Aynanın İçinden

Aynanın İçinden ve satranç motifi – 1. Bölüm

Müge Sözen, Lewis Carroll kitapları ve Carroll’ın eserleri hakkındaki çalışmalarına Herkes Dergisi bünyesinde devam ediyor. Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinden üzerine araştırma ve çeviri çalışmaları ile Carroll çalışmaları ile dikkatleri üzerine çekiyor. Aynanın İçinden isimli eserde satranç motifleri hakkında ayrıntılı bir çalışma sürdürüyor. Siyah ve beyaz satranç motifleri hakkında bilinmeyenleri öğreneceksiniz.

Ressamlar, heykeltıraşlar ve müzisyenler, uzun zamandır, bir satranç tahtası üzerinde 32 taşın karmaşık hareketinden ilham almışlardır. Ancak, yazarlar da 64 karelik savaş alanından ilham almışlardır. Muhtemelen, bunların arasında en fazla ilham alan, Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinden eserlerinin yazarı Lewis Carroll (Charles Lutwidge Dodgson)’dır. Birinci kitapta, Alice tavşan deliğinden düştükten sonra bir iskambil kağıtları krallığı ile karşılaşırken, devamı olan kitapta, bir aynadan geçerek, antropomorfik siyah ve beyaz satranç taşlarının yaşadığı, tamamen yeni bir harikalar diyarı bulmuştur.

Aynanın İçinden

Aynanın İçinden

Kitabın iki ana sembolünün ayna ve satranç tahtası olması mantıklıdır – sonuçta, oyunun başında tahtadaki taşlar birbirinin yansımasıdır. Ancak, satranç Carroll’ın hikayesinde yalnızca yinelenen bir motif veya sembol değildi; bu, aslında, romanın yapısının temeliydi. Öykü, bir satranç oyunu çevresinde tasarlanmıştı. Bu durum, okuyucunun bir satranç problemi ve aşağıdaki notla karşılaştığı kitabın en başında açık hale getirilir: “Beyaz Piyon (Alice) on bir hamle oynar ve kazanır.” Alice Harikalar Diyarında’nın devamı olan kitap, oynanabilir, ancak tuhaf bir satranç problemi olarak tasarlanmıştır.

Carroll’ın Satranç problemini açıklayışı

Carroll’ın, Aynanın İçinden kitabındaki olaylar dizisinin temelinde yatan satranç problemini açıklayışı doğrudur. İnsan, Sidney Williams ve Falconer Madan’ın Rahip C. L. Dodgson Edebiyatı El Kitabı’nın 48. sayfasındaki, normal bir şah-mat yapmak için “hiçbir çaba” gösterilmediği cümlesini açıklayacak söz bulamamaktadır. Son mat tamamen doğrudur. Ancak, Carroll’ın kendisinin de işaret ettiği gibi, siyah ve beyazın hamleleri düzgün bir sırada yapmadıkları ve Carroll tarafından listelenen “hamleler”den bazılarının, satranç tahtasındaki taşların gerçek hamleleri ile temsil edilmedikleri doğrudur. (örneğin, Alice’in birinci, üçüncü, dokuzuncu ve onuncu “hamleler”i ve kraliçelerin “rok yapma”ları).

Satranç kurallarının en ciddi ihlâli, problemin sonuna yakın, Siyah Kraliçe Beyaz Kral’a şah çektiğinde, ama her iki taraf da bu gerçeği dikkate almadıklarında meydana gelmektedir. “Satranç bakımından, neredeyse hiçbir hamlenin makul bir amacı yoktur,” diye yazmaktadır Bay Madan. Her iki tarafın da son derece dikkatsiz bir oyun oynadığı doğrudur, ancak aynanın ardındaki çılgın yaratıklardan başka ne beklenebilir ki? İki yerde, Beyaz Kraliçe bir şah-mat yapma şansını kaçırmaktadır ve başka bir fırsatta da, Kara Şövalye’yi esir alabilecekken, ondan kaçmaktadır. Ancak, her iki dikkatsizlik de, onun dalgınlığının sonucudur.

