ölüm

Ölüm 2. bölüm

Suat İlhan, ölüm öykü dizisinin 2. bölümünü yazdı. Öykü dizisini daha iyi kavrayabilmek adına ölüm öykü dizisinin ilk bölümü okumanızı tavsiye ediyoruz.

1. bölüm

Ölüm

Raşit ayağa kalkıp bara doğru ilerledi. Bara yürürken, arkası dönük bir şekilde masaya seslendi. “Bu birayı içmemek lazım. Devamlı işetiyor.” Yavaş adımlarla , kafası bedeninden koparcasına önde yürümeye devam etti. Kazım, ona hiç bakmadan, sakin bir sesle “anlat!” dedi. Ceketinin iç cebinden sigara paketini çıkarıp, içinden bir sigara aldı. Cevap vermedi. Arjantin bardağını yüz hizasına getirip, bir süre Kazım’a baktı. Kazım, sigarasını ağzına aldı. Çakmağını çaktı ama yakmadı sigarasını. Çakmağı masaya fırlattı, yanmayan sigarasını da sağ eline alıp öne doğru eğildi.

“Susacak mısın daha! Anlat lan bari. Anlat da şehrin en sahtekar adamını nasıl dize getirdiler bilelim.”

ölüm

ölüm

Birasından bir yudum içtikten sonra bira bardağını masaya koydu. Kazımın elindeki sigarayı alıp cebinden çakmağı çıkarmaya yeltendi. Kazım, uyuşuk sarhoş bir bedenden daha hızlı hareket edip, masada ki çakmakla sigarasını yaktı. Kimse konuşmuyordu sanki mekanda. Sigarasından bir duman alıp, kafasını eğdi. Sessizce.

“Yanlış Kazım! Şehrin en sahtekarı ben değilim. O!”

“Kim?”

“O!”

“Yine mi lan! Yeter artık! Savcı yan komşusunu içeri aldırttı.”

“Problem yok o zaman.”

“Var hem de çok”

“Salak abin kapıcıyı öldürtmüş.”

“Gelirken söyledi.”

Lan oğlum eğer pos bıyıklı olaya dahil olursa, biteriz lan!”

“Pos bıyıklı önce gidip kafasını düzeltsin. Şizofren lan o adam!”

Alevilik üzerine bilgiler

Senin gibi şizofreni sadece o paklar

“Senin gibi şizofreni sadece o paklar zaten. Bırakalım bu işleri, paket olacağız. Paramız var her şeyimiz var. Sırf senin takıntıların yüzünden her şeyimizden olacağız. Yeter! Yapma!”

Raşit masaya bira bardaklarını koydu. Kafasını masaya doğru uzatıp sessizce “Bırakın bu işleri.” deyip kahkaha attı.

Mekandan çıkıp, sallana sallana sarhoş adımlarla arabaya doğru yürüdüler. Araba bir binanın önünde park halinde onları bekliyordu. Raşit arabasının anahtarını her cebinde aradıktan sonra kapıyı açtı. Arabaya bineceklerken, uzun boylu, esmer saçlarını  yanları kazıtılmış, diğer taraflara hiç dokunulmamış. Siyah kumaş pantolon, beyaz dar bir gömlek giymiş adam Raşit’in kapısını tuttu. Raşit ne olduğunu anlamak için kafasını çevirdi. “Ne var?”

“Otopark parası alayım.”

“Ben vermem.”

“Ben alırım.”

“Al o zaman hadi!”

Kazım arka koltuktan öne eğildi sert bir şekilde “işine bak aslanım. Hadi belanı arama.” genç elinde ki tesbihi sallayıp cebine koydu.

“Gardaş, benim işim bu. 20 lira verin siz, bizde ekmeğimize bakalım. Kaç saat koruduk arabanızı.”

Raşit kapısını iyice açıp çocuğun önünde dikildi. Omuzuna elini koydu. “Başka iş mi yok aslanım böyle işler yapıyorsun?”

“Lan oğlum konuşma fazla ver yirmi lirayı işim gücüm var.”

“Bak seninle sakin konuşuyorum. Cebimde nakit yok. Arabada oturanlardan para almam. Senle bankamatike gidelim elli lira vereyim. Birde iş teklif edeyim. Buradan daha iyi kazanırsın.”

“Ellini alırım. İşi de düşünürüz. Yalnız arabadakiler burada beklesin biz gidip gelelim”

“Tamam. Atla”

Arabadan ikisi de indi. Genç ön koltuğa oturdu. Hızla gözden uzaklaştılar.

Aşk en güzel kafa yapan uyuşturucudur

Adam nerede

Yarım saat sonra, Raşit arabada tek başına geri geldi. Camı açtı “Hadi atlayın!” dedi.

Kazım tedirgin bir sesle, “Adam nerede Raşit?”

Yeni bir yere bıraktım. Birazda orada takılsın. Gençlerin elinden tutmak lazım. Sen nerede oturuyorsun Kazım bırakalım.”

“Beni bulvar üzerinde bırakın. Ben geçerim.”

“İyi tamam.”

Arabanın içinde kahkaha tufanı vardı. Fakat o tufanı Raşit’in frene aniden basmasıyla durdu. Raşit belinden silahı çıkarıp, Kazım’ın alnına dayadı. Raşit’in gülen yüzü, biranda katil yüzlü bir herife döndü. Bağırmaya başladı. Ağızından salyalar akıyordu.

“Amacın ne lan senin?”

“Ne amacı Raşit?”

Bak ikiniz bir şeyler çeviriyorsunuz. Bunu biliyorum.

ölüm

ölüm

Raşit yanında oturan kardeşine baktı. “Boran sıkıyorum bunun kafasına”

“Sık abi!”

“Boran ne diyorsun? Durun bi. Boran sen demedin mi abim duymayacak diye!”

“Dedim. Ama sıksın. Kurtulursun!”

“Boraan!”

Raşit arabadan inip arka kapıya yöneldi. Kapıyı açıp Kazım’ı yaka paça dışarı çıkardı. Arabanın bagajını açmasını söyledi. Kazım arabanın bagajını açtı. Bagajda kanlar içinde biri vardı. Hala yaşıyor hareket etmeye çalışıyordu. Kazım ensesinde ki silaha aldırış etmeden adamın yüzünü çevirdi. Kanlar içinde yatan değnekçi gençti. Kazım kendini arkaya doğru savurdu. Raşit de silahını beline sokup, gülmeye başladı.

“Komiser Kazım! Bu işi hallet. Sonra üçümüzün çok işi olacak!”

3. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler?

Recep ile Nadan – Bölüm 8

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 9

Aşk Nedir?

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden