organik gıda

Organik Gıda

Organik tarım veya organik ürün denildiği zaman akla ilk olarak organik gıda maddeleri gelmektedir. Organik ürünler ve pazarların temelini gıdalar oluşturmaktadır. ”Organik ürünler, organik tarımın niteliklerine uyularak kontrol edilip sertifikalandırılarak yetiştirilmiş, hasat edilmiş, işlenmiş, depolanmış, ambalajlamış ve dağıtılmış olan sağlık açısından güvenli ürünlerdir.” Organik kelimesi üretim metodlarıyla ilgili olup organik gıdalar içerisinde  sentetik gübre, pestisist kullanılmadan üretilmekte olup GDO içermemektedir.

Organik gıdalar, bölgesel organizasyonlar, ulusal hükümetler ve uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen organik standartlara uygun bir şekilde üretilmektedirler. Organik etikete sahip olan bir yiyeceğin satışı, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) veya Avrupa Komisyonu (EC) gibi hükümet gıda güvenliği yetkilileri tarafından düzenlenmektedir. İlk olarak organik gıda üretimi  küçük çiftlikler ve taze ürünlerin yerel dağıtımını içerirken, bugün ise organik gıda sistemi, büyük ve küçük gıda üreticileri, yerel ve küresel dağıtım ağları, işlenmiş maddeler ve meyve, sebze, et, süt, mandıra gibi gıdaları içeren çok çeşitli ürünlerden oluşmaktadır.

Doğal gıdalar, organik gıda kriterlerine göre düzenlenmemişlerdir. Katkı ve koruyucu madde içermezler; ancak böcek ilaçları kullanılarak yetiştirilmiş ya da genetiği değiştirilmiş içerikler kullanılmış olabilirler. Doğal ürünler etiketlenmemektedirler ve devlet tarafından kontrol edilen “doğal” etiketi de bulunmamaktadır. Perakende mağazalarında satılan herhangi bir ürün için “doğal” ifadesi yer alabilmektir. Bunun için ayrıca bir etiket uygulaması bulunmamaktadır.

Organik Gıda Tüketicilerinin Özellikleri

Çevre ve sağlıkla ilgili endişelerin artmasıyla birlikte tüketiciler içerisinde kimyasal, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)  ve katkı maddelerinin kullanılmadığı ürünlere yönelmeye başlamışlardır. Bununla birlikte yeşil tüketici veya organik tüketici olarak adlandırılan yeni bir grup tüketici ortaya çıkmıştır. Bu kitledeki tüketiciler, diğer tüketicilere göre satın alma tercihlerinde çevreci bilinci ön planda olarak hareket etmektedirler. Organik ürün satın alanlar, geleneksel ürün satın alanlara göre çevreye daha fazla duyarlı davranış sergilemektedirler ve organik ürünlerin geleneksel ürünlerden daha faydalı olduklarını düşünmektedirler. Ayrıca, geleneksel ürün satın alanlarla karşılaştırıldıklarında algılanan gıda güvenliği riskini azaltmak için ürünlere daha fazla para ödemeye istekli kişilerden oluşmaktadırlar.

Organik gıda tüketicilerinin davranış ve tercihleri dikkate alındığında pazarın iki kısma ayrıldığı görülmektedir. Birinci ve daha büyük olan kısımdaki tüketiciler organik ürünlerin daha sağlıklı olduğunu düşünmektedirler. Bu kısımdaki tüketiciler fiyata duyarlı kişilerdir. Bu nedenle bu pazardaki ürünlerin düşük maliyetli olmaları önemlidir. Büyük sanayi işletmeleri ve perakendeciler bu pazara katılmaktadırlar.

İkinci pazar kısmında ise tüketiciler organik ürünü sosyal tercih olarak tüketmektedirler. Organik ürünlerin daha sağlıklı olduklarına inanmakla birlikte organik tarımın çevre için yararlı, sürdürülebilir tarıma katkı sağlayan, canlılara iyi davranmayı özendiren bir sistem olarak görmektedirler. İkinci pazar kısmı,birinci pazar kısmına göre daha küçük olmasına karşın büyük kar elde etme olanağı açısından küçük üretici ve işleyicilere fırsat sağlamaktadır.

