Edebiyat dergisi ve ticari kaygı

edebiyat dergisi

edebiyat dergisi

Edebiyat dergisi çıkarmak, birçok edebiyatçının hayalleri arasındadır. Değişen dünya düzeninde imkanlar ve yöntemler büyük bir değişim yaşadı. Edebiyat dergileri, patronlarının kaygıları ile hareket etmek zorunda. Bu kaygı birçok dergide görülebiliyor. Ancak Kafa Dergisi ve ekibini bu söylenenlerden ayrı tutuyorum. Kafa Dergisi, içerisinde yer aldığım bir edebiyat projesiydi. Kafa Dergisi’nin imtiyaz sahibi Candaş Tolga Işık, çalışanlarına hiçbir ticari kaygı veya dayatma ile mücadele etme ihtiyacı hissettirmiyor. Ancak diğer edebiyat dergilerinin birçoğu için benzer cümleleri söyleyemem. Dergilerin içerikleri incelendiğinde ticari kaygıları hissedilebiliyor. Edebiyat dergisi hazırlama, bir şirketin pazarlama aracı haline dönmüş durumda. Edebiyat dergisi hazırlama, birçok sermaye sahibi için kolay bir iş olarak görülüyor. Ancak edebiyat gönül işi olarak görülmelidir. Edebiyat dergisi yayınları birçok açıdan ticari kaygılar barındırıyor.

Ne yazık ki edebiyat yaptığını iddia eden dergiler, ticari kaygılar ile hareket eden kuruluşlar halini aldı. Edebiyat dünyasında yükselen popülizm ve çoğunluğa hitap etme kaygısı, sanatın projenin dışında kalmasına neden oluyor. Edebiyat dergisi hazırlama, sanata katkıdan ziyade daha fazla tiraj elde etme gayesiyle yapılıyor. Sanat, gönül işidir. Sanat ile ilgilenmek, maddi kaygıları bir kenara bırakabilmektir. Sanat vesilesi ile büyük paralar da kazanılabilir ama denk gelirse kazanılabilir. Daha fazla para kazanmak için popülizme bulaşmak, sanata ihanettir. Birçok dergi için bu durum geçerli. Ancak Kafa Dergisi için aynı sözler söylenemez. Kafa Dergisi İmtiyaz Sahibi Candaş Tolga Işık, Kafa Dergisi’ni ticari kaygılar ile ayakta tutmuyor. Başarılı bir iş ortaya koyduğu için belki para da kazanabilir ilerleyen zamanlarda. Ancak Kafa Dergisi’nin kaygısı ekonomik değil. Aksine Kafa Dergisi, ortaya nitelikli eser verebilmeyi amaçlıyor. Mert Çanga ve Kafa Dergisi’nin kahraman çalışanları, Kafa Dergisi için gecesini ve gündüzünü ortaya koyuyor.

Edebiyat dergisi

Birçok dergide ekonomik kaygılardan bahsedip örnek vermemek uygun düşmez. Dergileri takip edenler hangi dergiler olduğunu tahmin edebilir. Azer Bülbül’ü derginin kapağı yaptıktan sonra kadına şiddeti vurgulayan bir kapak ile okuyucu karşısına çıkmak riyakarlık ve okuyucu ile alay etmektir. 2012 yılında vefat eden Azer Bülbül’ü hataları ile kabul etmek gerekir. Ancak Azer Bülbül’ü dergide kapak yapmak, kadına şiddet sorununu yok saymaktır. Peki Azer Bülbül’ü dergide kapak yapan dergi sonraki sayılarda kadın hakları vurgulu kapağı hazırlarken hiç şüphe yaşamadı mı? Buna benzer hareketler, dergicilik sektöründe ticari kaygı nedeni ile yaşanıyor. Edebiyat dünyasında Kafa Dergisi gibi sanatsal duruş sergileyemeyen ve insanlara dokunmayı başaramayan dergilere karşı sert bir duruş sergilenmesi gerekiyor.

