Avrupa Birliği'nin askeri yapılanması

Avrupa Birliği’nin askeri yapılanmaya dönüşmesi

Avrupa Birliği’nin kuruluş aşaması

Avrupa Birliği, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kuruldu. Avrupa Birliği’nin sanayileşmesi ve kalkınması için hammadde ihtiyacı tedarik konusunda uzlaşı amacı ile temelleri atıldı. Ekonomik bir yapılanma olarak kurulan Avrupa Birliği, hammadde tedariği dışında savaştan yeni çıkmış olan Avrupa ülkelerinin ticari ilişkiler ile bağlarını kuvvetlendirmesini de amaçladı. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Paris Antlaşması ile yürürlülüğe girmiştir. 18 Nisan 1951 tarihinde temelleri atılan birlik, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Fransa, Batı Almanya ve İtalya tarafından kurulmuştur. Avrupa Birliği’nin kurulması konusunda Büyük Britanya baskı unsuru olmuştur. Ancak Büyük Britanya Avrupa Birliği’ne ilk aşamada dahil olmamıştır.

Avrupa Ekonomik Topluluğu, 25 Mart 1957 tarihinde Fransa, Batı Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda, ve Lüksemburg tarafından imzalanan Roma Anlaşması ile kurulmuştur. Hammadde ile başlayan Avrupa devletlerinin işbirliği, Roma Anlaşması ile birlikte ekonomik işbirliğine dönüşmüştür. Avrupa Birliği izlediği bu yollar sonucunda bugünkü halini almıştır. Avrupa Birliği’nin askeri bir kimliğe bürünmesi, yarım asırdan fazla süren bir karşılıklı güvenin oluşmasının ve coğrafi kaderin ürünü olacaktır.

Avrupa Birliği'nin askeri yapılanması

Avrupa Birliği’nin askeri yapılanmaya gitmesi, Almanya ve Fransa’nın önderliğinde gerçekleşecektir.

Avrupa Birliği’nin siyasi organizasyona dönüşümü

Avrupa Birliği, 1992’de bugünkü siyasi yapılanmasına dönüştü. Para birliğinin de ötesinde kültürel yakınlaşma ve Avrupa standartlarını oluşturma yoluna gidilmiştir. Avrupa Birliği ülkeleri askeri açıdan dünya siyasetinde aktif yer almaktan ziyade Amerika Birleşik Devletleri ile işbirliği ve koalisyonu tercih etti. Avrupa Birliği ülkelerinin askeri harcamaları bu nedenle asgari seviyede tutuldu. Ancak Donald Trump, henüz ABD Başkanı olmadan evvel NATO’nun işlevi hakkında büyük bir değişimi işaret etti. NATO’nun yükünü yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nin kaldırmayacağını, Avrupa Birliği ülkelerinin de NATO’da hem ordu, hem para konusunda daha aktif olması gerektiğini vurguladı. Gerçekleşmemesi durumunda NATO’nun dağılma ihtimali dahi tehdit olarak masaya konuldu. Avrupa ülkelerinin güvenliğinin sağlanması konusunda Avrupa devletlerinin askeri harcamalarını arttırması talep edildi. Avrupa Birliği’nde Brexit sonrasında yeni bir güç dengesinin oluşması bekleniyordu. Nitekim Avrupa Birliği’nde Fransa ve özellikle Almanya’nın ağırlığı arttı. Almanya, ABD’nin AB’ye karşı tutumuna karşı hayal kırıklığını belirten açıklamalar ile AB’nin geleceğini dile getirdi.

Avrupa Birliği'nin askeri yapılanması

Avrupa Birliği’nin askeri organizasyona dönüşümü

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa ülkelerinin kendi geleceğini tayin etmesi gerektiğini vurgulaması ile ABD’den kopuşun sinyallerini verdi. Avrupa ülkelerinde artan terör eylemleri ve mülteci sorunu, Avrupa Birliği ülkelerine AB’yi yeniden şekillendirme seçeneğini ortaya çıkartacak. NATO benzeri bir Avrupa Güvenlik Organizasyonu’nun kurulması ve Avrupa Birliği’nin askeri kanadı olarak çalışmasına gidebilecek bir yola girildi. Avrupa Birliği, özellikle İran, Rusya, Çin ve Hindistan ile ilişkileri geliştirerek okyanus ötesine alternatif yaratabilme girişiminde bulunabilir. Almanya’nın Ürdün ile askeri işbirliği, Avrupa’nın askeri yol haritası için önemli bir mesaj içeriyor. Brexit sonrasında AB’nin dağılma ihtimali hem Avrupa ülkelerinde hem diğer ülkelerde konuşulsa da, Avrupa Birliği yeniden yapılanarak yoluna devam edebilir. AB’nin dağılmasından ziyade yeniden yapılanması gündeme gelebilir. ABD’nin Almanya ve İngiltere’ye karşı tutumu nedeni ile Avrupa ülkeleri için ABD artık güvenilecek bir müttefik olarak kalmayacaktır. Güçlü ekonomik bağların olduğu bir müttefik olarak varlığını sürdürebilir. ABD, bundan sonra Avrupa Birliği için bir güvenlik unsuru olarak görülmeyecek.

Avrupa Birliği'nin askeri yapılanması

Avrupa Birliği’nin yeniden yapılanması

Avrupa Birliği siyasi yapılanmasında doyuma ulaşmasının sonrasında yeni bir sürece girmek zorunda kalacak. AB, organizasyonu daha da ileriye götürerek gelişimine devam etmek zorunda. Küresel güvenlik kaygılarının arttığı bir dönemde ABD ile sürtüşmelerin yaşanması, AB’yi yeniden yapılanmaya mecbur bırakacak. Güney Çin Denizi, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da yeniden güç dengelerinin dizayn edilecek olması nedeniyle Avrupa Birliği’nin askeri bir yapılanmaya girmesi zorunluluktur. Klişe söylem haline gelen 3. Dünya Savaşı söylentileri, küresel bir korku atmosferi yaratıyor. Uluslararası politikada Avrupa’nın geleceğini güvence altına alabilmesi için Avrupa ülkelerinin istemeyerek de olsa bir araya gelmesi tek seçenek olarak görünüyor. Avrupa’da mevcut devletler arasında sınır güvenliği gibi bir durum söz konusu olmadığı için askeri birliktelik herhangi bir iç tehdit unsuru içermiyor.

Avrupa’nın coğrafi kaderi

Orta Doğu’da Katar krizi, Güney Çin Denizi’nde egemenlik sorunu, Kuzey Afrika’daki istikrarsızlık, Ukrayna krizi ve Kuzey Kore krizi, Avrupa’da askeri yapılanmayı bir refleks olarak kabul etme gerenimini ortaya çıkardı. Avrupa Birliği’nin dağılması konuşulurken yeniden yapılanma ile Avrupa Birliği’nin birlikteliğini bir adım öteye taşıması, Avrupa için en önemli seçenek olarak görünüyor. Almanya ve Fransa önderliğinde Avrupa Birliği’nin askeri organizasyonu, Avrupa’nın coğrafi kaderi olarak önümüzdeki yıllarda ortaya çıkması söz konusu olacak.

Donald Trump dönemi

Yeni Orta Doğu’da bölgesel güç olmak

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası