vatan haini

Adımız Haine Çıkmışken…

Savaşların, katliamların, kıyımların her şeyden önce gerçekleri öldürdüğü her dönemde memleketimizin bir bölgesinde daha evvel de olduğu gibi, yine insanlık adına utanç duyulacak vahşetler yaşanmaktadır. 2016 yılına yeni girdiğimiz şu günlerde tek dileğimizin, çocukların özgürce koşup oynayabilecekleri, üzülmeyecekleri, ağlamayacakları ve tepelerine bombaların yağmayacağı, evlerine havan toplarının düşmeyeceği güzel günlerden ibaret olduğunu belirtmiştik. Kaçınılmaz oldu vatan haini damgasının üzerimize yapıştırılması…

Geçtiğimiz akşam Kanal D ekranlarında yayınlanan Beyaz Show adlı programa bir hanımefendi bağlandı ve güneydoğu’da bazı ilçelerde yaşanan katliamlardan söz etti ve buna sessiz kalınmamasının gerekliliğinden söz etti. Bu sözlerin üzerine salonda alkışlar eklendi. Ertesi gün havuz medyası Doğan Medyası‘nı, Beyazıt Öztürk‘ü, konukları ve alkışlayan seyircileri hedef göstermeye başladı. Hepinizin de bildiği üzere Beyazıt Öztürk genelde hiçbir siyasi polemiklerin içine sokmaz kendini. Doğru düzgün işini yapar. Gel de çocukların ölümüne üzülen bir insanı ve derdini akıl yoksunu klinik vaka konumunda olanlara anlat. Geçtiğimiz aylarda Fransa Katliamı sonrasında duygusal anlamda tepkimi ve tavrımı koymak isteyişimi farklı bir şekilde yorumlayıp yine “Fransız, hain, ajan…” gibi suçlamalara maruz kalmıştım. Hatta geçtiğimiz yıllarda konserlerimde farklı milletlerden, farklı kültürlerden ve inançlardan olan halkların ezgilerini icra ettiğim sırada adıma “müslüman düşmanı, siyonist, ermeni tohumu…” vs. gibi eklemeler yapanlar olmuştu. Bizler alıştık. Onlar da zamanla alışırlar.

İşin daha komik tarafı ise Beyazıt Öztürk‘ü tehdit eden ruh hastası, Türk polisi ve askeri olarak karıncayı dahi incitmeyen neslin devamı olduğuna inanıyor. Güler misiniz ? Ağlar mısınız ? Ayrıca sosyal medya üzerinden profil hesaplarımızın özel bölümlerine aşağılayıcı ve hakaret eden cümlelerin ulaştığı şu son dönemlerde yazılan mesajlardan ikisini şuraya yazacağım.

“Alçaksınız ulan hepiniz. Şerefsizsiniz. En itibarlı kurumlarımızı sarsmak yok etmek için her türlü fırsatı kolluyorsunuz. İt gibi pusuda bekliyorsunuz. Dağdaki itlerden ne farkınızı var ? A… s… p..’leri !”
“Bu topraklarda olan gözlerinizi oyacağız. Hiç meraklanma koçum. Yakındır. Az daha sabret.
S……n  Ermeni  dölleri
!

Aslında pek de haksız değil. Bu topraklarda gözümüz var. Trakya’da, Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de,
Orta Anadolu’da, Mezopotamya’da… Her vilayette ve her ilçede gözümüz var. Sınırların içinde ve dışında gözümüz var.
Alıp da bir yere götürmek için değil, kalıp da vurulup en dibine gömülmek için…

Neyse…
Sonuç olarak biz pek üzülmüyoruz bize yazılanlara ve edilen hakaretlere…
Son zamanlarda hain olmak şerefin şahıdır. Anlayana nazımız, anlamayana Nazım‘ımız yetsin…

Diyanetin Son Bir Haftaki Saçmalıkları ve Sapıklıkları…

Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’na saçma sapan sorulan sorular ve de aynı saçmalıkta alınan yanıtları ben tamamen sizlerin takdirine bırakıyorum. Sevgi ve Saygılarımla…