Dünyada bilgiye ulaşma konusunda önemli bir yol kat edildi. Kafa Dergisi dışında geniş kitlelere hitap eden dergilerde mevcut. Ancak değişen dünya düzeninde ayakta kalabilmeleri mümkün değildir. Popülizm ile bir süre için edebiyattan para kazanılabilir ama uzun vadede devamlılığı olmaz. Varlık Dergisi‘ni ayakta tutan unsur, popülizm zehri ile tanışmaması olmuştur.

Edebiyat dergilerinde popülizm

Günümüzde okuma alışkanlığının kağıt yerine elektronik ekrana doğru dönmesi, dergiciliği de etkiliyor. Kafa Dergisi gibi işini özenle yapan dergiler, yayın hayatına devam etmeli ve okuyucu olarak hepimiz destek olmalıyız. Ancak yeni düzende nostalji amacı ile popülizm yapan dergilere karşı bir duruş sergilenmesi gerekiyor. Oysa o dergiler geniş kitlelere de ulaşamıyor. Örnek vermek gerekir ise Herkes Dergisi, her ay 10 bin ve üzeri okuyucuya ulaşıyor. Para kazanabilmek için popülizm yapan birçok dergi ise bu rakamın üzerine çok zor çıkabiliyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, okuyucular metrobüste ayakta giderken telefonundan okuyabilmek istiyor. Şuan 10 bin ve üzeri okuyucuya ulaşabilen dergi sayısı edebiyat alanında çok az.

Sosyal dergi anlayışı

Basılan dergiler arasına 10 bin rakamına ulaşabilecek çok az dergi var. Kafa Dergisi dışında diğerlerinin ise her geçen gün aşağı gidebileceği söylenebilir. Peki bu dergiler popülizm yapmak dışında nerede hata yapıyor? Ekonomik zorlukların ön plana çıktığı bir dönemde, dergilere para ödeyecek imkanı olmayan birçok edebiyat tutkunu var. Belki ben veya bir başkası bu imkanı yaratabiliyor olabilir. Lakin ekonomik gücü olmadığı için dergilere ulaşamayan insanlar var. Parası olmayan okuyamayacak mı? İşte internet dergiciliği yani bizim söylemimiz ile sosyal dergi anlayışı, bu noktada devreye giriyor. Herkes Dergisi ve nicesi hiçbir ticari kaygı gütmeden yeni isimleri edebiyat dünyasına kazandırabilme mücadelesi veriyor. İlk günden bu yana hiçbir ticari kaygımız olmadı.

edebiyat dergisi

edebiyat dergisi

Sosyal dergi anlayışı, basım ve tanıtım maliyetini en aza indirerek parayı projenin dışında tutmaya çaba gösteriyor. Her ay düzenli dergi basabilme imkanına erişir isek yine maddi kaygımız olmayacak. Para kazanmak değil, nostalji amacı ile insanların evinde koleksiyon yapabilmesini amaçlayabiliriz. Bu noktada para konusunu da belirtmekte fayda var. Aynı yazılar internet üzerinden de ücretsiz okunabilecek. Elbette tüm bu söylediklerimiz basım maliyetleri finanse edilmesi halinde olabilir ki şuan böyle bir önceliğimiz yok. Herkes Dergisi’nin tanıtımını sosyal medya üzerinden gönüllü olarak okuyucular yapıyor. Herkes Dergisi’nin sosyal medya hesapları dışında hiçbir reklam yöntemi de yok. En iyi reklamın okuyucunun memnun kalması olduğu düşüncesine sahibiz.

Ücretsiz yazı yayınlayabilme imkanı varken parası olmayanın alamayacağı bir edebiyat anlayışını reddediyoruz. Ticari kaygının hakim olduğu sistemin kabul edilmesi, tüccar zihniyetidir. Sektörde bu zihniyette olmayan dergi konusunda Kafa Dergisi dışında örneği pek yok.

İlgi çekebilecek yazılar:

Recep ile Nadan

Dürdane Hanım roman tahlili

Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası – 2

Facebook üzerinden yazıları takip edebilirsiniz:

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası