği ve toprağı iyileştirdiği öne sürülmektedir.

Descartes’in yöntem üzerine konuşmalar eseri ve tarih uyarlaması

Organik tarımın dezavantajları

Organik tarımın belirtilen avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajları da ortaya çıkabilmektedir. Bunlar;

  • Organik tarıma geçiş yapan bir ülkede başlangıçta verimde meydana gelecek düşüş nedeniyle kısa sürede gelişme mümkün görülmemektedir.
  • Organik tarıma yeni başlayan bir ülkede yeterli tarımsal yayım çalışmaları ve yetişmiş eleman bulunması konusunda sıkıntılar meydana gelebilir.
  • Organik tarımda yetiştirilen ürünlerin iç piyasada pazarlanması yeni bir konudur ve belirsizlik içermektedir.
  • Organik tarımda arazilerin küçük ve parçalı olması nedeniyle; organik tarım yapılan araziye yakın olan diğer geleneksel işletmelerde kullanılan kimyasal ilaçlardan bulaşması kaynaklı  olumsuz etkenlerle karşılaşılabilir.
  • Organik tarıma geçişin ortaya çıkarabileceği diğer dezavantajlardan biriyse pestisit kullanılmaması veya çok az kullanılması sebebiyle hastalıklarda artışa sebep olmaktadır. Bunun nedeni organik tarımda pestisit ve gübre piyasasının yeterince gelişmemiş olmasıdır.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Asansör Müziği ve Gastronomi

Zamana yolculuk

Kurtuluş

Abdülhamit’e kadar Osmanlı Sultanları

Tesla Model S fiyatı ve özellikleri

İlk gece etkisi! Farklı bir yatakta uyumak neden zor?

Alice kitaplarında Darwinci hiciv 5. Bölüm

Ölüme sitem, Tamer Başkan anısına

Pablo Escobar ve Kolombiya