toprak ana

Toprak ana

Yazarımız Gamze Taşçı,” Toprak Ana” öykü dizisinin ilk bölümünü yayınlıyor. Toprak ana öykü dizisi, Herkes Dergisi’nde düzenli bir şekilde yayınlanacaktır.

TOPRAK ANA

Tamam demelerine alıştığım insanlardan, hayır kelimesini duymaktan çekindiğim günümdeyim yine… Uzakların evvel ki köyü,varla yok arası.Tadı damağım da kalan taze bahar,çatasım varsa da geçmişe, elimi kolumu düğüm ediyor yaşadığım zelzele. İçimi titretiyor ,bilmediğim din,dil,ırk. Evvel ki şeyler gele dursun, yine de evren diyor kendim.” Cesur musun “deseler,”sen benim ne olduğumu boş ver, cesurdan haber et “diyecekken, içimde onlarca insanın suskunluğunu yuttuğumu hissettim o an.

-Kapat artık Halis!

Bu yakınma içimden geliyor olmamalı, dedim kendime, gerçekten de yan komşu Nermin ablanın akşam 7.30 senfonisiymiş.
Bildiğimiz bestelere benzemez ,içinde halis amcanın yaşadığı içsel çöküntü yoğunluktadır. Fakat nermin abla ,halis amcayı çok sevecek olmalı ki, akşam 7.30 dan sonra Halis amcayı o çok sevdiği dükkanında bulamayız.

-İyi akşamlar !Halis Amca. Ben de eve geçerken bir salkım üzüm alayım dedim, annem sever.

Tazesinden aldım salkımı. Ah! Bir acıktım, döktürmüştür soframın baharı yine. Yürürken eve doğru, Yavuzu görür oldum uzaktan. Soluk almaksızın yanıma geldi bizim çocuk;

-Şener abi!
Hoop! Yavaş yavaş .
-Şener abi!

Yavuz söyle.
O an, Yavuz’un göz bebeğinde; dünyanın karasını gördüm.
-Annen…
Evet! Yavuz?
-Efruze teyze ,sizin gecekondu da bahçeye çiçek ekecekken…
-E hava da sıcak
Yavuz söylesene!
-Kalbi yenilmiş oracıkta.Onu kaybettik.
Sızımı, göğsümde hissettim…
Yavuz’u orada bırakıp bizim gecekonduya koştum.
Mahalleli kimsesizliğimi kutlayacak olmalı, kalabalık içimde bağdaş kurdu.
-Anne…Anne ! Diye koştum acımın üstüne.
Gördüm ki; soframın  baharı,yenilmiş.
Çoktan kopmuş çiçek dalından… Kendimi attım merdivenin kıyısına.
Üzümler ne olacak? Bu kadar zamansız mısın ölüm? İşini bu kadar önemser miydin?
-Önemser, Şener!
Halis Amca ne zamandan beri buradasın?
-Terk edilişini hissettiğim andan beri.
Neden dedim.

-Nedeni yok, dedi.
Zamansız geldi dedim.
-Ne o ! Şener bilseydin hazırlık mı yapacaktın?
Haberin yokken gelen
Ateş etmeden vuran,
Seni bile senden koparandır.
“Ölüm” !
Ne olacak şimdi?
-Kalkacaksın!
Değneğim gitti.

GEL ZAMAN GİT ZAMAN

İleri doğru adım atmaya başladığın her an dengeyi kendinde bulacaksın evlat!
Halis amcayı dinledim.

İleriye doğru çevirdim topuğumu.
Acım mı?
Acımı da  topuğuma bağlamayı öğretti ilerisi.
İç çektim soframın baharına.

Bilirdim ! Olsaydı  yüreğinden eksiltir yükümü almayı da  bilirdi eskimiş topuğumdan.
Evi toparladım,yani toparlamaya çalıştım.
Birşeyi kaldırmaya yetmedi gücüm.
-Kokusu !
İşte onu ordan alıp ,öteye itemedim.

