zamana yolculuk

Zamana yolculuk 3. bölüm

Mehmet Başkan‘ın kaleme aldığı Zamana Yolculuk öykü dizisi, 3. bölümü ile okuyucularıyla buluşuyor. Zamana Yolculuk öykü dizisinin ilk iki bölümünü okuduktan sonra bu bölümü okuyunuz.

1. bölüm

2. bölüm

Zamana yolculuk

Feneryolu’na yolculuk kısa sürdü. Bugün tuvalete kalkmaya dahi yorulan dedemin tüm ihtirası ve hırslarıyla karşımda olması çok şaşırtıyor. Kendisine söylesem, anlatsam her şeyi. Yapma dede desem, sonunda ölüm var. Bak ben gördüm her şeyi… Sen ölüme muhtaç olacaksın, evladın önünde ölecek; yapma desem. Dinler misin beni dede? Tüm bunları söyleyebilmek ve yaşamın gidişatını etkilemeyi çok isterdim. Ancak ne ben böyle bir saçmalığı açıklayabilirim, ne de sen anlayabilirsin.

2017’den seslendiğim dedemin, 1980’de beni anlamasını beklemiyorum. Henüz gençliğinin baharındaki oğlunun evladı olduğumu anlatamam. Dedemin hırslarına baktığımda kendi başaramadıklarımı görüyorum. Ben ne kadar hayata tutabilme konusunda başarısız isem dedem de bir o kadar başarılı. Tüm bunları kafamda yaşarken, tanımadığım bir adamın dürtmesi ile irkildim.

-Sen kimsin? Kimlerdensin?

Kimseden değilim, ev bakıyorum.

-Gel seni Müslüm’ün evine götüreyim. Daha yeni bir ev aldı.

-Gidelim bakalım…

Kurtuluş 7. bölüm

Dedemin evleri varmış

Yalnızca bir apartmanı vardı dedemin ama 1980’de Feneryolu’nda bir bahçeli evi daha varmış. Peki o ev bugüne gelemediyse, ne oldu o ev? Aileden hiç kimsenin ağzına bile almadığı bir ev yani bir apartman daha var ortada. Ancak hiç kimse bahsetmiyor. Evin uğursuz evladı olarak merak ediyorum, benden daha uğursuz ne yapılmış ola ki benden dahi gizliyorlar? Ben bunları düşünedurayım, tanımadığım adam beni Müslüm Aktaş’ın, benim dedemin evine getirdi.

Senelerce kararsızlıklar yaşadım. Zaman zaman iki kadın arasında kaldım, zaman zaman iki iş arasında kaldım. Ancak sonunda mutlaka yanlış olanı tercih ettim. Bu defa böyle bir şansım olmayacak. Ailemin kiralık bir evi var ve o eve talip olacağım. Evi tutarken dedem mutlaka soracaktır ne iş yaptığımı, hemen bir iş icat etmem gerekli. Aksi halde kesinlikle bana evini vermez. Eşeğini sağlam kazığa bağlar, kirayı aksatacak kişiye evin kapısını bile göstermez.

Türkiye NATO’ya ne zaman girdi?

Kebapçı oldum

Senelerce Urfalıyım dedim, ailemin Hatay’da bir dönem yaşadığını anlattım. O halde yapabileceğim en iyi iş kesinlikle kebapçılık olacaktır. Dürüm konusunda İstanbul’daki kebapçılardan dahi daha bilgiliyim. En azından 1980’de hayatta kalabilmek için kebapçılık dışında başka çarem yok. Bu devirde kurumsal iletişim, insan kaynakları gibi işlerin peşine gidemem. Gitsem de, bunu açıklayamam. Efendi efendi dürer ve akşam evime gelirim. Hem kebapçı olursam Aktaş ailesinin içine daha kolay girebilirim. Urfalı bir aileye yakınlaşmak için kebapçılık, çok iyi bir fırsat olabilir.

Lokantacı olan dedemle belki birlikte iş yapma ve ahlakını daha yakından tanıma fırsatı bulabilirim. Bir insan, ailesine ve dostlarına her ne kadar ahlaklı görünse de, iş yaşamında ahlaklı olmayabiliyor. İşinde ahlakı olmayan kişinin dindarlığı da, gelenekselciliği de yüzeysel ve samimiyetsizdir. Dindarlık sıfatına sığınarak ahlaki normları bir kenara bırakabileceğini zanneden kurnaz tüccarlar, dinin olduğu yerde ahlaka gerek olmadığını düşünüyorlar.

Alice Kitaplarında Darwinci Hiciv – 1. Bölüm

Babamdan büyüğüm, dedeme yakınım

Dedemin evini tutmak için buluştuk ve kendisine kebapçı olduğumu  söylediğimde tahmin ettiğim tepkiyi verdi. Kendi lokantasında çalıştırma gibi bir fikre kapıldı. Sonuçta Urfalıyım ve kebapçıyım. Elbette kendisi gibi bir Urfalı için çok güzel bir fırsat yaratabilirim. Memleketten para verip bir kebapçı getirmek ve masraf yapmak zorunda değil. Ayağına kadar geldi kebapçısı. Hatta gündüz emeğini sömürdüğü kebapçının, akşamları uyuması için de kira adı altında parasını alabilecek. Bir taş ile iki kuş vuracak, kazanan ise mutlaka zaman olacak.

İnsanoğlu hiçbir savaşı kazanamaz, yalnızca bir süre kazançlı görünür. Savaşın sonunda ise zaman kazanan taraf olur. İnsanı toprağa, savaşı ise gelecek nesillere bırakır.

4. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Tolstoy’un Cevabı

Toprak ana

Yazın bitişi ve karpuz arasındaki ilişki

Recep ile Nadan – Bölüm 10 / Esnaf Lokantası

Herkes kent temsilciliği hakkında

Benim Hikayem Biterken Başladı – 1

Kirli Melek – 3