Kırılan Bir Bardak Eskisi Gibi Durmaz

Karanlığını aydınlığa çeviren, geceni gündüze çeviren, kışını bahara çeviren şeye denmektedir sevmek, sevilmek. Ne kadar güzel şeydir bu iki şey. En az iki kişi olmalıdır sevmek ve sevilmek için. Bu illa karşı cins olmak zorunda değildir elbette. Ama karşı cinsi sevmek, ona tutulmak bambaşka bir duygu olsa gerek. Tüm benliğinle karşındaki insanla özdeşleşmek onu kendi canından, kendi kanındanmış gibi sevmek, saymak tarifi anlamsızdır. Beraber olduğun müddetçe zamanın nasıl aktığını hissetmezsin. Karşındakinin ufak bir tebessümü seni mutlu etmeye yeter.

Benden size tavsiye cebinizi düşünen değil, sizi düşünen insanlarla beraber olun. İki lira ile karnının doymasından keyif alan, sizi gerçekten siz olduğunu için seven insanlarla beraber olun. Karşınızdakinin gözlerinin içine bakın. Ne kadar parlak ve renkli görünüyorsa içiniz rahat etsin. Ama buğulu ve renksiz görünüyorsa yol yakınken vazgeçin derim… Ortak yönlerinize her zaman önem verin. Birlikte eğlenebileceğiniz en keyifli vakitlerdir bunlar. Belki ikinizde futbol maçı izlemeyi sevmiyor olabilirsiniz ama şarkı söylemeyi seviyor olabilirsiniz. Birbirinizi yakından tanımak için sık sık sorular sorun. Genellikle insanların iç yüzü zaman geçtikçe belli olmaktadır. Evlenen insanlar bile birbirlerini tam manasıyla tanıyamıyorken, bir anda tanımak için kendinizi ve karşınızdakini zorlamayın. Karşınızdaki insanı rahat bırakın. Bırakın  içinden geldiği gibi davransın. Siz öyle ya da böyle istiyorsunuz diye karşınızdakini sıkarsanız hatalar üst üste gelecektir. Ufak şeyleri problem etmeyiniz. Takıntılık iyi bir şey değildir. Bazen tartışmak çözümü olmayan şeylerin önünü açabilir. Ama ufak şeyleri gündeme getirmek doğru bir yol değildir. Bu konuda karşınızdakini sıkabilirsiniz. Her vakit beraber olmayın, bu durum bir dönemden sonra sıkmaya başlar. Bırakın akışına, özleyin birbirinizi. Her gün 10 kere telefonlaşan insanlardan olmayın. Her zaman sürprizler yapmayın. Karşınızdaki insan bu duruma alışırsa işiniz zor olur. Diğer yandan da bir ayrıcalığı kalmaz bu tarz şeylerin. Yerine ve zamanına göre yapın. Kısıtlama gibi gereksiz işlere girişmeyin. Bir insan ne yapacağını zaten biliyordur. Sen karşındakini kısıtlarsan, karşındaki insanda seni kısıtlar. İki tarafta neler yapıp yapmayacağını bildikten sonra bu gereksiz işe girişmeyin.

Son olarak şunu diyebilirim, bitmiş bir muhabbetten sonra tekrar eskisi gibi olur düşüncesine aldanıp konuşmaya çalışmayın. Biten bitmiştir. Kırılan bir bardak eskisi gibi durmaz. Şekil olarak dursa bile içi çatlaklarla doludur…