Türk-Rus ilişkileri

Türkiye ve Rusya İlişkileri

Türkiye Rusya İlişkileri ele alınmadan evvel Türk Dış Politikası ve Rus Dış Politikası’na göz atmak ve ilkelerini incelemekte fayda var. Özellikle Ahmet Davutoğlu sonrasında Türk Dış Politikası’nda köklü değişimler yaşanmıştır. Yurtta Barış Dünyada Barış ilkesi bilhassa Türkiye’nin en önemli dış politika parametresiydi. Türkiye’nin statükocu bir dış politika anlayışı vardı ve mevcut durumu korumak üzerine bir anlayışı vardı. Diplomatik açıdan ise güven veren bir tutumdu. Demokrat Parti iktidarında 1957-1958’de Irak ve Suriye’deki siyasal gelişmelere Menderes’in reaksiyon göstermesi dışında Türkiye’nin çok büyük bir müdahaleci tavrı olduğu söylenemez. 2002 sonrasında da Kemalist anlayış dış politikada hakimdi.

Ancak Ahmet Davutoğlu’nun hükümete girmesi sonrasında Türk Dış Politikası’nda köklü değişimler yaşandı. Öncelikle revizyonist bir dış politika anlayışı benimsendi. “Komşularla Sıfır Sorun” ilke olarak dillendirilse de revizyonist dış politika anlayışından dolayı komşular ile ilişkiler gerildi. Bir yangının külünü yeniden yakma arzusuyla Neo-Osmanlıcılık körüklendi. Bir başka yazıda uzun bir şekilde ayrıntılandırılacak bir konu olduğu için kısa kesilmesi gerekiyor.

Devlet ve Güvenlik

Türkiye ve Rusya

Rus Dış Politikası irdelendiğinde ise 4 teori arasından Moskova-Üçüncü Roma Teorisi büyük bir öneme sahiptir Rus politikasının oluşmasında. İkinci Roma olarak lanse edilen İstanbul’un Müslüman bir devlete geçmesi sonrasında üçüncü bir Roma arayışına girilmiştir. İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’u terk eden Bizans hanedanlığından prenses Sofia’nın papanın da desteği ile Moskova knezi İvan ile evlenmesi Bizans sonrasında Ortodoks Hristiyanların büyük ağabeyi rolünü üstlenebilmek adına önemli bir gelişme olmuştur. Dünya Hakimiyeti düşüncesinin perçinlenmesinden önemli bir role sahiptir. Roma ve ikinci Roma olarak lanse edilen İstanbul’un dünya yönetiminde önemli bir rol oynamasının sonrasında 1453 ile başlayan bu politika günümüzde dahi önemini korumaktadır.[1] Özellikle Balkanlar ve Doğu Avrupa’da etkin olmasında bu düşüncenin önemli bir payı var. Nitekim, 2008’de Gürcistan’a ve son olarak Ukrayna’ya müdahalesinde “Büyük Güç” olma arzusunun ve Ortodoks dünyasında liderlik düşüncesinin payı var. Ukrayna’nın NATO ile yakınlaşmasının bedeli Ukrayna’nın tüm dünyanın gözünün önünde askeri müdahale ile karşılaşması oldu.

Organik toplum ve milliyetçilik

Rusya ve Gürcistan

Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra statükocu bir tutum sergilemiş olan Rusya için dönüm noktası, 2008’de Gürcistan’a yapılan askeri müdahale olmuştur. Rusya, yeniden revizyonist bir anlayış benimsemiş ve bu politikasını Kasım 2015’te Suriye Meselesi’nde de görebiliyoruz. Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasının beklenebilecekken Türkiye’nin ABD ile yakın politikalar gütmesi ve Orta Doğu’da nüfuz arttırma arzusuna girmesi Rusya için rahatsız edici bir teşebbüstür. Suriye’de Türkiye’nin yeni bir düzen kurulması ve bölgede siyasal ve ekonomik bir çekim alanı olma girişimleri Rusya’yı rahatsız etmiştir.

Esad ile Putin'in görüşmesi

Irak’ın ABD’de aradığını bulamamasıyla Suriye’nin Rusya’da güven bulabilmesi birlikte okunduğunda İran-Irak-Suriye hattı Rusya için çekim alanı halini alıyor. Suriye’de yeni bir rejim hem İran hem de Rusya için tedirgin edici bir gelişme olacaktır. Rusya’nın kendindene emin bir şekilde Suriye’de müdahaleler yapabilmesi de bu tedirginlikten dolayı. Orta Doğu’da ABD’nin politikalarının yarattığı boşluğu Rusya’nın iyi değerlendirmesi sonucunda ABD’nin tasvir ettiği gibi ABD etkisinde bir Orta Doğu oluşmadı. Aksine Arap Baharı’nın tahribatlarının etkisiyle Rusya’nın nüfuzu arttı.