Yapamazdım da zaten.
Gel zaman …Git zaman!
Karnım doyuyordu,yetmeye çalışıyordum da kendime.
Yalnızlık geceyi yaşatıyorsa da bana,
gündüzü görmeyi de, bilirdi gözlerim.
Denedim!
Uğruna annemi verdiğim çiçeklerden nefret etmeyi!
En çok zamansızı seven ,sonunda ağızlarda çürük ceviz tadı bırakan ölüme meydan okumayı!
Sonra …
Sonra! O zamanlar giydiğim kıştan kalma paltoyu ,çıkaramadım üzerimden.
Öyle ağır,öyle soğuk ,öyle eski!
E diyemezsin de ölüme al şu parayı ! Uzaklaş buradan birkaç yıl ,
Diyemezdim de zaten ..
Halis Amcanın yanındayım.
Saat akşam 8.00
Çok şaşırdım halâ açık dükkan.
Sessizlik koksada  ortalık,konuşmaktan çekinmedim.
Yarım saat geçmiş ,halis amca.
Kapatmazsan başlar bak yine bizim senfoni.
-Merak etme Şener!

-Nermin teyzen artık bağıramaz..
Yoksa memlekete mi gitti? Halis amca.
-Memleket midir bilinmez ! Dedi.
Yahu ne diyorsun !Halis Amca ?
-Nermin teyzen yok artık !Şener dedi.
”Hani bazen onlarca şeyi anlamayan sen,biranda anlamak istemediğin şeyin uzmanı olursun ya!
O an tüm kötü hissedişlerin uzmanıydım ben..”
Halis Amca ,neden haberim olmadı şimdiye kadar !
Dedim.
-”Benim haberim olsaydı ,5.00 de kapatırdım dükkanı ”dedi.
55 e sırt dayayan halis amcanın gözüde gönlüde 51 deki nerminindeydi.
Göğsü hala diksede ruhu kendinden ödün vermiş gözüküyordu.
Ne söyleyeceğimi bulamadım kendimde ,
İzledim ..
Feryadın, bedenle kavga edişlerini!
Sızının çığlıklarını izledim…
Birden,
-”Herkesin yaşamaktan korktuğu hissi yaşadığım için mutluyum”Dedi.
Anlamak için çırpındım içimde ,anlayamadım..
Biraz sustuktan sonra ..
Neden Halis Amca? dedim
-”En azından Ölümün en çok sevdiği şeyi aldım elinden”dedi
Neyi? Dedim..
”Zamansızlığı” Şener ..
Artık acımın tarihi belli !. dedi.

HİÇ LİRA !

Biraz düşününce hakverdim,acı tohum atmış güzelim gönlüne.
Halis Amca !
Bilirim ,tarifi olmaz bu iç çekişlerinin. İleriyi görmek ,kendine değnek olmak senin elinde diyen sen değil miydin!
Kasadan ne bulduysan al toprağa öde desem kaç lira eder! Dedim.
”Hiç lira eder evlat,Hiç lira .. ”
-Belki yine 7:30 der benimki belli mi olur,hafiften toplanmalıyım.
Daldım gönlünün seyrine ,çay içiyoruz sanki.
-İnsan dipteyken arada bir kafasını çıkarıp nefes alacak yer arıyor kendine evlat dedi.
Haklıydı.
Yutkunamadım,
Gülcemali beyaz değildi sızının,
cemaligül değildi.
Yok oluşun rengi yoktu,hani olsa birdaha o rengi görmek istemez gözlerim.
Yaşı da yoktu,acıması da…
Herkesin sözcüğü tıkamıştı bağrını,
Öyle birşey ki! Ayrılığın bile yüzü yok kendine.
Kaldık seninle Halis Amca dedim.
Güldü,
-Garip ,dedi.
Garip olan ne ?dedim.
-Zamana karşı koyanda kendim,
koymaya çalışında!Dedi.
”Bırak zaman seni bir yere koysun,sen zamanı bir yere koymaya çalışma” dedim.
-Tükendim ! Dedi.
Halis Amcayı ilk kez böyle gördüm elindeki fotoğrafla birlikte birden..
-”Ağladığım da içimden hıçkırdığım,güldüğüm de içimden haykırdığım zamanlar başladı,tükenişim” Dedi.
Kendimi unuttum o an ,Acı acıyı bu denli çekemezdi.
Herşeyin koyusunu sever oldum !

Kaskatı oldum..
Öyle ki !Elden birşey gelecek olsa ,el yok ortada!
Hiç yok!
Zaman mı?

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken yazılar:

Yi Ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi! 4. bölüm

Alice Kitaplarında Darwinci Hiciv – 1. Bölüm

Asansör Müziği ve Gastronomi

Hayat Sende’nin 15.200 belgeseli

Recep ile Nadan – Bölüm 10 / Esnaf Lokantası

Altun yumurtlayan tavuk

Aykut Kocaman defansif futbol algısı

Biraz daha yaşıyorsun

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – (Final)