İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki Partisi ve tarım

Osmanlı Devleti’nin son yıllarına Jön Türkler ve sonrasında İttihat ve Terakki Partisi damga vurdu. Hatta Cumhuriyet döneminin daha büyük bir enkaz devralmasına engel olan da İttihatçı tarım ve enflasyon politikalarıdır. 1. Dünya Savaşı döneminde İttihat ve Terakki Partisi ve tarım politikaları önemli bir öneme sahiptir. Savaş yıllarında Osmanlı’da kıtlık yaşanması ihtimaline karşı önlemler alındı. Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa gibi partinin önemli isimleri tarım konusunda hemfikir oldular. Köylünün tarımda ödediği vergi ve el koyma gibi politikalar bir kenara bırakıldı. Savaş döneminde üretimi teşvik için Ziraat Bankası köylüye destek oldu. Daha da önemlisi Çiftçiler Derneği kuruldu ve tarımda vergi düşürülerek üretim teşvik edildi.

Jön Türkler ve sonraki süreçte İttihatçılar 1. Dünya Savaşı’na Osmanlı Devleti’nde reform konusunda cesur davrandı. İttihat ve Terakki Partisi ve tarım politikaları, Osmanlı’da savaş yıllarında tarım ekonomisinin canlı kalabilmesini sağladı. 1. Dünya Savaşı yıllarında Anadolu vilayetleri tarım nedeni ile önemli kazançlar elde etti. Cihan Harbi öncesinde Anadolu’da köylüler büyük ekonomik ve üretimsel sorunlar yaşıyordu. Tarım ürünlerinde yüksek vergi, tefeciler, komisyoncular ve mahsüle en konulması, Anadolu şehirlerinde üretim kapasitesinin altında kalınmasına neden oluyordu. Ancak Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa yönetimindeki İttihat ve Terakki Partisi savaş dönemi için tarım politikalarını değiştirerek hazırlık yaptı. 1914 yılından itibaren Ziraat Bankası daha işlevsel hale geldi. Aynı sene Çiftçiler Derneği’nin kurulmasıyla birlikte çiftçinin sorunlarına ciddi çözümler arandı ve tarımda komisyoncuların ve tefecilerin çiftçileri sömürmesinin önüne geçilmeye çalışıldı. Ayrıca enflasyonist ekonomi politikası izlenerek çiftçinin gelirinin artmasını sağlayarak köylünün sırtındaki yükü kaldırmayı amaçladı. Nitekim bu çabalar sonuç da verdi.

Osmanlı Devleti’nde İttihatçılar

İttihat ve Terakki Partisi ve Çiftçiler Derneği

1914 yılında İttihatçı yöneticilerin öncülüğü ile kurulan Çiftçiler Derneği, 1. Dünya Savaşı’nda tarım politikaları hakkında önemli bir ipucu veriyor. Enflasyonist ekonomi politikaları ve tarım üretimine teşvik, savaş dönemi tarım politikalarının sonucudur. 1914 yılında İttihat ve Terakki Partisi’nin Antalya Mebusu Hamdullah Emin Paşa önderliğinde Çiftçiler Derneği kuruldu. Talat Paşa ise fahri Başkan ilan edildi. İkinci Fahri Başkan ise Ticaret ve Ziraat Nazırı Ahmed Nesimi Bey oldu. Mehmet Emin Paşa, Katib-i Umumi Abdullah Emin Bey, Veznedar Hasan Rıza Bey, Müdür-ü Mes’ul Dava Vekili Celal Derviş Bey gibi önemli isimler derneğin üyeleri ve yöneticileriydi.

İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki

Çiftçiler Derneği, çiftçilere dağıtılması için tarımsal üretim için pratik bilgileri içeren Çiftçiler Derneği Mecmuası‘nı yayınladı. Yayınlanan bu mecmua, köylülere ücretsiz dağıtıldı. Çiftçilerin sorunlarını çözmeye yönelik kurulan bu derneğin siyasi bir ağırlığı da vardı. Dernek üyeleri ele alındığında da net bir şekilde anlaşılabiliyor. Duayen gazeteci Yunus Nadi Bey de 1916 seçimleri ile derneğin ikinci başkanlığına getirildi. Aynı dönemde Yunus Nadi Bey Aydın mebusuydu ve Tanin Gazetesi‘nin başyazarı olarak görev yapıyordu. Çiftçiler Derneği, İttihat ve Terakki Partisi’nin kapatılması sonrasında Balkan devletlerindeki emsallerinde olduğu gibi bir dönüşüm yaşadı. Dernek lağvedilerek siyasi parti olarak yeniden inşa edildi.

