Recep ile Nadan – Bölüm 8

Recep ile Nadan öykü dizisini ilk defa okuyorsanız, daha iyi anlamanız açısından, aşağıdaki linkleri kullanarak 1, 2 ve 3.  4. ve 5. bölümleri okumanız faydalı olacaktır. Recep ile Nadan, gözlem yeteneği ile ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin yeni ekonomik elitlerinin gençlerini konu alıyor.

Bölüm 1

Bölüm 2

Bölüm 3

Bölüm 4

Bölüm 5

Bölüm 6

Bölüm 7

Recep ile Nadan

Belli ki kaçacak yerim yoktu ve artık kaderime razı olup, yediğim haltın cezasını çekecektim. Sedyede yatarken ayakkabılarımı çıkarttığımdan, babet çoraplarıyla kalmıştım. Kızın gözünde zaten yerle bir olan karizmam iyiden iyiye foseptik çukuruna yuvarlandı. Ne desem, ne anlatsam durumu kurtaramazdım. Çaresiz doğrulup, kapıya doğru yürüdüm. Muharrem koluma girdi ve kulağıma; “Kız çok korktu lan. Senin için baya da endişelendi. 3 saattir ayrılmadı hiç kapıdan.” dedi. Normal şartlarda bunu duyduğuma çok seviniyor olmam gerekirdi ama gel gelelim, bir kaç dakika sonra yaptığım ayıbı bir şekilde açıklamam gerekiyordu.

Herkes Dergisi yazar alımı hakkında

Yaren

Zar zor “Özür dilerim.” diyebildim kafamı yerden bile kaldırmadan. Çok tuhaf, benim de en sinirlendiğim şeylerden birini çaresizce başkasına yapıyordum. Özür; yanlışlıkla, istemeden yaptığın bir eylemin affı için dillendirilirken, insanlar gayet bilinçli olarak ve isteyerek yaptıkları şeylerin üzerini örtmek için kullanıyor bunu. Artık ben de bu insanların içerisinde, hem de en önde bayrak sallayanlarından biriydim. Hatırladıkça detaylara daha çok giriyordum. Kumarhanede, masanın başında, üzerinde üniforma, yaka kartında “Yaren” yazıyordu. Aşık olduğunda, normalde bir çöplük olan bilinçaltın bile temizleniyormuş. Saçındaki toka, ayakkabısındaki toz, kulağındaki küpe… Hepsi tek tek aklıma geliyordu.

Recep ile Nadan

Recep ile Nadan

– Kusura bakma. Bilmeden çok bağırdım sana. Ben de çok sinirliydim. Umarım şimdi daha iyisindir.

– Yok. Gerçekten düşüncesizlik ettim. Biraz sarhoştum. Ne dediğimi, ne yaptığımı bilmiyordum. Umarım çok zor duruma düşürmemişimdir seni.

– Sorun değil. Böyle şeyler arada geliyor başıma. Güvenlikler tarafından çıkartılmadığınız için şanslısınız. Normalde pek de iyi davranmıyorlar.

– Keşke bir araba sopa yeseydim de, bu duruma düşmeseydim. Gerçekten çok utanıyorum. Ne kadar özür dilesem az. Kendimi size nasıl affettirebilirim?

– Ne affetirmesi? Hiç gereği yok. Ben de biraz sert çıktım. Sen kusura bakma asıl.

Yarım kalan

Saçma durum avantaja mı dönecekti

Allah’ım! Kibarlıktan kırılıyorduk! Sanki dün gece hayvan gibi kızın çalıştığı yere sarhoş dalan ben, otelde yakama yapışıp, bana bağıran Yaren değildi. Acaba gerçekten Muharrem’in dediği gibi bu saçma durum benim için avantaja mı dönecekti? Utanç, sevinç, endişe, şaşkınlık… Bütün bu duyguları aynı anda yaşamak benim için yeni bir durumdu. Tabi bulanan midem için de aynı şey geçerliydi. Yaren‘e hiçbir şey söyleyemeden tuvalete koştum. Her öğürmede aklıma babamın bir şekilde kendimi hasta ettiğimde bana söylediği söz geliyordu; “Dün yediğin hurmalar, bugün….”

Kadınlar… yeter ki anlayın onları be kardeşim…

Nadan ve Yaren

Midem ve aklım tamamen boş, bense bitik bir halde, sağımda Muharrem, solumda Yaren otele doğru yola çıktık. Arabada çok konuşamadım; Zira arabada olmak yeterince midemi bulandırıyordu. Odaya çıkıp, direkt uyumaktan başka bir şey düşünemiyordum. Yaren yanımda ama tek kelime etmeye mecalim yok. Bu da bir tür sınav herhalde. Otele gelmemle, telefonumun çalması bir oldu. Arayan Nadan’dı. Muharrem çaktırmadan; “Nadan’a haber verdim. Kızın da bilmeye hakkı var diye düşündüm. Bir sürü mesaj yazmış zaten.” dedi. Bu bir tür sınav değildi. Muharrem benim ecelim, belam ve en iyi dostumdu. Yanımda Yaren olduğundan telefonu açamadım. Zaten o haldeyken tek kelime dahi etmeden de olsa, Nadan’ın nefessiz konuşmasını dinleyemezdim.

Ölüme yergi, Tamer Başkan anısına…

Yaren odaya girdi

Odaya çıkıp, yatağıma uzandım. Kapıdan Yaren girdi. O an aklımdan geçen şeyleri sırf benden tiksinmeyin diye sizlere anlatmıyorum. Sadece ağır çekim giriş ve fonda George Michael – Careless Whisper çalması bile benim için kendimden tiksinme sebebidir. Elinde ıhlamurla gelmişti. Düne kadar iki kelime dahi edemediğim, adını bilmediğim, görünce donup kaldığım ve bir daha yüzüne bakabileceğimden bile emin olmadığım kız, elinde ıhlamurla bana bakmaya gelmişti.

Recep ile Nadan

Recep ile Nadan

– Ihlamur midene iyi gelir diye düşündüm.

– Çok teşekkürler. Niye zahmet ettiniz? Çok naziksiniz.

– Olur mu? Hastasın sen. Al, iç iyi gelir. Hadi ben çok rahatsız etmeyeyim seni. Dinlen biraz.

– Yok, ne rahatsızlığı? Otursaydın biraz…

George Michael olsam kapıdan çıkarken “Please Stay” diye haykırırdım ama sadece “Yine gel olur mu?” diyebildim.

9. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Öykü Dizileri

Büyümek, kırmızı şarap ve aşk

Bu şehir beni fırlatırken içim sendeliyor

Yalnızlığınızı satacak, sevgili satın alacaksınız!

Türk Edebiyatı için hangi romanlar okunmalıdır?

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

Evimizdeki Konsomatris