Beyaz Şövalye eksantriklikleri

Bir satranç oyununu, eğlenceli bir saçma fantezi ile iç içe geçirmenin şaşırtıcı zorlukları göz önüne alındığında, Carroll kayda değer bir iş başarmaktadır. Örneğin, Aynanın İçinden kitabında Alice, o sırada kendininkinin yanındaki bir karede olmayan bir taş ile hiçbir zaman konuşmamaktadır. Tıpkı gerçek satranç oyunlarında olduğu gibi, kraliçeler bir şeyler yapmak için koşuştururken, kocaları göreceli olarak sabit ve etkisiz kalmaktadır.

Beyaz Şövalye’nin eksantriklikleri, Şövalyelerin hareketlerinin eksantrikliğine övgüye değer şekilde uymaktadır; hâttâ Şövalyelerin şu ya da bu yöne atlarından düşme eğilimleri, bir yönde iki kareden sonra, sağa ya da sola bir kare olan şövalye hamlesini akla getirmektedir. Okuyucuya, satranç hamlelerini hikâyeyle birleştirmesinde yardımcı olmak üzere, her hamle, metinde tam görüldüğü noktada belirtilecektir.

Dev satranç tahtasının sıraları, birbirinden derelerle ayrılmaktadır. Sütunlar çitlerle ayrılmıştır. Uyuklayan Siyah Kral’a şah-mat yapmak için Siyah Kraliçe’yi (kraliçe olarak) esir aldığı son hamlesi dışında, Alice, bütün problem boyunca, kraliçenin sırasında kalır. Alice’i sekizinci kareye kadar kendi sırasında boyunca ilerlemeye ikna edenin Siyah Kraliçe olduğuna dikkat çekmek eğlencelidir. Kraliçe bu tavsiye ile kendini korumaktadır, çünkü beyaz başlangıçta, şık olmasa da kolay bir biçimde, üç hamlede şah-mat yapabilir.

Beyaz Şövalye ilk önce KKt.3’te şah çeker. Siyah Kral Q6’ya da gitse, Q5’e de, beyaz, Kraliçe ile QB3’de mat edebilir. Tek alternatif, Siyah Kral’ın K4’e gitmesidir. Sonra, Beyaz Kraliçe QB5’te şah çeklerek, Siyah Kral’ı K3’e gitmeye zorlar. Sonra, Kraliçe Q6’da mat eder. Elbette bu, bir zihin uyanıklığı gerektirmektedir ki, bu ne Şövalye’de, ne de Kraliçe’de vardır.

Tarihte satranç oyunları

Orta Çağ’da ve Rönesans’da, satranç oyunları bazen çok geniş alanlarda, insan taşlar ile oynanırdı (bkz. Rabelais’nin Gargantua ve Pantagruel’i, 5. Kitap, 24 ve 25. Bölümler), ama Carroll’ınkinden daha önce, kurmaca bir öyküyü canlı satranç taşlarına dayandıran hiçbir girişim bilmiyorum. O zamandan bu yana pek çok kez, çoğunlukla bilim-kurgu yazarları tarafından yapılmıştır. Yakın tarihli bir örnek, Poul Anderson’ın güzel kısa hikâyesi, Ölümsüz Oyun (Fantezi ve Bilim-Kurgu, Şubat 1954)’dur.

Birçok nedenden dolayı, satranç taşları özellikle ikinci Alice kitabı için uygundur. Kralların ve kraliçelerin geri dönüşüne izin vererek, ilk kitaptaki iskambil kartlarını tamamlamaktadırlar; valelerin kaybı, şövalyelerin edinimi ile dengelenmiştir. Alice’in ilk kitaptaki şaşırtıcı boyut değişikliklerinin yerini, elbette satranç taşlarının tahtadaki hareketlerinin neden olduğu, eşit derecede şaşırtıcı yer değişiklikleri almıştır. Mutlu bir tesadüf eseri, satranç aynı zamanda ayna yansıması motifi ile de bağlantılıdır.

Yalnızca kaleler, filler ve şövalyeler çifter çifter değillerdir, aynı zamanda, oyunun başlangıcında, bir oyuncunun taşlarının asimetrik düzeni (kral ve kraliçenin pozisyonları yüzünden asimetriktir), rakibinin taşlarının tam bir ayna yansımasıdır. Son olarak, satranç oyununun çılgın niteliği, ayna dünyasının çılgın mantığına uymaktadır.

OYUNDAKİ KARAKTERLER

(Oyun başlamadan önce düzenlendiği gibi.)

