zamana yolculuk

Zamana yolculuk 2. bölüm

Zamana yolculuk, bir Mehmet Başkan öykü dizisidir. Herkes Dergisi‘nde yayınlanacaktır. Zamana yolculuk, kahraman bakış açısı ile yazılmış bir öyküdür. Öyküyü anlayabilmek için lütfen 1. bölümden itibaren okuyunuz.

1. bölüm

Zamana yolculuk

Otobüse de alınmadım. Tanıyamadığım ama hissedebildiğim bir Kadıköy’de ortada kaldım. Her yeri biliyorum ama hiçbir dükkanı bilmiyorum. Yaşıyor muyum onu da bilmiyorum. Belki de bir rüya, bir kabus yaşıyorum. Yaşadığımdan emin olacakken tam karşımda Fenerbahçe’nin mabedini gördüm. Kaliteli betonla yapılan, pahalı araba reklamları ile kuşatılan stadyum gitmiş, yerini sade ve küçük bir stadyum almış. Ben yaşıyorum ve 2017’de değilim. Gerçekle yüzleşmek zorundayım. Ömrümün geçtiği Kadıköy’deyim ve mekan aynı olsa da zaman farklı. Zamana yolculuk yapmış gibiyim şuan ve henüz hangi tarihte olduğumu öğrenmedim.

Sürgün ve Türkiye

Hemşehrim tarihi söyler misin

Bu işin bir kolay yolu var. Hemen uygulamaya koymak gerek. İş görüşmelerinde övgüyle bahsettiğim ama aslında olmayan bir özelliğim ile halledeceğim. Kriz yönetimi ve anlık çözüm üretebilme kabiliyetimi kullanabilirim.

-Selamın aleyküm hemşehrim

– Merhaba!

– Tarihi söyler misin? Tarihi unuttum da, bir mektup göndermem gerekiyor.

– 6 Ağustos 1980.

– Teşekkürler.

37 sene geriye gittim. Henüz toplum darbeyi dahi yaşamadı. Türkiye’de solcular devrim, ülkücüler ise Türkçü bir yönetim hayalleri kuruyor. Henüz hiçbir sıradan vatandaş haberdar değil, bir gecede ülkenin büyük bölümünün hayallerinin yok olacağından. 12 Eylül 1980’e henüz 1 ay 6 gün var. Siyasal gençlerimiz bir süre daha hayal kurabilirler, sonrasında ne büyük acılar yaşanacağından bihaber mutlu olsunlar.

Melike Öğretmen’e…

Feneryolu sakinleri

Eve gitsem, ev yerindedir. Eski fotoğraflardan hatırladığım kadarıyla o dönemde evimiz bahçeli bir evmiş. Sonra babamın gözünü para bürümüş, Özal döneminde apartman dikmiş. Senelerce babamın geçim kaynadığı kiradaki evleri daha yüksek kiraya başkasına kiralamak oldu. Rahmetli olana dek hayatta en büyük isteği daha yüksek kira bedeli almaktı. Özal döneminde Feneryolu Mahallesi’nde çok fazla bina yapıldı. Tek katlı ve bahçeli evler zamanla yerini üç katlı apartmanlara bıraktı. Müteahhite yaptıranlar tek ev ile hayatına devam etti. Dedem Müslüm Aktaş gibiler ise kendileri yaparak 4 kattan toplam 8 daire sahibi olmuş.

zamana yolculuk

zamana yolculuk

Feneryolu’nda Urfalı bir ailenin çocuğu olarak hep hayal kurardım. Yaşadığım sokakta Nazım Hikmet Ran’ın yaşadığını düşünerek tavana bakardım. Okuma ve yazmayı askerde öğrenen Müslüm Aktaş’ın torunu, Nazım Hikmet’i düşünürdü. Dedem için Nazım Hikmet, gününü aylaklıkla geçiren bir romantik. Tabi dedeme göre romantik kötü bir kelime. Güzel bir kelimeyi hakaret olarak kullanırdı.

Feneryolu’ndaki eve yürüyerek gidebilirim. En azından yolda deli muamelesi görmek zorunda kalmam. Bir dakika, ben ne yapıyorum? Eve gitsem ne olacak? Şuan babam 21 yaşında ve ben 28 yaşındayım. Ben İhsan Aktaş’ın oğluyum desem, dedem kokainci anarşistler deyip mahalleliye dövdürür beni. Peki ben ne yapacağım? Eve de gidemiyorum, gidecek hiçbir yerim yok. Daha da kötüsü, hiçbir yeri bilmiyor ve kimseye kendimi tanıtamam. Ben onları tanısam da, onlar beni tanımıyor.

3. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

Öykü dizileri:

Kurtuluş 4. bölüm

Recep ile Nadan – 15 Temmuz Özel

Kirli Melek – 2

Benim Öyküm

İlgi çeken kısa yazılar:

Sepya rengine dönen rengarenk anılarımız

Biraz daha yaşıyorsun

Köy okulları yardım projesi

Lewis Carroll yaşamı ve eserleri üzerindeki etkisi

Avrupa futbolunda rekabet ve Arap sermayesi