Liddell

Alice Kitaplarında Alice Liddell ve Lewis Carroll’ın Çocukluk-Yaşlılık İlişkisi 1. bölüm

Alice Liddell, Lewis Carroll’ın çocuk-arkadaşıdır. Ancak, bir gün Alice de büyüyecek, çocukluktan çıkacak, bir yetişkin olacaktır. Birçok çocuk-arkadaşı olan, ancak yetişkinlerle aynı iyi iletişimi kurmakta güçlük çeken Lewis Carroll, bir gün Alice ile olan iyi arkadaşlığının da sona ereceğinden duyduğu endişeyi Alice kitaplarında yansıtmıştır.

Alice Harikalar Diyarında’nın 1. Bölüm’ü olan “Tavşan Deliğinde”de, şöyle denir;

Birdenbire karşısına üç ayaklı, camdan yapılmış, küçük bir masa çıktı. Masanın üstünde de küçücük bir altın anahtardan başka bir şey yoktu. Alice, önce bu anahtarın holdeki kapılardan birini açabileceğini düşündü. Ancak, ne yazık ki, öyle olmadı! Ya anahtar delikleri çok büyüktü ya da anahtar çok küçüktü. Sonunda küçük kız bu kapılardan hiçbirini açamadı. Ancak, ikinci kez holde dolaşırken Alice, daha önce fark etmemiş olduğu alçak bir perde gördü. Bunun arkasında da 15 inç yüksekliğinde bir kapı vardı. Alice, hemen küçük altın anahtarı kilide soktu. Anahtarın bu kapıya uyduğunu anlayınca da çok sevindi!

Alice, kapıyı açınca karşısına küçük bir geçit çıktı. Burası ancak bir fare deliği kadardı. Alice eğilip oradan bakınca karşı taraftaki son derece güzel bahçeyi gördü. Bu karanlık yerden çıkıp rengârenk çiçek tarhları ve serin fıskiyelerle dolu bahçede dolaşmayı ne kadar da çok istiyordu! Ancak, başını bile bu geçitten uzatması olanaksızdı. Zavallı Alice, “Başımı oradan geçirsem bile,” diye düşündü. «Omuzlarımı geçiremedikçe, bunun bir yararı olmaz. Ah, bir teleskop gibi kapanabilmeyi ne kadar da isterdim! Buna nasıl başlayacağımı bilsem başarırdım sanırım.” Anlayacağınız öyle tuhaf şeyler olmaya başlamıştı ki, Alice olanaksız olan pek bir şeyin kalmadığını düşünüyordu.

Liddell ve Alice

Küçük kapının yanında beklemenin hiç bir yararı yoktu bu nedenle Alice yine masaya döndü. Orada başka bir anahtar olabileceğini, ya da  hiç olmazsa insanların teleskop gibi kapanıp küçülmelerini öğreten bir kitap bulabileceğini ummaktaydı. Ancak, bu kez de masanın üstünde küçük bir şişe buldu (Alice, “Az önce bu şişenin burada olmadığından eminim,” dedi). Şişenin boynunda kâğıt bir etiket vardı. Üzerine de güzel, büyük harflerle “İÇ BENİ” yazılmıştı.

“İç beni” demesi kolaydı, ancak akıllı küçük Alice hemen bunu yapmaya niyetli değildi. “Hayır,” dedi, “ilk önce bunun üzerinde ‘Zehir’ yazılı olup olmadığına bakacağım.” … Ancak, bu şişenin üzerinde ‘Zehir’ yazmıyordu. Bunun üzerine Alice, şişedeki suyun tadına baktı ve lezzetini beğenerek, (bunun tadı vişneli pasta, krema, ananas, kızarmış hindi, karamelâ ve kızarmış tereyağlı ekmek karışımına benziyordu) hemen şişedeki suyu bitiriverdi.

Mum gibi eriyebilirim

Alice,

“Ne tuhaf bir duygu,” dedi, “bir teleskop gibi kapandığımdan eminim doğrusu.”

Dediği doğruydu. Kızın boyu şimdi yirmi beş santimdi. Alice, artık o geçitten çıkıp güzel bahçeye gidebileceğini düşünerek sevindi. Ama daha önce fazla küçülüp küçülmeyeceğini anlamak için bir, iki dakika bekledi. Biraz da endişelenmişti.

Bu gidişle mum gibi eriyebilirim,” diye düşünüyordu. “Acaba o zaman nasıl olurum?” Mum eridikten sonra bunun alevinin ne hale geldiğini hatırlamaya çalıştı. Fakat ömründe böyle bir şey görmemişti.

Biraz sonra daha fazla küçülmeyeceğini anlayan Alice hemen bahçeye çıkmaya karar verdi. Fakat zavallı kız, kapıya gelince anahtarı unutmuş olduğunu anladı. Masaya dönünce de bunu almak için boyunun yetişmeyeceğini fark etti.

Bu, Alice’in kitapta boyut değiştirdiği 12 durumun ilkidir. Richard Ellmann, Carroll’un, âşık olduğu ama evlenemediği küçük Alice ile yakında olacağı büyük Alice arasındaki büyük farkı bilinçsizce sembolize etmiş olabileceğini ileri sürmüştür.

Alice, geçitten geçmek için

Alice istediği halde bahçeye giremez ve onun bu bahçeye girme arzusu, büyümeye eşlik eden nostalji duygularını temsil eder. Carroll, büyümekle meydana çıkan hayal kırıklıklarını dramatize etmektedir, çünkü Alice kendini bahçeye çıkmak üzere geçitten geçmek için ya çok küçük, ya da çok büyük bulmaktadır. Şişedeki suyu içtikten sonra, Alice küçülür ve masanın üzerindeki anahtara ulaşamaz. Abartılı bir biçimde küçük boyutunun neden olduğu bu çaresizlik, çocukluğun önemsizlik duygularını temsil eder.

2. Bölüm’de keki yemenin neden olduğu ani büyüme, ergenlikle meydana gelen tuhaf bedensel dönüşümleri temsil eder. Alice’in büyümesi kaderini gerçekleştirmesine yardım edecek aracı kendisine sağlar, ancak gerçek anlamda, büyüyerek çocukluğun zevklerinden uzaklaşmakta olduğunu kendisine anımsatmaktadır. İdealize edilmiş olan bahçe, bir çocuğun ana rahminin güvenliğine geri dönebileceğinden daha fazla geçitten geçemeyen Alice için yasak bölgedir.

2. Bölüm olan Gözyaşından Göl

Alice, öyle ümitsiz durumdaydı ki her önüne gelenden yardım istemeye hazırdı. Onun için de Tavşan yaklaşınca kız çekine çekine hafif bir sesle söze başladı.

“Affedersiniz efendim…”

Beyaz Tavşan, korkuyla irkildi. Elindeki beyaz deri eldivenlerle büyük yelpazeyi düşürdü. Hızla karanlıklara dalıp kayboldu.

Alice, yelpazeyle eldivenleri aldı. Hol çok sıcak olduğu için de kendisini yelpazelemeye başladı. Bir taraftan da yine kendi kendine konuşuyordu.

“Hay Allah! Bugün her şey de ne garip! Halbuki dün her şey normaldi. Acaba gece mi değiştim? Bir düşüneyim; sabah katlığımda aynı mıydım? Neredeyse biraz farklı hissettiğimi hatırlıyorum. Ama aynı değilsem, soru şu: ‘Her kimim ben?’ Ah, işte büyük bilmece bu!”

Tavşan’ın beyaz eldivenleri

Kız, bunları söylerken ellerine baktı. Konuşurken Tavşan’ın beyaz deri eldivenlerinden birini giymişti. Buna şaştı.

“Bunu nasıl yapabildim?” diye düşündü. “Yine ufalıyorum muhakkak.” Ayağa kalkarak boyunu ölçebilmek için masaya yaklaştı. Ancak altmış santim boyunda olduğunu tahmin etti. Gittikçe de küçülüyordu. Bunun sebebinin elinde tuttuğu yelpaze olduğunu anlayınca hemen yelpazeyi yere attı. Böylece tamamıyla küçülmekten kurtulmuş oldu.

Alice, bu değişiklikten epey korkmuştu. Kendi kendine,

“Doğrusu güç kurtuldum,” dedi, ani değişiklikten çok korkmuş, ama hâlâ var olduğunu görmekten memnun olan Alice.

“Şimdi bahçeye çıkayım.” Bütün gücüyle küçük kapıya koştu. Fakat kapı yine kapalıydı. Altın anahtar da yine cam masanın üstündeydi.

Zavallı kız,

Durum eskisinden de kötü,” diye düşündü. “Çünkü şimdiki kadar hiç küçülmemiştim. Bu da çok fena.

Alice makalesi

“Sahne Üzerinde Alice” makalesinde, Carroll şöyle yazmıştır:

Ya Beyaz Tavşan, ona ne demeli? “Alice” satırları üzerine çerçevelenmiş miydi, yoksa zıt bir karakter olarak mı düşünülmüştü? Açıktır ki, zıt bir karakter olarak. Alice‟in “gençlik,” “cesaret,” “enerji” ve “doğrudan hızlıca amaca ulaşma” özelliklerine karşın, O‟nun, “yaşlı,” “ürkek,” “zayıf” ve “gergin bir biçimde kararsız” özelliklerini okuyarak, O‟nun nasıl biri olmasını istediğimi anlayacaksınız. Bence Beyaz Tavşan gözlük takmalıydı. Eminim sesi titrerdi ve dizleri titrerdi ve bir kaza “Kış” diyemeyecek kadar aciz dururdu!

Alice, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sırasında meydana gelen kafa karışıklığını yansıtan şekilde, boyutu değiştikçe kimliği hakkında kafası karışır. Bahçeye girmek için fazla büyük olduğu gerçeği, kim olduğuna dair kendisinde bir kafa karışıklığı yaratır ve Alice de buna ağlama krizleri ve kendini suçlamayla yanıt verir. Yaşadığı değişiklikleri kabul edemeyerek, kendi kimliğini sorgular.

Devam edecek…

Kaynaklar:
“The Annotated Alice: The Definitive Edition” (Martin Gardner, ed./W. W. Norton & Company, Inc., New York: 2000)

http://www.sparknotes.com/lit/alice/

http://www.sparknotes.com/lit/through-the-looking-glass/

“Alice” kitapları ve Lewis Carroll hakkında daha fazla bilgiye “Alice Harikalar Ülkesinde: Gerçek Alice” isimli blogumdan ulaşabilirsiniz:

http://www.gercekalice.com

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Ben dağ değilim çocuk!

Kurtuluş Zorlu anısına! Sırasız ölüm!

Hanım efendiye Latte!

Humpty Dumpty, “Sözcüklerin Efendisi” 2. Bölüm

Yahudiler, Yunanlar, Romalılar, Hıristiyanlar ve Müslümanlar Tarihin Başlangıcına Hangi Olayı Alırlar?

Evimizdeki Konsomatris