Düzenli satın alanlar

Organik gıda satın alan tüketiciler kendi aralarında düzenli satın alanlar ve düzenli satın almayan tüketiciler olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Düzenli satın alanlar kısmındaki tüketiciler haftada en az bir kez organik bir ürün satın alırlar. Yapılan bazı araştırmalarda organik gıda tüketenlerin genel olarak çocuklu ve genç olmayan bayanlar olduğu, yaşça büyük tüketicilerin organik gıdaların ek ücretlerini daha kolay bir şekilde karşılayabildikleri için satın alma olasılıkları daha fazla olduğu görülmüştür.

Organik gıda satın almada yaş faktörünün çok önemli rol oynamadığı görülmüş ancak genç yaş grubundaki tüketicilerin çevre bilinci açısından yaşlılara göre daha bilgili oldukları belirlenmiştir. Yapılan bazı çalışmalarda genç yaş grubundaki kişilerle birlikte eğitim ve gelir düzeyi yüksek ve kalabalık aileye sahip olan kadınların organik gıda ürünü satın alma olasılıklarının daha fazla olduğu düşünülmektedir. Hill ve Lyncheaun (2002), yaptıkları çalışmalarında, ailelerin genellikle bir bebeğin doğumuyla birlikte organik gıdalara yöneldiklerini belirtmektedir. “Anne-babalar aileleri için aldıkları gıdalara büyük özen göstermektedir ve yeni bebeği olan pek çok kişi organik bebek maması almaktadır. Bu durum, ailelerin yemek alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirmektedir.”

Çevrecilik ve vejetaryenlik

Organik gıda tüketimi genellikle, içinde aktif çevrecilik, vejetaryenlik veya alternatif tıbbın yer aldığı bir yaşam tarzı ile ilişkilendirilmiştir. Organik gıdalar, onları düzenli olarak tüketenler için bir yaşam tarzı haline dönüşmüştür.  Bu durum, belirli bir ideolojiden kaynaklanmaktadır. Düzenli olarak organik yiyecek tüketenler; özgecilik (diğerleri ile olan ilişkiler), ekoloji, evrenselcilik (tüm insanların ve doğanın iyiliğinin korunması), yardımseverlik ,ruhanilik (iç huzur ve doğa ile bütünleşme) ve kendi kendini yönlendirme değerleri ile bütünleşmişlerdi.

Organik gıda tüketicileri sağlık ile diyeti ilişkilendirirler ve sağlıklı beslenmenin hastalıklarla baş etmek için ilaç almaktan çok daha etkili olduğuna inanmaktadırlar. Bunun için sağlık ve beslenme ile ilgili haberleri sürekli takip etmektedirler. Yapılan bazı araştırmalar sonucunda ise,  organik gıda tüketicilerinin, kontrol duyguları yüksek, sağlık konusunda kişisel sorumluluğa inanan ve hastalığı önlemek için girişlerde bulunma isteği daha fazla olan kişilerden oluştuğu ortaya konmuştur.

Düzenli alıcılar için sağlıkla ilgili önem verilen noktalar, özgecilik ve ekoloji gibi değerlerle özdeşleştirilirken, ara sıra organik gıda alanlar için güdüleyici olan noktaları ise, ‘zevk’ ve ‘yaşamdan en iyi biçimde yaralanmak’ gibi kişisel hedefler oluşturmaktadır. Bunlara ilaveten, organik gıda tüketenler; çevre ve hayvan hakları gibi konulara duyarlı ,yemek pişirmeye ve gıda alışverişine karşı olumlu tutum gösteren ve daha az dindar kişiler olarak bilinmektedirler.

Tüketicilerin organik gıda satın alma nedenleri

Tüketici davranışı, zaman ve davranışa göre değişen, dış faktörlerden etkilenen ve bireylere göre değişiklik gösteren pek çok aktiviteyi ve yönlendirmeyi içeren bir süreçtir  Organik ürün alma davranışı diğer ürünleri satın alma davranışlarına göre farklılık göstermektedir. Organik tarım ve gıda ürünü satın alma sürecinde, ürünler hakkında diğer ürünlere göre farklı algılanabilmeleri için ilk adım olan bilgi ve bilinçli olma isteği, insan sağlığına zarar vermediği düşüncesi, gıda güvenliği, hayvan refahının sağlanması, çevrenin korunması ve sertifikalı olması gibi özellikleri nedeniyle organik tarım ve gıda ürünleri, tüketicinin satın alma kararlarını vermede etken faktörleri oluşturmaktadır.

Hughner vd. (2007), yaptıkları araştırmada tüketicilerin organik gıdayı tercih etme ve organik ürün tercihlerini engelleyen faktörleri şu şekilde maddelemişlerdir ;

Tüketicilerin satın alma nedenleri

Sağlık ve beslenme

Organik gıdaların sağlıklı olarak algılanmaları birçok tüketici için kaliteli ürün anlamına gelmektedir. Tüketiciler organik olmayan gıda üretiminde kullanılan kimyasal maddelerden kaçınmak için  organik ürünler almaktadırlar.

Çevre duyarlılığı

Organik gıda tüketenler, organik gıdaları çevre dostu olarak algılarlarken organik olmayan gıda üretiminde kullanılan kimyasal maddeleri ve haşere ilaçlarını çevreye zararlı olarak algılamaktadırlar. Çevre bilincinin yüksek olduğunu söylemek için sadece çevreye karşı olan olumlu tutumları baz almak yanlış olacaktır. Araştırmalar göstermektedir ki tutumların davranışlara dönüşmesi zaman alacak bir devinimdir.

Hayvan sağlığına yönelik kaygılar

Hayvan sağlığı, hem beslenme ile ilgili hem de sosyal çok-boyutludur. Organik tüketiciler gıda kalitesini, gıda güvenliği ve çiftlik hayvanlarına insanca davranışın bir işareti olarak görmektedirler.

Daha lezzetli olma

Yapılan çeşitli çalışmalarda, organik gıda tüketicileri için ‘tadın’ önemli bir yere sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Bununla birlikte, organik gıda alanlar için bu gıdaların tadı organik olmayan gıdalara göre kesinlikle daha iyidir düşüncesi mevcuttur. Japonya’da 2010 yılında yapılan bir çalışmada tat, sağlık ve güvenlik kaygılarının organik gıda satın almadaki en önemli etkenlerden olduğu ortaya koyulmuştur.

Gıda güvenliği ve geleneksel gıda sanayisine güven eksikliği
Gıda konusundaki, deli dana (BSE), şarbon, salmonella ve Escherichia coli 0157, gıda ve yemlerde dioksinlerin bulunma sıklığındaki artış, pestisit, antibiyotik, katkı maddeleri gibi maddelerin gıdalarda gerekenden fazla bulunması, içme sularının pestisit ve nitrat ile kirlenmesi gibi etkenler tüketicilerin organik olmayan gıdalara olumsuz yaklaşmasına neden olarak organik gıdalara yönelmelerine neden olmuştur. Organik gıdalar, genel olarak diğer üretim yöntemleriyle elde edilen ürünlere göre daha güvenlidirler.
Yerel ekonomiyi destekleme

Bu olumlu tutumun nedenini, organik gıdaların küçük aileler tarafından işletilen çiftliklerde üretildiği yönündeki inanç oluşturmaktadır.

  • Daha yararlı gıda alma
  • Nostalji
  • Moda ve merak

Satın almayı engelleyen faktörler

  • Pazarlama eksiklikleri
  • Mevcut gıda kaynaklarından memnun olma
  • Fiziksel olarak kusurlu ürünler
  • Yüksek fiyat
  • Gıdanın yeterli sayıda mevcut olmaması ve zayıf satış düzenlemeleri
  • Sertifikasyon ve etiket konusundaki eksiklikler

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Birinci Haçlı Seferi

1913 tarihli “Vakit, Zaman ve Tarih” başlıklı yazının “Hafta” bölümü

Papin Deneyi ve İfade Ettiği Sosyal Olgu

Tesla Türkiye fiyatı ne kadar?

Yahudiler, Yunanlar, Romalılar, Araplar ve Osmanlı hangi ayları kullanmıştı?

Aynanın İçinden satranç motifi 2. Bölüm

Zamana yolculuk 10. bölüm (Son bölüm)