BEYAZ SİYAH
TAŞLAR PİYONLAR PİYONLAR TAŞLAR
Tweedledee Papatya Papatya H. Dumpty
Tek Boynuz Haigha Haberci Marangoz
Koyun İstiridye İstiridye Mors
B. Kraliçe “Lily” Pars Zambağı S. Kraliçe
B. Kral Geyik Yavrusu Gül S. Kral
Yaşlı adam İstiridye İstiridye Karga
B. Şövalye Hatta Kurbağa S. Şövalye
Tweedledum Papatya Papatya Aslan

1896 önsüzü ile değiştirilmeden evvel

Yukarıdaki oyundaki karakterler listesi, Aynanın İçinden kitabının daha önceki baskılarında, Carroll bunu 1896 önsözü ile değiştirmeden önce yer almaktaydı. Bunu çıkarmak akıllıcaydı, çünkü yalnızca satranç oyununa karışıklık eklemektedir. Yalnızca bir örnekten söz edeceğim. Eğer Tweedle kardeşler iki beyaz kale iseler, o zaman Carroll’ın diyagramının ilk sırasındaki beyaz kale kimdir, diye sormuştur Denis Crutch, satranç oyunu ile ilgili bir konferansta (Jabberwocky, Yaz 1972’de yayımlanmıştır).

Bir satranç oyununun başlangıç pozisyonunda, sözcüklerin düzeni, her taş ve piyonu tanımlamayı kolaylaştırmaktadır. Hikâyede hiç sözü edilmeyen fillerin, belirli bir nedenle olmasa da, burada Koyun, Yaşlı Adam, Mors ve Karga’ya bağlandığına dikkat edin.

Kitabın 1. Bölüm’ü olan “Aynalar Evi”nin başlangıcında, Alice’in kedisi Dinah’ın iki yavrusu Kitty (siyah yavru) ve Kartopu (beyaz yavru)’ndan söz edilir. Kitty ve Kartopu, siyah ve beyaz kedi yavruları, satranç tahtasının siyah ve beyaz karelerini ve kitabın satranç oyununun siyah ve beyaz taşlarını yansıtmaktadır.

Bölümün ilerleyen parçasında, Beyaz Kral ve Beyaz Kraliçe arasında aşağıdaki diyalog geçer;

Aynanın İçinden

Aynanın İçinden

Beyaz Kral ve Beyaz Kraliçe diyalogları

“Aman yanardağa dikkat et!”

Kral, hemen endişeli endişeli şömineye baktı. Herhalde bir yanardağın ancak böyle bir yerde bulunabileceğini düşünüyordu.

Ancak ondan sonra sordu.

Hangi yanardağ?”

Hâlâ kendisini toplayamamış olan Beyaz Kraliçe, nefes nefese konuşmaya çalıştı.

“O yanardağ püskürüp beni buraya çıkarttı. Aman sen her zamanki yoldan gel. Sakın havalanayım deme!”

Alice, merakla durumu seyrediyordu. Beyaz Kral’ın, ağır ağır şöminenin parmaklığına tırmanmasına baktı.

Beyaz Kral’ın bir kol demirinden ötekine, şömine paravanasından yukarı çıkmak için yavaş mücadelesi, bir satranç kralı, bir kraliçe gibi her yöne hareket edebildiği hâlde, yalnızca bir kareden diğerine hareket etmesine izin verildiği gerçeğini yansıtmaktadır. Bir kraliçe tek bir hamlede yedi kareye kadar gidebilir ve bu da kraliçelerin daha sonra havada uçabilme yeteneklerini açıklamaktadır, ancak bir kralın satranç tahtasının bir tarafından diğer tarafına gitmesi yedi hamle almaktadır.

Alice, Kralın saçlarını da düzelttikten sonra onu Beyaz Kraliçe’nin yanına masaya bırakıverdi.

Fakat Kral ayakta duracak yerde hemen sırt üstü düştü ve öyle hareketsiz kaldı.

Alice de yaptığına pişman olmuştu. Telâşlanarak, odada dolaşmaya başladı. Beyaz Kral’ı ayıltmak için su arıyordu. Bunu adamın üstüne boşaltacaktı. Fakat odada su yoktu. Alice böyle aranırken eline bir şişe mürekkep geçti.

Fakat küçük kız, geri dönünce Beyaz Kral’ın ayılmış olduğunu gördü. Kral’la Kraliçe baş başa vermişler korkulu korkulu fısıldaşarak konuşuyorlardı. Bu yüzden, Alice de onların sözlerini epey güçlükle duyabildi.

Kral,

“Emin ol şekerim,” diyordu. “Öyle korktum, öyle korktum ki bıyıklarımın ucuna kadar buz gibi kesildim.”

Fakat Beyaz Kraliçe, eşine hiç de beklenmedik bir cevap verdi.

“Senin bıyığın yok ki.”

Ama Kral, yine de sözlerine devam etti.

“O anın verdiği dehşeti bilemezsim Bunu asla…. asla unutamayacağım!”

Beyaz Kraliçe, yine de umulmadık bir lâf ederek,

“Eğer bunu hatıra defterine yazmazsan,” diye mırıldandı. “Unutacağını sen de pekâlâ biliyorsun.”

Savaşta öldürülmüş Kral

Satranç oyununda, sıklıkla, kaybeden yenilgiyi kralını sırt üstü yatırarak gösterir. Az sonra öğrendiğimiz gibi, bu, savaşta öldürülmüş biri gibi doğal olarak soğuyan Kral için bir dehşet anıdır. Kraliçe’nin olayın bir andıçını yapma önerisi, bir oyuncunun oyunu unutmamak için satranç hamlelerini kaydetmesini akla getirmektedir.

Alice satranç taşları için görünmezdir ve bu da Aynalar Evi’nde meydana gelen tersine çevrilmenin bir özelliğidir. Alice’in dünyasında kendisi canlıyken, satranç taşları cansızdır, ancak Ayna Dünyası yaşamları için bir çalışma düzenine sahip olan satranç taşlarına aittir. Tıpkı satranç tahtası gibi, yaşamları son derece simetrik ve kontrol altındadır.

Aynanın İçinden

Alice’in görünmezliği, Ayna Dünyası’nın satranç taşları üzerinde tanrısal bir güce sahip olduğunu akla getirir ki bu da tüm evrenin onun hayal gücünün bir parçası olarak var olduğu gerçeğinden kaynaklanır. Alice, Beyaz Kral’ı, satranç taşlarının yaşamlarını manipüle eden ilahi bir güçmüş gibi tutup, kaldırır. Bu durum, satranç tahtasını, bireylerin satranç taşları gibi konumlandırıldığı ve önceden belirlenmiş kurallara göre hareket ettirildiği bir varlık düzlemi olarak kabul etme düşüncesini oluşturur.

Evin içinde, Alice’in görünmezliği onun görünmeyen bir el olmasına izin verir, ancak satranç tahtası görüntüsü, dışarıdaki satranç oyununa katıldığı bir sonraki bölümde tam önemine sahip olur. Orada, Alice’in kendisi, görünmeyen bir el, muhtemelen de Carroll’ın yazarlık eli tarafından manipüle edilen bir satranç taşı haline gelir. Bu elin dayatması, Alice’in bedeni üzerinde kontrolü kaybederek, merdivenlerden aşağı süzüldüğü ve yazarın görünmeyen eli tarafından kaderine doğru ileri sürüldüğünde belirgin hale gelmeye başlar.

Devam edecek…

Kaynaklar:

“The Annotated Alice: The Definitive Edition” (Martin Gardner, ed./W. W. Norton & Company, Inc., New York: 2000)

http://www.sparknotes.com/lit/through-the-looking-glass/

http://www.smithsonianmag.com/arts-culture/the-64-square-grid-design-of-through-the-looking-glass-24546391/?no-ist

“Alice” kitapları ve Lewis Carroll hakkında daha fazla bilgiye “Alice Harikalar Ülkesinde: Gerçek Alice” isimli blogumdan ulaşabilirsiniz:

http://www.gercekalice.com

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Hayal, evim ve eşim

Beklemek

Sokak kedilerinin İstanbul’u

Kirli Melek – 7

Zamana yolculuk 6. bölüm

Kaşif Kozinoğlu mektupları ve ölümü

Alice Kitaplarında Darwinci hiciv – 1. Bölüm

Toprak ana 2. bölüm