Zamana yolculuk

Zamana yolculuk 6. bölüm

Mehmet Başkan‘ın yazdığı Zamana Yolculuk öyküsünün 6. bölümü yayınlanıyor. Zamana Yolculuk, Kadıköy‘de geçiyor ve Kadıköy’ün kültürünü ve dokusunu hissedebilmek için okuyucuları 1980 yılına götürüyor. Öyküde Selim Aktaş‘ın baba ve dedesini yakından tanıma fırsatını gözler önüne seriyor. Kültür çatışmalarını zaman zaman sembolizm üzerinden aktaran öykünün önceki bölümlerini okumanızı öneririz.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

5. bölüm

Zamana Yolculuk

Her Urfalı gibi ailem beni çok güzel ağırladı. Yedirdiler ve içirdiler. Elbette tüm bunları benim onların meyvesi olduğumu bilmeden yaptılar. Harika ağırlandığım bir gecenin sonunda babamın kardeşi Zeliha benim yer yatağımı hazırladı. Artık tavana bakarak 2017 ve 1980 arasında gidip gelme zamanı geldi. Zamana yolculuk yaptım ve nasıl yaptığımı da bilmiyorum. Senelerce dedemi mülayim ve akil görmeye alışmıştım. Ancak dedemi 1980’de fırsatçı ve dinç görmek şaşkınlık verdi. Gerçi dedemi genç gördüm desem de, genç algıladığım hali dahi babamın vefat ettiği yaş kadardır.

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

Dedem hep varmış gibi

37 sene evvel dahi dedem yaşlı sayılabilecek bir yaşta. Nihayetinde Demokrat Parti döneminde dahi oy vermiş bir insandan bahsediyoruz. 2017’nin Erdoğan Türkiye’sinde ise hala oy kullanabiliyor dedem. Oysa babam Turgut Özal ile oy kullanmaya başladı ve Erdoğan döneminde hayatı sona erdi. Allah her insana aynı şartları ve aynı süreyi tanımıyor. Kimi insanı henüz doğumunun ertesinde dünyadan alırken, kimi insanı ise ölüme hasret bırakıyor.

Dedem hiçbir zaman siyasi çizgisini değiştirmezdi, her zaman güçlüden ve iktidardan yana pozisyon alırdı. Senelerce Adnan Menderes’e övgüler yağdıran dedem, arkadaşlarının alaycı sözlerine göre 27 Mayıs 1960 sabahında Menderes’i silip atmış. 1966’dan 1980’e dek Süleyman Demirel’i Nazmiye’sinden sonra en çok seven vatandaş olmuş. Nasıl olduysa 12 Eylül sabahında dedemin Demirel aşkı toprağa gömülmüş. İşte dedemin Kenan Evren aşkı 12 Eylül sabahında başladı. Elbette bu aşkı 3 Kasım 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesine dek sürdü. 1950-1960 arasında canı gibi sevdiği Menderes, Evren döneminde oy verdiği Turgut Özal aşkını aniden hatırladı 3 Kasım 2002 gecesinde.

Müslüm Aktaş için siyaset eşittir kişisel çıkarlar ilkesi geçerlidir. Dedem hiçbir zaman haklı veya mağduru korumak gibi bir içgüdüye sahip olmadı. Her zaman kazananın yanında yer almayı hedefledi ve hayatı boyunca da bu şekilde konum aldı. Belki de benim gibi romantik olarak görülen insanlar hata yapıyordur. Siyaset insanların çıkarlarını korumak için varsa dedem politika açısından en doğrusunu yapıyor. Ben çıkarlarımı korumadım bu hayatta, kollamadığım her çıkarım bir şekilde bir başkasına yar oldu.

Leviathan devlet ve özellikleri

Dedem sakin mi sinsi mi?

Müslüm Aktaş sakin bir insandır. Hiçbir zaman anlık tepki vermez. Bir Orta Doğu insanından beklenmeyecek bir kontrollü yapıya sahip. İstanbul’a gelir gelmez mülk edinebilmesi ve varlıklı bir insan olmasından bu özelliği etkili olmuştur. Sinirlendiği, öfkelendiği ve nefret ettiği insanlara karşı herhangi bir tepki göstermez, doğru zamanı beklerdi. Dedem hiç kimseyi tehdit etmezdi, dedem hiç kimseye uyarıda bulunmazdı. Doğrudan yapması gereken her ne ise onu yapardı. Çocukluğumda henüz dedem dinçti ve ihtiraslı olayları hala devam ediyordu.

Dedemin eski ortağı dedemi dolandırmıştı, dedem ise bunu fark ettikten sonra hiçbir tehditte bulunmamış, hiçbir girişimde bulunmamıştı. Ortaklığını dahi sonlandırmamıştı ama nasıl olduysa adam evinin önünde tinerciler tarafından öldürülmüştü. Allah’ın işi işte, hiç kimse dedemi suçlamadı. Sadece Emniyet’te ifadesi alındı, elbette adamı tanıyan neredeyse herkesin ifadesi alınmıştı. Hiçbir zaman dedem bu üzücü olayı gündeme getirmedi, hiçbir zaman bu konu konuşulmadı. Zaten dedemin önemli bir özelliğiydi bu; eğer bir konuda kendisine ucu dokunan bir tehlike var ise kesinlikle konusunu bile açmaz ve açılmasını istemezdi.

Hayatım boyunca dedeme kızdım, korktum ama içten içe onu kıskandığımı da biliyorum. Benim başaramadığım o hırslı olmayı ve güçlü olmayı Müslüm Aktaş başardı. İnsani olarak dedemin yaşamını ve dedem hakkında duyduğum hikayeleri hep kınadım. Ancak itiraf etmeliyim artık; ben yapamadığım için kendisini kötülüyorum. Hırsı ve gücü sayesinde babama güzel bir altyapı bıraktı ama babamın ticari zekası zenginliği arttırmak için yeterli olmadı. Babam değişen düzene ayak uyduramadı, dedemin dönemindeki gelenekler ile işi devam ettirmeyi denedi. Olmadı, babam da benim gibi başaramadı. Lakin babam denedi, cesaret etti. Dedem cesur ve başarılı, babam cesur ve başarısız, ben ise korkak ve başarısız oldum.

7. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kurtuluş 8. bölüm

Hey taksi 8. bölüm

Alice Kitaplarında Darwinci Hiciv

Söven adamın bir günü

Güven kırıntıları

Nekahet kutusu

Babamın Hikayesi

Yeni otoriteryanizm ve Latin Amerika