Yi ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi – 1

Rus uçağının düşürülmesi

Türkiye’nin sınır ihlali gerekçesiyle Rus askeri uçağını vurması, haklı sebeplere dayandığı için kabul edilebilir. Ancak, siyasal açıdan yapılmaması gereken bir müdahaledir. Irak’ın ve Suriye’nin Rus etkisinde olduğu masaya konulduğunda PKK Sorunu ile mücadele eden bir ülke için Rusya ile ilişkileri sıfırlamak zararlı bir hamle olacaktır. Ekonomik etkileri de hesaba katıldığında Türkiye için şartların daha da zorlaşmasına neden olacak. Sovyetler Birliği’nin revizyonist dış politikası dolayısı ile uzun bir süre Türkiye, Ruslar ile arasına mesafe koymuştur. Hatta, İngiltere ve ABD ile gereğinden fazla yakınlaşılmasının sebeplerinden birisi de Rusya korkusudur.

Türkiye - Rusya İlişkileri

www.herkesindergisi.com

Türkiye’nin mülteci politikası dolayısı ile Avrupa tarafından destekleniyor olması dışında dış politika anlayışı dolayısıyla Avrupa tarafından da istenmiyor. Ancak, Avrupa’nın mültecilerin ülkelerinde sorun olmasına engel olmak adına Erdoğan ve politikalarına karşı sessizliklerini koruyorlar. BRICS münasebetiyle Rusya ile yakın ilişkiler kurmak ve Şangay’a yönelmek gibi ihtimaller varken birden ABD’nin daha da fazla çekim alanı içerisine girmesi Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini zedeledi. Suriye Meselesi, Rusya’nın Orta Doğu’da varlığı için büyük bir önem arz ediyor. Bu sebeple, Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği ve ABD yanlısı duruşu bir düşmanlık olarak algılanıyor.

Türk Yahudiliği ve Kemalizm

Rusya’nın hava ihlali

Türkiye’nin Orta Doğu politikasında dengeyi sağlayamaması ve ABD yanlısı tutumu, Rusya cephesi tarafından olumsuz karşılandı. Hava sahasının ihlali sonrası Türkiye’nin Rus uçağını vurmasına tepki gösterilemez fakat böyle bir müdahale anlık bir karar ile yapılamaz. Türk yetkililer evvelinde olası bir hava sahası ihlalinde uçağın vurulmasına karar vermiş olmaları ve sonuçlarını tartmış olmaları gerekiyor. Orta Doğu’da her geçen gün ABD zayıflarken Rusya açısından etki alanını genişletme girişimleri başarıyla sonuçlanıyor. 20. Yüzyıl ve sonrasında Batı devletlerinin girdiği her mücadeleden zaferle ayrıldıkları göz önüne alındığında Rusya bir yerde hata yapacak ve kazanan ABD ve Batı Avrupa olacak denebilir. Ancak, bu defa pasta paylaşılırken ABD’nin dış politika hatalarına devam etme ihtimali de yok sayılamaz.

Klasik muhafazakarlık ve özellikleri

Azerbaycan’a askeri müdahale

Orta Asya’da Türk devletleri ve Azerbaycan’a karşı ABD’nin politik, ekonomik ve askeri girişimleri olabilir ve Türkiye – Rusya İlişkileri için burada tarafsızlık ilkesini Türkiye’nin koruması Türkiye’nin faydasına olacaktır. Gürcistan ve Ukrayna sonrası Suriye’de de Rusya’nın başarıya ulaşması sonucunda ABD’nin bir misilleme yapması ihtimal dahilinde ve Türkiye’nin ABD’nin Orta Asya teşebbüsünde duracağı yer Türkiye’nin hem iç hem dış politikasını etkileyecektir. Türkiye’de terör ortamı yaratılması Türkiye İç Politikası’nı etkileyecektir.

Son olarak, Türkiye – Rusya İlişkileri ele alınırken Rusya’nın etki alanını genişletme politikası dikkate alınmalıdır. Bunun yanında, Türkiye’nin Orta Doğu’da Neo-Osmanlıcılık anlayışıyla politika yürütmeye çalışması da ilişkileri olumsuz etkileyen bir etkendir. Ek olarak, yeni dönem Soğuk Savaş koşullarının oluşmaya başlandığı bir dönemde Türkiye’nin ABD yanlısı duruşu Rusya ve Türkiye arasında kalın duvarlar örmeye devam edecektir.

[1] Mehmet BAŞKAN, Rus Dış Politikası ve Parametreleri, mehmetbaskan.com, 2015

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çekebilecek kısa yazılar:

Anarşizm ve liberalizm farkları

Osmanlı Devleti’nde İttihat ve Terakki

Sosyal liberalizm ve Sosyal Darwinizm mücadelesi