İttihat ateşi

İttihat ateşi

Mehmet Başkan‘ın kaleme aldığı İttihat Ateşi öykü dizisinin ilk bölümüdür. Tarih ile günümüzü buluşturan öykü, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyıl politikalarına damgasını vuran İttihat ve Terakki‘nin günümüzde yeniden ihya edilmesi üzerine bir kurgudur.

İttihat Ateşi

Sanatın ve sanatçının kıymet görmediği günlerde küçük de olsa bir toplumsal taban sanat ile içli dışlı bir yaşam sürüyor. Yurdun dört bir yanında kültürel motifler tahrip edilirken yeterli direnç gösterilemiyor. Sosyal bilimler üzerine uzmanlaşan entellektüel kesimin yoksulluk ve işsizlik ile mücadelesi, kültür ve sanatın kalkanlarını zayıflatıyor. Bir süredir işsizlik ile zora düşen Niyazi de yurtta yaşanan vahim hadiseler ile ilgilenmeye imkan bulamayan yurttaşlardan birisidir.

Mülkiye mezunu olan Niyazi, bir süredir asgari ücretin biraz üzerinde maaş veren bir iş bulmakta dahi zorlanıyor. Devletin köşe başlarının liyakattan uzak kimseler tarafından tutulması, kamuda yeterli donanımda neferlerin görevini icra etmesine engel oluyor. Niyazi’nin Kabataş’tan sıra arkadaşı ve Ankara’da sırdaşı olan Mustafa da kısa bir süre evvel işsizlik ile tanıştı. Henüz 30 yaşına yeni giren iki genç, birbirlerinin kurtarıcısı olmaya çalışıyor. İhtiyaç hiyerarşisine göre harcama öncelikleri oluşturuyorlar. Neredeyse ortak bir bütçe oluşturdular.

Papin Deneyi ve İfade Ettiği Sosyal Olgu

Sanat galerisi ve tarih sohbeti

Niyazi’nin umutsuzluğa düştüğü bir günde Mustafa sanat galerisine gitmeyi teklif etti. Cuma akşamı Orhan, Kemal ve Enver’in mesai çıkışında buluşacak ve Türk tarihi sohbeti yapacaklar. Onların da uygun olduğunu duyan Niyazi, Selim, Kemal ve Cemal’i de çağırdı. Sekiz kişilik bu ekip, Ankara günleri boyunca bir an olsun birbirini terk etmedi. Sekiz kişiden oluşan bu ekip, öğrencilik yıllarında kulüp faaliyetleri ile mental ve entellektüel açıdan kendilerini ileriye götürmeyi başardı. Mustafa Kemal, Ziya Gökalp, Namık Kemal ve Yakup Cemil’in kahramanlık hikayeleri veya düşünsel çalışmaları ile haşır neşir oldu. Bu gençlerin en önemli ortak noktaları vatanperver olmaları idi.

Sekiz genç de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne hayran olmasına rağmen  vatan uğruna İttihatçılığı devletten silen ve mücadele eden Mustafa Kemal’e hayrandı. Söz konusu egemenlik ve aydınlanma ise eski emektarlar olan İttihatçı kesim dahi silinip atılabilirdi. Ulus çıkarları gereği İttihat ve Terakki’nin lağvedilmesi ve tasfiyesi gerekiyor ise zerre şüphe duymadan bu karar olumlu karşılanabilirdi. Nitekim sekiz genç de bu duruma aynı tepkiyi veriyor.

Sarıkamış hezimeti nedeni ile Enver Paşa’yı hatalı bulduğu ile Orhan sohbeti başlattı. Yeniden kıyasıya tartışmaya giriştiler. Cemal, dönemin Rus generali Maslovski’nin Türk ordusu, Enver Paşa’nın emirleri doğrultusunda hareket etseydi Sarıkamış düşerdi diye açıklama yaptığını hatırlattı. Enver Paşa’nın komutları yerine getirilseydi Azerbaycan’a ve doğal kaynaklara ulaşılacağını belirtti. 10. Kolordu Komutanı Hafız Hakkı Paşa‘nın komutları yerine getirmemesi, planların gerçekleşmesinin önüne geçti. Ancak yeni kurulan ülkede ulusal çıkarlar için İttihatçı Enver Paşa’nın sorumlu tutulması gerekiyordu. Sonuç olarak bu şekilde de yapıldı. Niyazi’nin bu sözlerine Orhan homurdansa da söylenmek isteneni gayet iyi anladı.

Aynanın İçinden satranç Motifi

Hırsızlık ve yolsuzluk ayıptır

Kemal’in evinde gerçekleştirilen tarih toplantısı, bir kez daha sekiz dostu da tatmin ederek bitti. Orhan, Kemal’in evinde uyumaya karar verdi. Niyazi ise Mustafa’nın evine gitti. Mustafa ve Niyazi gece boyunca sonuçsuz kalan iş görüşmelerinden dem vurdu. Mustafa’nın çalıştığı kurumun kapatılması, hem Mustafa hem Niyazi’yi etkiledi. İki dost, bir kaç aydır Mustafa’nın maaşı ve Niyazi’nin işsizlik maaşı ile geçiniyordu. Şimdi ise elde sadece iki işsizlik maaşı kaldı. En kısa sürede en az birinin iş bulması gerekiyor. Niyazi, mülkiyeli olmalarını bir kenara bırakıp garsonluk yapmayı teklif etti. En azından işsiz kaldıkları bu süreçte borç batağına saplanmayacaklardı. Kitap, dergi, nargile ve makarna dışında giderlerinin olmaması, süreci borçsuz atlatmalarını sağlayabilirdi. Niyazi’nin garsonluk önerisi, Mustafa için de makul karşılandı. Çalışmak ayıp değil, hırsızlık ve yolsuzluk ayıptır.

2. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Kirli Melek

Yi ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi

Recep ile Nadan

Kurtuluş

Zamana yolculuk

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile

Benim Öyküm

Haziran