Anlatılmaz yaşanır

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 8

Anlatılmaz yaşanır

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile öykü dizisi, bir Cem İraz eseridir. Herkes Dergisi bünyesinde yayınlanan öykü dizisinin önceki bölümlerini okuduktan sonra bu bölümü okumanızı tavsiye ederiz.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

5. bölüm

6. bölüm

7. bölüm

Canan’ın ölümünden önce yaşananlar ve sonrası…

Canan’ın ani ölümü beni ve ailemizi çok derinden sarstı. Her şey yolunda giderken, her şey harika giderken onun ani ölümü beni benden aldı. Bir akşamüzeri evde otururken mutfaktan ani bir ses geldi, koşar adımlarla mutfağa girdim. Canan yerde yatıyor, rengi uçmuş, gözleri boşa bakıyor, nefes alıp vermesi azalmış, bilinci kapalı… O anlarda ne yapacağımı şaşırdım doğrusu, hemen ambulansı aradım, çok geçmeden ambulans geldi. En yakın hastaneye gittik, gittik gitmesine ama aslında her şey orada başladı. Canan beyin kanaması geçirmiş, durumu çok ciddiymiş. Beyindeki tüm fonksiyonları artık işlevini yerine getiremez hale gelmiş. Doktor bu halde çok yaşamaz, biz elimizden geleni yapacağız dese bile ben işte o anda yıkılmıştım. Her şey güllük gülistanlık giderken aniden olan bu vaka beni, ailemi, küçük kızımızı tamamıyla yıkmıştı.

Anlatılmaz yaşanır

Anlatılmaz yaşanır

Bu şehir beni fırlatırken içim sendeliyor

Canan günden güne eriyor, bir deri bir kemik halde hastane odasında cihaza bağlı şekilde yatıyordu.

Tam tamına 1 aylık süren yaşam mücadelesine yenik düşmüştü benim Canan’ım. O an ne ailem umurumdaydı, ne kızım, ne evim, ne barkım… Dünya yıkılsa Canan’ım kadar etki yaratmazdı. İki kolumdan biri, iki bacağımdan biri, iki gözümden biri artık yoktu. Her şeye sövüyordum, lanet ediyordum. Günlerce, haftalarca, aylarca kabullenemedim onun ölümüne. Bu kadar çok seviyorken, bu kadar çok istiyorken, bu kadar çok mutluyken onun senin elinden alınması ve toprağın altına girmesi kadar acı bir duygu yoktur.

Evimizdeki Konsomatris

Ağladığın kadar sevmişsindir her zaman, ben her gün ağladım.

Yine ağlıyorum, içim kan ağlıyor. Belli etmesem bile onsuz yaşamak bana azap dolu geliyor. Eve gelmez olmuştum, her gece meyhanelerde dertli dertli, gözlerim dolu dolu içiyordum. Sesini, gözlerinin rengini unutabilsem içmezdim. Unutmak çözüm değildi zaten. Beynim içkiyle her saat karıncalandıkça zaten onu karşımda görür gibi oluyordum. Baktığım her yerde onu, onun gülüşünü görüyordum. Gözüme öyle göründükçe içmeye devam ediyordum. Kadehlerin biri boşalıyor, diğeri doluyordu. Yakılan tütünlerin, sigaraların dumanları içeriyi adeta bacadan çıkan dumana döndürmüştü. O kadar dumanın içinde gözlerimin yanmasına rağmen ben yine Canan’ı görüyordum. Dumanların arasından bana el salladığını hissediyordum.

Anlatılmaz yaşanır

Anlatılmaz yaşanır

Benim Öyküm – Son bölüm

İçmek, sarhoş olmak dünyanın en kötü şeyleri arasındaydı. Bende aslında en kötü şeyleri yapıyordum.

Ama onu da başka türlü görmek mümkün olmuyordu. Beynini uyuşturduktan sonra çeşitli halüsinasyonlar görüyor insan. Ben de içerek bunu yapmaya çalışıyordum. Başım çatlasa da, midem yansa da, gelen sesleri duyma yetkim azalsa da, elim ve ayaklarım uyuşsa da, gözlerim baygın baygın baksa da, ayakta durmakta veya yürümekte zorlansam da içiyordum sessiz sessiz kendime ayrılan bir köşede. Karanlık, tek kişilik bir yer ayarlamıştım kendime. Her gün gelir içerdim. Rakı içerdim, en sert dublesinden. Zaman zaman sek içerdim, su katmadan. Ağzıma her aldığımda suratım ekşise de içerdim. İlk başlar alışmakta zorlansam da sonraları içmeye başladıkça alışmıştım.

9. BÖLÜM

Görsel: https://decklansheur.deviantart.com/art/ASK-I-RAKKASE-EFKAR-I-RAKI-48804078

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Hey taksi!

Recep ile Nadan

Veronika

Penisli Yargı ve Hakim Olamayan Avukatlar

Fenerbahçe neden başarısız