Aynanın İçinden

Aynanın İçinden ve satranç motifi – 4. bölüm

Müge Sözen‘in Aynanın İçinden ve satranç motifi çalışmasının son bölümüdür. Aynanın İçinden ve Lewis Carroll‘ın diğer çalışmaları için Müge Sözen çalışmalarını takip edebilirsiniz. Özellikle Aynanın İçinden ve satranç motifi çalışmasının önceki bölümlerini okumalısınız.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

8. Bölüm olan “Bu Benim Kendi Buluşum”da

Fakat o sırada birinin bağırdığım duyan Alice düşünmekten vazgeçti. Biri, “Hey!” diye haykırıyordu. “Hey! Şah!” Alice, o zaman simsiyah zırh giymiş bir şövalyenin dört nala üstüne doğru geldiğini gördü. Hem şövalyenin elinde de salladığı kocaman bir sopa vardı.

Şövalye Alice’in yanına gelince atı birdenbire durdu. Adam,

“Sen benim esirimsin!” derken atından yuvarlanıverdi.

Siyah Şövalye K2’ye hamle yapmıştır; klasik bir satranç oyununda güçlü bir hamle, çünkü aynı anda Beyaz Kral’a şah çekmekte ve Beyaz Kraliçe’ye saldırmaktadır. Siyah Şövalye tahtadan kaldırılamadığı sürece, Kraliçe kaybedilir.

Alice, iyice şaşırmıştı. Fakat şövalyenin düştüğünü görünce daha çok onun hesabına korktu. Adamın tekrar ata binişini endişeli gözlerle seyretti. Şövalye eğerine yerleşip rahatça oturur oturmaz yine, “Sen benim esirimsin…” diye söze başladı.

Fakat başka bir ses onu susturdu. “Hey! Hey! Şah!”

Alice, hayretle bu yeni düşmanı görmek için döndü.

Bu sefer gelen bir Beyaz Şövalye’ydi.

İttihat ateşi

Beyaz şövalye kendisini mi temsil ediyor?

Siyah Şövalye’nin işgal ettiği kareye (Alice’in doğu bitişiğindeki kare) gelen Beyaz Şövalye, gafilce “Şah!” diye bağırır; aslında, yalnızca kendi Kral’ına şah çekiyordur. Siyah Şövalye’nin yenilgisi, satranç oyununda bir Kt. X Kt. hamlesini göstermektedir. Carrollcuların çoğu, Carroll’ın, Beyaz Şövalye’nin kendisini temsil etmesini amaçladığını kabul etse de, Don Kişot gibi başka adaylar da öne sürülmüştür.

Böylece el sıkıştılar. Şövalye atını ağır ağır ormana doğru sürdü. Alice, durmuş onu seyrederken, “Her halde onun düştüğünü görmek için fazla beklemeyeceğim,” diye düşündü, “işte düştü! Hem her zamanki gibi kafasının üstüne! Bununla beraber o çabucak ayağa kalkıp tekrar atına binebiliyor… Bu da atın üstüne türlü türlü şeyler asması yüzünden sanırım…”

Küçük kız, kendi kendine konuşarak atın yolda ağır ağır ilerlemesini seyretti. Şövalye önce atın bir yanından ve sonra da öbür yanından düştü.

Şövalye, dört veya beşinci düşüşünden sonra yolun dönemecine geldi. O zaman Alice adama mendilini salladı. O gözden kaybolana kadar da bekledi.

Beyaz Şövalye, KB5’e, Siyah Şövalye’yi ele geçirmeden önce işgal ettiği kareye geri dönmüştür.

Atların hamleleri L şeklinde olduğu için, Beyaz Şövalye’nin hamlesi, birkaç paragraf önce atıfta bulunduğu “yol dönemeci”dir.

Papin Deneyi ve İfade Ettiği Sosyal Olgu

Aynanın İçinden

Beyaz Şövalye’nin dışında, Ayna Dünyası’nın karakterleri, yaşamlarını düzenleyen satranç oyununun kurallarını anlamamaktadırlar. Alice sonunda yedinci kareye ulaşmıştır ve bir sonraki hamlesiyle kraliçe olacaktır. Bir piyon olarak hareket ettiği için, çevresindeki karelerin farkında değildir. Kısa bir süre sonra kraliçeye dönüşeceğini, kendisini Siyah Şövalye’den kurtarmaya gelen Beyaz Şövalye’den öğrenir. Carroll’ın sağladığı satranç tahtası diyagramının yardımıyla, Alice’in kısa süre önce yanındaki kareye gelmiş olan Siyah Şövalye’den hiçbir tehlike tehdidi görmediği açık hale gelir.

