Brezilya'da sömürgecilik

Brezilya’da sömürgecilik ile savaşa hazırlık süreci

Brezilya tarihinde en kritik dönemeçlerden birisi Brezilya bağımsızlık mücadelesi oldu. Sömürgecilik sistemine karşı Brezilya’da yaşayanların kandan daha fazlasına ihtiyacı vardı. Ortak bir gaye yaratılması ve ortak bir kimlik oluşturulması gerekiyordu. 1807 ve 1808 yıllarında Napolyon İberya’yı işgal ediyor. İberya’nın Fransız işgaline girmesi, Güney Amerika tarihini kökten değiştirecek siyasal ve sosyal değişimin fitilini ateşliyor. Brezilya tarihi bakımından İspanyol Amerikası ile ne gibi farklılıklar gösteriyor? Peki Brezilya ile İspanyol Amerikası arasında ne gibi farklar vardı? Brezilya Simon Bolivar gibi bir öndere ihtiyaç duydu mu?

Brezilya, sömürgeciliğin kimliği yok eden hegemonyası ile yüzlerce sene yaşadı. Farklı ten renginde milyonlarca insan sosyal statülerine ve sömürü düzenine isyan etti. Birçok kahraman ortaya çıktı. Güney Amerika‘nın tamamında bağımsızlık mücadelesini kazanabilmek için kandan daha fazlası gerekiyordu. Brezilya’da sömürgecilik ile mücadelede kimlik kavramı çok geç oluştu. Manevi ve kültürel bir ezilmişliği ruhunun derinliklerinde yaşayan milyonlarca insanı zafere inandırmak büyük bir başarı olacaktı. Tıpkı Mustafa Kemal‘in İsmet Paşa‘ya ilk zafer sonrası gönderdiği telgrafta olduğu gibi; “Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz”. Güney Amerika’da ezilen çoğunluk kesim, ortak bir amaç ve aidiyet yaratmak zorundaydı. İspanyol Amerikası’nda bunu Simon Bolivar başardı. Bolivya, Ekvador, Venezuela, Peru ve Kolombiya‘nın bağımsızlığı, Bolivar’ın ortak amaç ve aidiyet yaratabilmesi sayesinde yaşandı.Brezilya tarihi, Güney Amerika’da hanedanlık sistemine en sahipliği yapan ilginç bir gidişata sahiptir.

Hegemonya ve sömürgecilik üzerine

Brezilya’da sömürgecilik

Afrikalı köle, Portekiz kökenli toprak sahibi, mestizo ve yerlinin ortak bir noktada birleşerek Portekiz yönetimine karşı koyabilmesi çok zor. Birbirinden bu kadar farklı grupları aynı çatı altında toplamak büyük bir çaba gerektiriyor. Halka yeni bir ulus hayal ettirmek ve bu amaç uğruna toplamak çok zor bir ihtimaldi. Bu hayali canlı tutabilmek ve bu uğurda krala ihanet etmeyi, öldürmeyi ve ölmeyi kabul ettirmek gerekiyordu. Brezilya’da sömürgecilik karşısında durabilmek, İspanyol Amerikası‘nda olduğu gibi toplumsal bir altyapı sorunu yaşıyordu. Bağımsızlık savaşında yurtsever bir perspektif geliştirildi. Bu yurtseverlik vizyon Güney Amerika politikasında liberalizm ve milliyetçilik akımlarının toplumsal altyapı bulabilmesini sağladı.

Brezilya'da sömürgecilik

Brezilya’da sömürgecilik

1808’de Portekiz’in içinde bulunduğu kargaşa ve Napolyon’un Portekiz’in özgüvenini zedelemesi, Brezilya bağımsızlığı için bir fırsat yarattı. 1808 ve 1825 yılları arasındaki Portekiz’deki istikrarsızlık, Brezilya’daki sömürge yönetimini de etkiledi. Brezilya, diğer sömürgelerden daha farklı bir bağımsızlık istikameti izledi. Napolyon komutanlığında Fransız Devrimleri raydan çıktı ve saldırgan bir hal aldı. Napolyon, monarşi ile yönetilen ülkelerle savaşıyor ve halkın egemenliği fikrini yaymaya çalışıyordu.

Portekiz kraliyet ailesi kaçıyor

1807’de Napolyon’un orduları Lizbon’a girmeden önce Portekiz kraliyet ailesi, on binlerce aristokrat, hükümet yetkilileri ve hizmetkarlar yelkenlilere binerek Brezilya’ya kaçtı. Elbette kaçarken kraliyet ailesinin yanında Portekiz’in saray hazinesi de vardı. Portekiz’den kaçan kraliyet ailesinin gemisini İngiliz donanması yol boyunca korudu. Rio de Janeiro‘ya ulaşan gemilerdeki kraliyet ailesi, Napolyon korkusundan uzakta, can güvenliklerini sağlayarak hüküm sürmeyi planladılar.

Portekiz kraliyet ailesi, Portekiz’den Rio de Janeiro’ya kaçınca, kraliyetin merkezi bir süre için Brezilya oldu. Brezilya’da kısa süreli monarşi denemesinin kökeni de Napolyon’un Lizbon’u işgali oldu. Sömürgecilik dönemi boyunca İspanya sömürgelerine daha yakındı. Ancak 1808 ve sonrasında sistem tersine döndü. İspanya, İberya’nın iş meseleleri ile boğuşuyordu ve İspanyol Amerikası ile arasındaki mesafe artmıştı. Portekiz ise Napolyon’un işgali sonrasında Brezilya’ya yerleşerek, yeni kıtadaki siyasal meseleler ile daha fazla içli dışlı olmaya başladı.

1815 Waterloo Savaşı

Fransız komutan ve devlet adamı Napolyon’un orduları 1815 Waterloo Savaşı‘nda yenildi. Bu yenilgi ile birlikte, Napolyon lehine esen rüzgar tersine döndü. İberya’da ve tüm Avrupa’da siyasi dengeler değişti. Napolyon tehlikesinin geçmesine rağmen Portekiz kraliyet ailesi Portekiz’e dönme konusunda temkinli davrandı. Portekiz ile Brezilya arasındaki bağ, işgal döneminde Portekiz kraliyet ailesinin başı sıkıştığı için mecburen gelişti. Ancak ilişkilerin en kuvvetli olduğu dönem, aynı zamanda bağımsızlık ateşinin de yanmaya başladığı dönem oldu.

Brezilya'da sömürgecilik

Brezilya’da sömürgecilik

1815’te Portekiz için Brezilya’yı elde tutmak daha da zor bir hal aldı. Portekiz’de alınan karar ile, Brezilya artık ayrı bir kraliyet olacaktı. Portekiz halkı ve yönetimi için gurur kırıcı ve hayal kırıklığı yaratan bir gelişme oldu. Brezilya halkı için bağımsızlığa giden yolda son tutsaklık adımları oldu. Nativizm akımı ile yeni bir kimlik yaratıldığında, Brezilya ve diğer Güney Amerika ülkeleri için siyasal sistem büyük bir değişim yaşayacaktı.

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Anarşizm ve liberalizm farkları

John Stuart Mill ve liberalizm