Zamana yolculuk

Zamana yolculuk 5. bölüm

Zamana yolculuk, Mehmet Başkan‘ın Herkes Dergisi bünyesinde yayınlanan öyküsüdür. Zamana yolculuk öykü dizisini anlayabilmek için ilk 4 bölümü okumanızı tavsiye ediyoruz.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

Zamana yolculuk

Müslüm Aktaş’ın evinde ilk günümü geçiriyorum. Sevgili dedeciğimin evinde bir yabancı olarak kirada oturacağım. Evsiz olduğum için ilk günden evime geldim. Bomboş evde koca bir gün geçireceğim. Henüz eşya alacak param yok, hatta üzerimdeki kıyafetlerden başka hiçbir şeyim yok. İlk günden kapı çaldı, dedem geldi.

-Hiçbir eşyan yok mu iki gözüm?

-Şuan hiçbir eşyam yok, ilk haftalığımı alana dek böyle olacak Müslüm ağa.

-Olmaz öyle, bize geliyorsun. Atarız bir yatak, koyarız masaya da bir tabak daha.

Dedem böyledir işte, her ne kadar güç odaklı bir yaşamı olsa da evine misafir olarak gelene hünkar muamelesi yapar. Gerçi Güney Doğu insanının kültürel özelliğidir bu. Ev bir kale gibidir, kaleye gelen misafir ise el üstünde tutulur. Kapıdan giren kişi, evden çıkana dek ev sahibinden dahi daha üstündür. Eve gidecek olmanın heyecanı ile yanıp tutuşuyorum. İki sene sonra babamı göreceğim, babaannemi görme fırsatı bulacağım. Hafızamda beyazlamış saçlarıyla yer edinen babamı 21 yaşındaki haliyle göreceğim. İlk an sımsıkı sarılabilmeyi çok isterdim.

Zamana yolculuk

Zamana yolculuk

Yıllarca sevdiğim insanlardan kaçtım. Sırf mutsuz etmekten korktuğumdan kaçtığım insanlar oluyor. Belki ailem ile aramdaki görünmeyen duygusal boşluğun nedeni de buydu. Babamın ölümüyle neler kaybettiğimi ve sarılmadan geçirdiğim günlerin değerini anladım. Geçmişte birçok sevdiğim arkadaşıma da aynısı yaptım. Kendi içimde yaşadığım dünyaya diğerlerinin girmesine müsade etmedim. Duygu dünyamda yalnız bir yaşam sürdüm.

Türkiye NATO’ya ne zaman girdi?

Vuslat anı geldi

Birazdan hasretiyle kavrulduğum babam ile kavuşacağım. Babam henüz onun oğlu olduğumu bilmiyor, belki de senelerce bu gerçeği bilmeden babamla yaşayacağım. Dedemle eve doğru ilerlerken zaman bir türlü geçmiyor. Her bir adım koca bir ömür gibi sürüyor ve bir türlü eve ulaşamıyoruz. Bana bir zeytin ağacının ömrü gibi geçen 5 dakikalık yürüme sonrasında sonunda eve ulaştık. Kapıdan içeri gireceğim ve ahirete dek bekleyeceğim babam ve babaannem yanımda olacak.

-Merhaba, ben Selim,

-Merhaba, ben İhsan. Hoş geldin.

-Hoş buldum, eyvallah. Seni tanımak çok güzel.

Koskoca iki sene sonra babamı görüyorum. Yüzünde hiçbir çizgi yok, yüz hatları belirgin tıpkı gençliğindeki fotoğrafları gibi. Askerlik fotoğrafları da olmasa, babamın gençliğini de bilmezdik gerçi. Kemikli yüzü ile hiç değişmemiş babam. Yaşlandığında saçları beyazladı, cildi kırıştı ve göz çevresinde çizgiler oluştu. Babamın yanık sesi ile bana seslenişleri geldi aklıma, sesi de hiç değişmemiş.

Daha oturur oturmaz dedem ve babam Urfalı olduklarını hissettirdiler. Hemen et çıkarıldı ve çiğ köfte hazırlıklarına başladılar. Eve gelen misafire çiğ köfte yoğurmadan uyumak olmaz elbette. 2010’lu yıllarda çiğ köfteyi ben yoğururdum ama 1980’de dengeler çok farklı, bu devirde babam yoğuruyor çiğ köfteyi. 21 yaşında yağız bir Urfa delikanlısı olarak köfte yoğurma işini hiç kimseye bırakma niyetinde değil.

-Selim ağabey, benim çiğ köftemi bir ye. Diğer yediklerine benzemez.

-Yeriz İhsan, lezzetli olacağından şüphem yok. Eli becerikli bir delikanlıya benziyorsun.

-Sağ olasın.

Babam her zaman olduğu gibi gençliğinde de hırslı ve otoriter bir insanmış. Çiğ köfte aşamasında dahi babamın evde otorite kurma girişimi hissediliyor. Hatta eve ilk girişimde dahi evdeki diğer amcama fırsat vermeyişiyle ilk izlenimi bu yönde verdi. 25 sene boyunca babamın evde otorite kurmak uğruna yeri geldiğinde terör estirdiğine şahit olmuştum. Bize hiç böyle anlatmamıştı, gençliğinde çok sakin ve sessiz biri olduğunu söylerdi. Ancak geldiğimden bu yana herkesten çok babamın sesini duydum. Hatta evde emirler yağdıran otoriter bir lider gibi davranıyor.

Dünyanın en güzel camisi(1876 tarihli metin)

Otoriter ve baskıcı bir genç

Babamın evde bir baskı rejimi kurma alışkanlığı henüz gençlik yıllarında baş göstermiş. Evin erkek çocuğu olarak elbette hem babaannem hem dedem tarafından yüz verilmiş. Erkek çocuğudur yapacak tabi düşüncesi ile baskı kurma teşebbüsleri hiçbir olumsuz yanıt görmemiş. Baskı kurma ve otoriter bir lider olma girişimiyle gençlik yıllarında halam ve amcam ile küstüğünü tahmin etmiştim. Senelerce İbrahim amcamın hayırsız ve saygısız olmasından dolayı görüşmediklerini söylerdi. Daha ilk günden amcamın babama sevgisiz ve sitemli bakışlarını hissetmeye başladım.

Zamana yolculuk

Zamana yolculuk

Babam kendisini bir köy ağası zannediyor. Amcam, halalarım ve babaannem ise babamın marabaları gibi bir hava yaratıyor. Elbette bu yukarıdan bakma huyu dedeme sökmüyor. Belki de dedeme de söküyordur, misafir olduğum için şuan için bana hissettirilmiyor da olabilir. Zamana yolculuk yapıyorum ve bu yolculukta ailem ile alakalı her şeyi öğrenmek istiyorum.

6. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kurtuluş 7. bölüm

Hindi Çini anlatan 1886 tarihli bir metin

Alice Kitaplarında Darwinci Hiciv – 2. Bölüm

Yi Ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi! 4. bölüm

Yazın bitişi ve karpuz arasındaki ilişki

Sevgi Kursaklarda Saklı

Himaye-i Etfal Cemiyeti’nden günümüze devlet korumasında çocuk

Toprak ana

Recep ile Nadan – Bölüm 10 / Esnaf Lokantası

Asansör Müziği ve Gastronomi