benim hikayem

Benim Hikayem Biterken Başladı – 1

Herkes Dergisi yazarlarından Mediha Ünlü, Benim Hikayem Biterken Başladı öykü dizisi ile yeniden okuyucuları ile buluştu.

Benim Hikayem Biterken Başladı

Evet, hep böyle oldu.

50 yaşındayım ve ne zaman bitti dediysem vazgeçtiklerime sahip oldum. Umudumu kestiğim anda kesmemem gerektiğini öğrendim. Pes etmemem gerektiğini, inandığım doğrulardan vazgeçmemem gerektiğini öğrendim. Sevmeyi öğrendim, sahip olmayı öğrendim, hissettim ve yaşadım.

17 yaşının sonlarına doğru bir bahar sabahı annem beni köyün meydanındaki çeşmeden su getirmeye yollamıştı.

O gün yaşadıklarımı hiç unutamam. Unutamam… İnsan nasıl unutabilir ki aşık olduğu günü? Siyah şalvarımın üzerinde kırmızı ipek bluzum vardı. Açık gerdanımda nohut kolyem, siyahlı ve kırmızılı yazmamı boynuma attığımdan pek görünmüyordu. İki elimde kovalarla köy meydanına inmiştim. Herkes birbirini tanırdı bu küçük dağ köyünde. Zaten herkes birbirine akrabaydı. Dışarıdan kız alınıp verilmezdi. İç güveysi damat edinmekte huy edinilmediğinden bu köyde yabancı pek bulunmazdı. Sallana sallana geldiğim çeşme başında kovalarımın dolmasını bekliyordum. Kırmızı Willys marka bir araba durmuştu çeşmenin yanında. Tabii o zamanlar araba gördüğümüz mü vardı, sonradan öğrendim markasını da… Siyah saçları omzuna dökülen, beyaz gömlek, beyaz pantolon giymiş bir beyfendi inmişti içinden. Gözlerim kamaşmıştı, dışarıdan bakınca hali vakti yerinde birine benziyordu. Sol yüzük parmağında altın bir yüzüğü var, sol kolunda altın bir saati vardı. Boynunda ise ışıl ışıl parlayan bir künye. Ona öylece bakarken düşüncelere dalmış, suyun önüne dolması için koyduğum kovayı unutmuştum. Kova taşıyordu. Suyun şırıltısına kendime gelebildim ve kovaları aldığım gibi evin yolunu tuttum.

Kimdi bu adam, yabancı olamazdı ama kimdi?

Aradan 2 saat geçmeden gelen yabancının kim olduğunu öğrendim. Üvey halama gelen bir misafirmiş meğer. Halam da aslında pek üvey sayılmaz, çünkü bu köyde evlenilen kimse yabancı değil. Her ne kadar üvey hala desem bile öz dayımın karısıydı mesela, bir yerden sevmesem bir yerden yine karşıma çıkıyordu. Ayrıca benim çocukluk çağımda üvey de olunsa özde olunsa kimse birbirine kin beslemezdi. Bencillik yoktu sanırım. Evliliklerde böyle oluyordu. Kuzenler kuzenleri alır. Teyzemin kızı amcamın oğluyla evlidir mesela. Çaprazlama bir ilişki söz konusudur. İhanette söz konusu olmaz.

2. bölüm

Herkes Dergisi Facebook sayfasını takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Ruhumun keşfi

Sepya rengine dönen rengarenk anılarımız

Seni kaybetmeyi göze alamıyorum

Köy okulları yardım projesi

Öykü dizileri:

Kurtuluş 4. bölüm

Kirli Melek – 2

Recep ile Nadan – Bölüm 9

Zamana yolculuk