Siyah Şövalye’nin “Şah!” diye bağırması, satranç kurallarına göre ele geçiremeyeceği Alice için değil, Siyah Şövalye’nin şah çektiği Beyaz Kral için amaçlanmıştır. Siyah Şövalye oyunu hiç anlamamaktadır ve Alice’i görünce, onu ele geçirmesi gerektiğine inanır. Beyaz Şövalye gelerek, Siyah Şövalye’nin karesine girer ve Siyah Şövalye’yi yener. Beyaz Şövalye Alice’e sekinci kareye kılavuzluk eder, ancak ayrılmadan önce Alice’in onun bir sonraki hamlesini yaptığını görmesi gerekir. Alice’in, satrançta At’ın bir öne, iki yana hamlesini izleyerek, yoldaki kıvrımı dönen Beyaz Şövalye’yi seyretmesini gerektirerek, Carroll satranç kurallarını yakından izlemektedir.

Küçük kız, dönüp tepeden inmek için koşmaya hazırlanırken de kendi kendine, “Mendil sallamamın ona cesaret verdiğini umarım,” dedi. “Artık son dereyi geçeceğim ve bir Kraliçe olacağım! Bu ne harika bir şey olacak!”

Alice, bir kaç adımda derenin kenarına indi. “Nihayet Sekizinci Kareye geldim!” diye bağırarak kendisini karşı tarafa attı.

Kirli Melek – 10 (Final)

Alice’in kucağındaki şey

Alice, kendisini yosun kadar yumuşak bir çimenliğin üstünde buldu. Orada burada çiçekler açmıştı. Küçük kız,

“Oh!” dedi. “Buraya geldiğim için ne kadar mutluyum!” Sonra üzgün bir tavırla ekledi. “Fakat kafamdaki nedir?” Çünkü başına ağır ve sıkı bir şey geçmişti. Alice elini başına götürdü.

Kendi kendine, “Fakat ben farkına varmadan bu nasıl başıma geçmiş?” diye mırıldandı. Kafasındaki şeyi çıkararak kucağına koydu. Bunun ne olduğunu anlamak istiyordu.

Alice’in kucağındaki şey altın bir taçtı.

Alice kalan son dereyi de atlamıştır ve kraliçenin sırasındaki son kare olan Q8’dedir. Satranç bilgisi olmayan okuyucular için, bir piyon satranç tahtasındaki son sıraya ulaştığında, oyuncunun dilediği herhangi bir taş hâline gelebileceğini söylenmelidir. Oyuncu genellikle, satranç taşlarının en güçlüsü olan kraliçeyi seçer.

9. Bölüm olan “Kraliçe Alice”te

Alice, “Harika bu!” diye bağırdı. “Bu kadar kısa bir süre içinde Kraliçe olabileceğimi hiç sanmıyordum.” Sonra sert bir sesle konuşmasına devam etti. Çünkü Alice kendi kendisini azarlamayı da pek severdi. “Size şunu söylemem gerekli Sayın Majeste. Bir Kraliçenin otların üstüne oturup tembellik etmesi hiç de doğru değildir. Bildiğiniz gibi Kraliçelerin gururlu olmaları gerekir!”

Bunun üzerine küçük kız kalkarak yürümeye başladı. Önce dimdik gidiyordu. Çünkü başındaki altın tacın düşeceğinden korkmaktaydı. Fakat sonra kimsenin kendisini görmediğini düşünerek teselli buldu.

Tekrar yere oturarak, “Hem ben bir Kraliçeysem,” dedi. “Artık tacımı başımda taşımasını da bilebilirim sanırım.

Bütün olanlar öyle garipti ki Alice orada otururken Siyah Kraliçe’yle Beyaz Kraliçe’nin de yanında olmalarına hiç şaşırmadı.

Siyah Kraliçe, Kral’ın karesine hamle yapmıştır ve böylece, şimdi Alice’in her iki yanında birer kraliçe vardır. Bu hamleyle Beyaz Kral’a şah çekilmiştir, ancak her iki taraf da bunu fark etmiş görünmemektedir.

Ivor Davies, The Anglo-Welsh Review (Sonbahar 1970)’deki, “Ayna Satrancı” makalesinde, Siyah Kraliçe’nin, Kral’ın karesine hamle yapmasıyla, Beyaz Kral’a şah çekildiğini neden kimsenin fark etmediğini açıklamaktadır. Carroll’ın kütüphanesindeki satranç kitaplarından birisi, George Walker’ın yazdığı, Satranç Sanatı (1846)’ydı. Kitabın 20. Kural’ı şöyle demektedir: “Şah çektiğinizde, yüksek sesle ‘şah’ diyerek, rakibinizi haberdar etmelisiniz, yoksa bunu fark etmeyebilir ve şah çekilmemiş gibi hareket etmeyi sürdürebilir.

Zamana yolculuk 10. bölüm (Son bölüm)

Siyah Kraliçe

“Siyah Kraliçe ‘Şah’ dememiştir,” diye yorumda bulunmaktadır Davies. “Sessizliği tamamen mantıklıdır, çünkü Kral’ın karesine geldiği anda, Alice’e şöyle demiştir… ‘Yalnızca seninle konuşulduğunda konuş!’ Onunla kimse konuşmadığı için, eğer ‘şah’ deseydi, kendi kuralını yıkmış olurdu.

Kitaptaki satranç oyunuyla ilgili bir başka bilgilendirici makale, A. S. M. Dickins’ın, Jabberwocky (Kış 1976)’deki “Alice Periler Diyarında”dır. “Peri satrancı”nda bir dünya uzmanı olan Dickins, Carroll’ın oyununu, peri satrancı kurallarının bir karışımı olarak analiz eder. Rakibi itiraz etmediği sürece, bir oyuncunun bir sırasında bir dizi ardışık hamle yapmasına inanılmaz bir şekilde izin veren, Walker’ın 14. Kural’ına dikkat çeker.

Siyah Kraliçe,

“Kız kendisine geldi,” dedi. “Söyle bakalım. Dilleri bilir misin? Fiddle… de… de’nin Fransızcası nedir?”

Alice, ciddi ciddi cevap verdi.

“Fakat Fiddle… de… de İngilizce değildir ki.” Siyah Kraliçe,

“Bunun İngilizce olduğunu sana kim söyledi?” diye çıkıştı.

Alice, bu sefer bu güçlüğe bir çare bulabileceğini düşündü. Kendinden emin bir tavırla konuştu. “Bana Fiddle… de… de’nin hangi dilden olduğunu söylerseniz ben de bunun Fransızcasını söylerim.”

Ama Siyah Kraliçe, kurumlu bir tavırla doğruldu ve kızı süzdü. “Kraliçeler hiçbir zaman pazarlık etmezler.”

Alice ise, “Keşke Kraliçeler soru da sormasalar,” diye düşünüyordu.

Kavga etmemeliyiz

Beyaz Kraliçe ise endişeli endişeli mırıldandı. “Kavga etmemeliyiz. Yıldırımın sebebi nedir bakalım?”

Alice bunun cevabını bildiğinden emindi. Onun için de rahat rahat konuşmaya başladı.

“Yıldırım gök gürültüsü yüzünden meydana gelir.” Sonra telâşla sözlerini düzeltti.  “Hayır, hayır! Ben tam bunun aksini söylemek istiyordum!”

Siyah Kraliçe,

“Yanlışını düzeltmek için geç kaldın,” diye çıkıştı. “Bir şey dediğin zaman bu sabit kalır. Sen de sonuçlarına katlanmak zorundasın.”

Acaba Siyah Kraliçe, satrançta hiçbir hamlenin geri alınamayacağı gerçeğine mi atıfta bulunuyor? Bir kez yapıldığında, “sonuçlarına katlanmak zorundasınız.” Modern satranç kuralları daha da katıdır. Bir taşa yalnızca dokunulsa bile, hamle yaptırılmalıdır.

