Kandırıldık

 

Hepinizi öldürüyorum,
Yalnız benim bildiğim bir oyunda.
Çirkin bir el tutuyor bileğimden,
Susturuyorum.

KANDIRILDIK!

Bir tanesinin bile mutlu olduğunu görmediğim 80ler sonu gençliğinin yaşı artık kemale erdiğine göre bu oyuna bir son verip itiraf etmenin vakti geldi: Kandırıldık!

Bizler kandırılmış bir neslin çocuklarıyız. Arada sıkışmış, boğulmuş kalmış bir neslin utanmaz insanlarıyız.

Tüm kandırılmalarımızın ötesine geçip açıkça söylemek lazım: Hayat bok gibidir! Ve bu boku bizler yaptık.

Şimdi mesela, şuan mutlu olan bir genç diyebilir ki “Hayat aslında her şeye rağmen güzeldir.”. Evet, işte tam da bu yüzden bok gibidir hayat. Hayatın içinde güzellikler vardır, hayat güzeldir; ama zaten hayatın bok gibi olmasını daha da boklaştıran şeylerdir bunlar. Sigara içmek gibidir bütün olan biten. Sigaranın dumanının içe çekildiği an gibidir hayatta mutlu olunan anlar.

Oysa kardeşim, hayat bizlere bir şey vaadetmemişti. Biz insanoğlu, küstahlığından her zaman olduğu gibi ödün vermeden güzel hayatlar sipariş ettik, güzeli bilmeden.
Bizlere küçükken dünyanın en önemli insanıymışız gibi davranıldı. Belki ailemiz için öyleydik; ancak dünyanın en önemli insanı değildik. Hayata başladığımızda geçimimizi ailemiz değil; o dünya ile olan etkileşimlerimiz sağlayacak ya da sağlayamayacaktı. Yalnızca geçim değil; her konuda artık ailemizin düşün dünyasının dışındaki bir dünya ile birlikte olacaktık. Kah mücadele ederek kah eğlenerek.
Sadece bu kadar mı kandırıldık? İnsanoğlu fenalığın tadını bir kere almıştı artık. Kandırmak devam etti.

Birisiyle vakit geçirmekten zevk almayı; televizyonda aşk diye anlattılar bizlere. Aşık olduğumuzu sandık.
Fedakarlık yapmanın sevmek olduğunu söylediler; ama fedakarlığın ne olduğunu anlatmadılar.
Yanlış zamanda, yanlış kişileri, yanlış şekilde seven insanları yanlış zamanda yanlış şekilde görmek istememizi “sevmek” diye öğrettiler bizlere.

Hepimizi acımasız canavarlara dönüştürdüler, hoşumuza gitti.

Doğayı ve insanı terk ettiğimiz gün insanın ne denli kötü ve alçak olabileceğini keşfettik. İnsanoğlu böyledir. Yakıp yıkmanın, kırmanın, acıtmanın gücünü tattı mı bırakamaz. Soysuz ruhunu yıktıklarıyla, kanattıklarıyla, sevgisizliğiyle beslemeye başlar. “Ben” der başka bir şey demez. Birkaç uyduruk özlü sözle ve melankolik şarkılarla meşrulaştırır vahşetini. İnsanoğlu tanrılaşmayagörsün geçmişe, kendine olan tüm nefretini, tüm kini kusar bütün güzel şeylere. Her adımında pislik akar paçalarından.

Bizden öncekiler bizleri kandırdı. Biz de sonrakileri kandırıyoruz. Bütün mesele bu. Dokunduğumuz her şeyi kire boyadık.

Bir türlü yüzümüze çarpamadık iğrençliğimizi -tokat gibi- yüzümüz olmadığından.
Hepimiz iğrenç, kokuşmuş ruhlu birer katil olup çıktık. ‘Modern’ dünyanın doğaya ve insana karşı başlattığı savaşta her şeyi öldüren, acımasız ve beyinsiz birer katil asker olduk. Avukat, doktor, mühendis olursak hayatımızın çok güzel olacağını öğrettiler. Mesleğin yalnızca hayatın katlanılabilirliğini ve yaşama şeklini belirlediğini öğretmediler. Beklentiler yüklediler yaşam tarzımıza. Beş para etmez çıkarcı yığını bıraktılar insanlardan oluşan.

Hepimizi kandırdılar.

Afiyet olsun.

1 cevap
  1. Metin Baba
    Metin Baba says:

    Gençler geleceğimiz Maşallah ben yine de devletimizin geleceği parlak.
    Sebebine gelince yazında ne güzel tespitler yapmışsın.
    Sizler gibi bilinçli kişiler olduğu müddetçe geleceğimiz parlak.

    Genç ler yolunuz açık olsun. Yeni derginiz Hayırlı olsun

    Selamlar basarinizin devamı dileğimle

    Metin Baba

Yorumlar kapalı.