Türk Yahudiliği ve Kemalizm

Tekalif-i harbiye ve tarım

Dünya Savaşı’na dek Osmanlı’da savaş dönemlerinde tarım ürünlerine devlet el koyuyordu. Tekalif-i harbiye kanunu ile tarım ürünlerine el konuluyordu. Bu politika ise savaşın rutinleştiği bir dönemde kırsalda üretim motivasyonunu düşürüyordu. Kırsalda toprak sahipleri zarar etmemek için zaman zaman toprağı boş bırakmayı tercih ediyordu. Aksi halde, mahsüle devlet tarafından alıkonulacağı için iflasa neden olabiliyordu. Köylünün ürününü el koymak bir yana, İttihatçı tarım politikasında mahsüle değerinden fazla ücret ödenerek üretim teşvik edildi.

İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki

Anadolu köylüsü ise partinin tarım politikalarına kayıtsız kalmadı. Anadolu’da tarım üretiminde önemli bir artış yaşandı. Kırsalda tarımsal üretim motivasyonunu arttırma hedefi kısa bir sürede amacına ulaştı. Savaş yıllarında çiftçiler önemli servetler edindi. Anadolu zenginlerinin oluşmasında İttihatçı tarım politikaları ve Çukurova’da Almanya’nın tarım yatırımları önemli bir pay sahibi oldu.

Hegemonya ve sömürgecilik üzerine

Anadolu köylüsü ve zenginleşme hikayesi

Anadolu’da tarım üretiminin ve ürünlerin fiyatının artması, Anadolu çiftçilerinin ihya olmasını sağladı. Anadolu şehirlerinden büyük kentlere tarım sevkiyatı yapıldı. Savaş yıllarında İktisadiyat Mecmuası‘nda bir haberde “köylü mahsulünü ahval-i adiyeden sekiz on misli fiyatla satabildiğini görüyor ve bu fırsattan istifade için çoluk çocuğuyla beraber kuvvetini toprağa sarf ediyor” deniyordu.

İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki

Özellikle Ege’de tarım kooperatifçiliğinin gelişmesi, ileriki süreçte Türkiye’de siyasi örgütlenme geleneğinin gelişmesinde de önemli bir pay sahibi oldu. Basit bir örnek vermek gerekir ise Adnan Menderes ve ailesi Aydın’da zenginleşebildiyse İttihatçı politikalar sayesinde oldu. Menderes’in yaşadığı Aydın‘da bu geleneğin oluşmasında kooperatifçilik önemli bir pay sahibi oldu.

Savaş yıllarında ülke ekonomisinin dışa kapalı bir hal alması nedeniyle Anadolu köylüsü için önemli bir fırsat doğdu. Osmanlı’da kırsal kesimde zenginleşmenin önemli bir nedeni olarak 1. Dünya Savaşı gösterilebilir. Özellikle o dönemde izlenen enflasyonist ekonomi politikaları, tarım politikaları ile uyum içerisinde uygulandı. Geçmişte borçlar nedeni ile mahsulünü tefeciye ve komisyoncuya kaptıran çiftçiler, İttihatçıların yeni tarım politikaları sayesinde iktisadi bir güven dönemi yaşadı.

Pablo Escobar ve Kolombiya

Osmanlı Devleti’nde kadın iş gücü

İttihat ve Terakki Partisi’nin üretim kapasitesini arttırmaya yönelik politikaları sonuç verdi. Üretim arttırıldı ama üretimin devam edebilmesi için iş gücüne ihtiyaç vardı. 1. Dünya Savaşı’nda erkeklerin askere alınması nedeni ile iş gücünde önemli bir kayıp yaşandı. Üretimin devam edebilmesi için 1. Dünya Savaşı boyunca kadının sosyolojik açıdan konumu önemli bir değişim yaşadı. Kadının iş gücü olarak tanımlanması, İttihat ve Terakki Partisi döneminde yaşandı.

İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki

Birinci Dünya Savaşı, topyekün bir savaş olarak ele alındı. Anadolu’da beşeri sermaye eksikliğini kapatabilmek için Osmanlı ekonomisinde kadının konumu yeniden ele alındı. Osmanlı kadını kavramı, bu dönemde ortaya çıktı. Savaş döneminde cephe gerisinde hizmet verdiği gibi, tarımda da kadın önemli bir beşeri sermaye olarak algılandı.

Savaş tüm şiddeti ile devam ettikçe cepheye giden erkek sayısı artış gösterdi. Bu nedenle, ülkede tarımda kadının yer alması, her geçen gün artış gösterdi. Osmanlı’da kadın iş yaşamına çekilerek iş hayatında kadının yeri ilk defa bu kadar ileri boyutlara ulaştı. Savaş döneminde Enver Paşa tarafından kurulan Osmanlı Kadınları Çalıştırma Cemiyet-i İslamiyesi, kadınların iş yaşamına dahil edilmesi vazifesini üstlendi. Devletin kurumsal olarak kadının iş hayatında kendine yer edinebilmesi için çalışmalar yürütmesi, Türk toplumunda kadının rolünün yeniden konumlandırılması için önemli bir adım oldu.

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çekebilecek yazılar:

Sosyal demokrasi ve Türkiye

Sosyal liberalizm ve Sosyal Darwinizm mücadelesi

Minnoş güçlüler

Recep ile Nadan