Ama Beyaz Kraliçe onu dinlemeden sözüne devam etti. “Gök öyle gürlüyordu ki insan düşünemiyordu.” Siyah Kraliçe ise bu fırsatı kaçırmayarak Alice’e fısıldadı. “O zaten hiç bir zaman düşünemez!”

Beyaz Kraliçe,

“O arada damın bir kısmı da uçtu,” diye mırıldandı. “Gök gürültüsü içeriye girdi… Bu kocaman yumrular halinde odada dolaşmaya başladı. Masaları, eşyaları devirdi… Sonunda öyle korktum ki kendi ismimi bile hatırlayamadım!”

Molly Martin, bir mektubunda, Beyaz Kraliçe’nin, çatının uçtuğu ve gök gürültüsünün odanın içinde döndüğü bir zamanı anımsadığında, bunun, bir satranç kutusunun kapağının kaldırılıp, bir oyuncu taşları kutudan çıkarırken, ya da masaya boşaltırken, taşların kutunun içinde takır tukur etmesina gönderme yapabileceğini varsaymaktadır.

O sırada kız, yanında birinin tuhaf bir sesle güldüğünü duyarak döndü. Beyaz Kraliçe’ye ne olduğunu anlatmak istiyordu. Fakat Beyaz Kraliçe’nin yerinde Koyun Budu rosto oturuyordu.

Biri çorba kâsesinden, “Ben buradayım!” diye bağırdı. Alice başını çevirince Beyaz Kraliçe’nin kocaman yüzünü kâsenin kenarında gördü. Sonra Kraliçe çorbanın içinde kayboldu.

İzmir’den Manisa’ya bisiklet yolculuğu

Beyaz Kraliçe, Alice’den uzaklaşır

Beyaz Kraliçe, Alice’den uzaklaşıp, QR6’ya hamle yapmıştır. Bu geleneksel bir satranç oyununda, kuraldışı bir harekettir, çünkü Beyaz Kral’a çekilen şahı geri almamaktadır.

Başka bir zaman olsaydı Alice bu duruma çok şaşardı. Fakat kız artık hiçbir şeye şaşmayacak kadar heyecanlanmıştı. Onun için masaya yeni çıkmış olan bir şişenin üstünde atlamaya hazırlanan küçük yaratığı yakalayarak,

“Sana gelince,” diye tekrarladı. “Seni silkeleyip bir kedi yavrusu yapmaya karar verdim!”

Bu, Alice’in Siyah Kraliçe’yi ele geçirmesidir. Bütün satranç problemi boyunca, hamle yapmadan uyuyan Siyah Kral’ın meşru bir şah-matı ile sonuçlanır. Alice’in zaferi, hikâyeye belli belirsiz bir ahlâk dersi katmaktadır, çünkü sert, kindar mizaçlı siyah taşların aksine, beyaz taşlar iyi ve nazik karakterlerdir. Şah-mat rüyayı sonlandırmakta, ancak rüyanın Alice’in mi, yoksa Siyah Kral’ın mı olduğu sorusunu açık bırakmaktadır.

Satranç motifi bu bölümde yüksek düzeyde ifade edilir hale gelir ve taşların çeşitli hamleleri oyunun sonuçlandığına işaret eder. Alice Kraliçe olunca, her bir taşın hamlesi ve konumu açık hale gelir. Her iki kraliçe tarafından iki yanından sıkıştırılan Alice, bütün satranç tahtasını görebilmektedir. Kalesinde masasının başında otururken, önünde uzanan tüm konuklar diğer satranç taşlarını temsil eder. Bu sahnedeki masa, koltuğunda uyuyan “gerçek” Alice’in yanındaki, üzerinde satranç tahtasının durduğu, Alice’in evindeki masayı temsil eder.

Beyaz Kraliçe’nin çorba kasesine hamlesi Siyah Kral’ın “şah-mat”ı için tuzak kurar ve Alice Siyah Kraliçe’yi almak için öteye kaydığında, Siyah Kral’a kendisi şah-mat çeker ve satranç oyununu bitirir. Artık oyun bittiği için, Alice rüyasından uyanır ve kendisini Kitty’yi tutarken bulur.

