Komiser Şekspir

Yalnız takılan Komiser Şekspir sancısı

Komiser Şekspir gibi adamdım aslında ben ama kafama bir şeyi takınca ötesini getirmeden duramazdım hiç. Lakin ötesini de getiremedim de o başka. Bir gün yine oturuyorum burada. Kaça sıkıla peçeteliğin üstüne koydum aleti öyle fotoğraf çekmeye çalışmalar. Arkada da arkadaşlar falan. Yeni tanıştık gibi zaten. Bir milyon dakikadır bekliyorlar garip. Kıkırdamalı fingirdeşmeler, sepyalaşmış soyutlaşmış. Arka çaprazda kızım oturuyor. Pek de utangaç. kendi sesini kendi duymaz. Naif bir kompozisyon işte.

İnsan için kısa yazılar

Komiser Şekspir

O zamanlar sigaraya daha zam gelmemişti. Masanın üzerinde savunmasız dururdu paketler. Ee beni de sevdiler arkadaşlar. Alıştık gibi zaten. Ne yerler, ne içerler bilmem. Komik değil bunlar ama gülmek de ayıp değil. Kimin neyine ki gülen ağlar, ağlayan ağlar. Buradan kalkıp bir manifesto çıkarsam, kimin tasasına. Öyle kitap mitap takılıyorum. Çay içmeler falan. Bak geçen bir kez daha şahit oldum, çayında anasını siktiler. Büyük, küçük, bitki, ot. Çimenim ben ne anlarım bu işlerden. Yazmaya kalksam kalemim tutulur. Kalkıp gitsem tesiri yok.

Recep ile Nadan – Bölüm 6 / Kumarhane

Kalpten bir yorgunluk

O zamanlar bizimkileri kaldırıp başkalarını oturttuklarında çok gücüme giderdi. Mekan batsa babam iflas eder sanki. Ee banane de diyemedim tabi. Yüzümde de bir tatsızlık eksik olmaz. Gözüm dolunca lavaboya kalkmamaya başladım sonra. Bir düşünceden öbürüne atlaya atlaya gözler yoruluyor. Kalpten bir yorgunluğun davası bile yapılmaz artık burada. Görüleceği kadar görüldü, hükmü yok artık tabi. Yoruldum demekle olmuyormuş sonra anladım. Bir şey olmuyormuş yani.

Komiser Şekspir

Komiser Şekspir

Minnoş güçlüler

Başkasının şakasına gülmeye ne gerek var

Eğer elektrik varsa; o lambalar akşam her türlü açılır ya, kimsenin başkasının karanlığına saygısı yok. Hava karardıysa çek tavana güneşi, ne gerek var böyle sıcaklıklı üşümelere. Başkasının şakasına gülmeye ne gerek var. Her hüzne bir dakikalık saygı duruşu olsa, kaç saniye durur sanki hayat. Bir düşünce kısalığında sessizlik alıyor işte kalkmaya yakın. O zaman daha çok alışıyorum buraya. Lakin 3. sigaradan sonra çok güceniyorum. Ah zoruna giden ne be oğlum? Ne diyordu şair; burası dünya, burası bu kadar işte.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Anarşizm ve liberalizm farkları

Evimizdeki Konsomatris

Halam Geldi ve Lal Gece

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 2