İttihat Ateşi

İttihat Ateşi 5. bölüm

Mehmet Başkan‘ın yazdığı İttihat Ateşi öykü dizisinin 5. bölümüdür. İttihat ve Terakki Cemiyeti‘nin yeniden harekete geçtiği bir serüveni anlayan öyküyü kavrayabilmek için İttihat Ateşi öykü dizisinin önceki 4 bölümü de okumanızı tavsiye ederiz.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

İttihat Ateşi

Yirmi milyon insanın yaşadığı bir kentte güvenli hissetmek zordur. Nitekim sekiz genç de bu kaygıyı hissedenler arasında yer alıyor. Şuur sorunu olan insanların her geçen gün hadsizleşmesi ile beklenmedik tehditler artmaya başladı. Enver bu konuda daha rahat davransa da, Niyazi için durum hiç de olağan değil. Bu konu için Niyazi, “örgütlenmiş cehalet ile mücadelede ittihatlı davranmakta fayda var” diyor. Keyifli geçen eski İstanbul gezisi, Süleymaniye Cami’sinde kılınan yatsı namazı ile sona erdi. Gecenin sonunda yorgunluk yüzlerinden okunuyordu. Sekiz arkadaş da bir an önce kendisini yatağa atmak için sabırsızlanıyordu. Haz alınarak geçen günlerin yorgunluğu dahi tatlı olur. Bundandır ki hiçbiri yüzü asık bir şekilde yorgunluğunu hissettirmedi.

Koğuş kalk

Her sabah 7’de kalkan gençler, bu defa 10’a doğru uykudan uyanabildi. Evvelki gün eski İstanbul’da adım atmadık yer bırakmayınca yorgunluk ağır bastı ve uyanamadılar. Önceki gün kalkıp kahvaltıyı hazırlayan Enver dahi uykuya düşmüştü ve uyanamamıştı. Selim günün ilk uyanan ismi oldu. Uyanır uyanmaz evin içinde “koğuş kalk” diye bağırmaya başladı. Çocukken Tayyar eniştesi o şekilde bağırarak uyandırır ve gülermiş. O zamanlar Enver ve hala çocukları küçükmüş gülerek karşılıyorlarmış. 30 yaşında adamları o şekilde uyandırınca aynı tepki olmayabilir. Orhan, “bir sabah da güzel bir kadının güzel sesi ile uyandırılalım” diyerek güldü. Mustafa bu muhabbetin ortasındayken çalan telefon ile irkildi. Tanımadığı bir numara görünce heyecanlandı. İş arama sürecindeki her insan gibi o da belki bir iş görüşmesidir diye heyecanlandı.

– Merhaba

– Ben Birgören Holding İnsan Kaynakları Sorumlusu Pınar Akpınar, firmamıza yapmış olduğunuz başvuru incelendi. Yarın görüşmeye gelebilir misiniz?

– Elbette, isterseniz daha erken de gelebilirim. Bugün de müsaitim.

– Pekala, İnsan Kaynakları Müdürü Selcan Hanım’ın programına bakıyorum şimdi.

– Teşekkürler, bekliyorum.

– Selcan Hanım’ın programında 15:00 uygun görünüyor. Sizin için uygun mudur?

– Elbette. Teşekkür ederim.

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörlük

İşsizler kervanı

Mustafa gelen iş telefonu sonrasında keyifle kahvaltı masasına oturdu. Niyazi, “hayırdır Mustafa? Gelen telefonla güzel bir haber aldın herhalde” dedi. Enver, “haberler iyi herhalde, İttihat Ateşi artık kendisini göstermeye başladı” diyerek gülümsedi. Mustafa’nın gözlerinin içi gülmeye başladı. İşsizler kervanında uzun süre kalmayacak ve yeniden geçim sıkıntısını aza indirerek yaşamına devam edebilecek.

Mustafa kahvaltıdan kalkar kalkmaz iş görüşmesi için hazırlıklara başladı. İlk an afallamamak için Enver ile evde İngilizce konuşmaya başladı. Enver, İngilizce seviyesi olarak grubun en iyisi idi. Bu nedenle, grupta herhangi bir çeviri işi olan kontrol amacı ile Enver’in kapısını çalardı. Enver, İngilizce öğretmeni olan arkadaşı Murat’ın bir anısını anlatmaya başladı. Bir sınavda 5 senedir İngilizce gören öğrencisinin sayıları dahi bilmemesini sınav kağıdı üzerinden kendisine gösterdiği günü anlattı. Kısa bir İngilizce pratiğinin ardından Mustafa giyinmeye başladı. Mustafa üzerini giyinirken Niyazi, eğitimin ailede başladığını ve temelin ailede atıldığını söyledi.

Abdülhamit’e kadar Osmanlı Sultanları

Öğretmen otoritesinin sarsılması

Okullarda on binlerce tüm enerjisini öğrencileri için harcayan öğretmenler varken öğrencilerin bir türlü istenilen seviyeye gelmemesi neden olabilir? İşte bu soru senelerdir Niyazi’nin üzerinde senelerdir düşündüğü bu sorunun yanıtı, senelerce bulunamadı. En sonunda ise Niyazi, sorunun aile temelli olduğu konusunda karar kıldı. Okullarda şiddeti bitirmek ile öğretmenin otoritesini yok etmenin aynı olarak görüldüğü eğitim sisteminde öğrencinin öğretmeninin otoritesini kabul etmesi imkansız bir seçenek olarak görülmeli. Enver eğitim konusunu uzatmadan araya girdi.

– Yeter, Mustafa bugün iş görüşmesine gidecek. Ruh halini karamsarlığa mahkum etmeyelim bu konular ile. Güzel bir gün olacak…

Her dört gençten birinin işsiz olduğu bir ülkede iş bulabilme ihtimali, gençler için mutluluğun anahtarı olarak görülmeye başladı. Gençler için iş bulmak, mucize olarak görülüyor. Bir kişinin alınacağı bir pozisyon için binlerce başvurunun olması, durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı en az üç çocuk isterken, gençler için aile kurabilmek çok zor bir hayal halini aldı. İşsizlik ile mücadele eden gençler düzen kurabilmek ve aile kurabilmek için uygun fırsatları yakalamaya çalışıyor. İş sahibi iki kişinin uyuşması ve evlenmesi, dörtte birinin işsiz olduğu bir genç nüfusta, pek de yüksek bir ihtimal değil.

Çaldıran Savaşı önemi ve sonuçları

Bir bağırma sesi duyuldu

Mustafa görüşmeye gitmek için artık kendisini hazır hissetmeye başladı. Evden çıkmadan evvel arkadaşları ile vedalaştı ve görüşme sonrasında haberdar edeceğini söyledi. “Bana şans dileyin, hepinizi seviyorum, görüşmek üzere.” diyerek Mustafa evden çıktı. Ayakkabılarını temizledikten sonra giydi ve iş görüşmesi için evden çıktı. Mustafa apartmandan çıktıktan kısa bir süre sonra bir bağırma sesi duyuldu. Mustafa’nın tüm arkadaşları dışarıya koştu, Mustafa’nın vurulduğunu ve kanlar içerisinde yerde yattığını gördüler.

– Sizi seviyorum, kendinize iyi bakın!

– Henüz veda yok Mustafa’m! Yola yeni çıktık!

6. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken öyküler:

Haziran

Kirli Melek

Zamana yolculuk

Recep ile Nadan

Rahip

Yi ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile

Gün Karanlık

Benim Hikayem Biterken Başladı