Alice oyunun başında kendinden emin görünmemektedir, ancak bir kez kraliçe olarak gücünü kullandığında, gerçek yüzünü gösterir ve kendisini satranç tahtasının sınırlarından kurtarır. Siyah ve Beyaz Kraliçelerin durmak bilmeyen sorgulamaları, Alice’in Ayna Dünyası’ndaki iki boyutlu yaşamlarının bir parçası haline gelmesi için onu ezerek boyun eğmeye zorlamaları girişimlerini temsil eder. Alice bu ezilmeye direnir ve bu da, masadaki konukların tabaklarına sıkıştıkları zaman kendini kelimenin tam anlamıyla gösterir. Alice teşekkür etmek için ayağa kalkar ve böyle yaparak, üç boyutlu hale gelir ve bu durum da, kendisinin Siyah Kraliçe’yi almasını ve satranç maçını sonlandırmasını sağlayan karmaşayı tetikler.

10. Bölüm olan “Silkeleme” ve 11. Bölüm olan “Uyanış”

Alice, böyle konuşurken Siyah Kraliçe’yi masadan aldı ve bütün gücüyle silkelemeye başladı. Fakat Siyah Kraliçe hiç direnmedi. Sadece yüzü iyice küçüldü. Buna karşılık gözleri büyüdü ve yeşil bir renk aldı. Alice hâlâ onu silkeliyordu. Kraliçe, daha da küçüldü, küçüldü. Üstelik tombullaştı ve yumuşacık… yumuşacık oldu

* **

Ve aslında o sahiden bir kedi yavrusuydu.

Carroll’ın çocuk arkadaşlarından biri olan Rose Franklin, bir biyografisinde, Carroll’ın kendisine; “Siyah Kraliçe’yi neye dönüştüreceğime karar veremiyorum,” dediğini anımsamıştır. Rose şöyle yanıt vermiştir: “Çok ters görünüyor, lütfen onu Siyah Kedi Yavrusu’na dönüştür.” Carroll’ın, “Bu mükemmel olur,” dediği bildirilmiştir; “ve Beyaz Kraliçe de, Beyaz Kedi Yavrusu olur.”

1. Bölüm’de, uykuya dalmadan önce, Alice’in siyah kedi yavrusuna, “Senin Siyah Kraliçe olduğunu varsayalım,” dediğini anımsayın.

Alice ve kendi cinsel uyanışı

Bazı eleştirmenler, Alice’in satranç oyununu kazandığı anı kendi cinsel uyanış anı olarak görürler. Bu bölümde, Alice’in ayağa kalkması orgazmik bir farkına varış anını temsil eder. Yükselen mum alevleri hayal ürünü ereksiyonu ima ederken, sahnede “an” sözcüğünün tekrarlanması Alice’in masa örtüsünü çekip, Siyah Kraliçe’ye saldırmasına neden olan kısa süreli duyusal yoğunluğun altını çizer. Bu orgazmik an Siyah Kral’ın şah-matına yol açar ve böylece, Alice cinsel bir uyanış yaşar.

Bu noktada, Alice’in rüyasında gidecek hiçbir yeri kalmamıştır ve birdenbire uyanır. Alice tekrar bilinçli hale geldiğinde Dinah’ın Kartopu’nu temizlemeye devam ediyor olduğu gerçeği, rüyanın tek bir “an”da meydana geldiği gerçeğini destekler. Bu farkına varma, ayrıca, Alice’i, rüyayı görenin kendisi mi yoksa Siyah Kral mı olduğunu merak etmeye sevk eder. Carroll, hikayeyi bu anda bırakarak, yaşamın bir rüya, Tanrı’nın zihninde kısacık bir andan başka bir şey olmadığını belirtir.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

Kaynaklar:

“The Annotated Alice: The Definitive Edition” (Martin Gardner, ed./W. W. Norton & Company, Inc., New York: 2000)

http://www.sparknotes.com/lit/through-the-looking-glass/

http://www.smithsonianmag.com/arts-culture/the-64-square-grid-design-of-through-the-looking-glass-24546391/?no-ist

“Alice” kitapları ve Lewis Carroll hakkında daha fazla bilgiye “Alice Harikalar Ülkesinde: Gerçek Alice” isimli blogumdan ulaşabilirsiniz:

http://www.gercekalice.com