anlatılmaz

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 7

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile öykü dizisinin ilk 6 bölümünü okumanızı öneriyoruz.

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

5. bölüm

6. bölüm

Aradan yıllar, yıllar geçmişti…

Sabah erken uyandım, Canan uyuyordu. Uyandırmadım, sabah kahvaltısını hazırladım. Kahvaltıyı hazırladıktan sonra gittim uyandırdım. Birlikte oturduk yemek yedik. O biraz ağır yediği için ben erken bitirmiş bulundum. Pencerenin kenarına gittim, Canan bir yandan yemeğini yerken bir yandan da beni izlemeyi severdi. Yine aynı şekilde hem yemeğini yiyor hem beni izliyordu…

Kadınlar… yeter ki anlayın onları be kardeşim…

Havalar da artık iyiden iyiye soğumuştu.

Yazın sıcaklığı yerini sonbahara bırakmış, yapraklar artık ağaçlarda değil yerlerde toprakla iç içe bütünleşmişlerdi. Pencereden dışarıya baktığımda çiçeğimin üstünü kuru yaprakların kapattığını gördüm. O  kuru yaprak taneleri bile çiçeğime erişmemeli ve onu rahatsız etmemeliydi, aşağıya indim ve tek tek etrafındaki kurumuş yaprakları, dalları topladım, yanımda getirdiğim su ile çiçeğimi güzel bir suladım. Ona doya doya baktım, konuştum. Neler yaptığımızı anlattım. Çiçeğim konuşamasa da beni gördüğünü tahmin edebiliyorum.

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

Bu çiçekle konuşma olayı bana Canan’dan bulaştı sanırım….

Çiceğim, sanki bana “ben iyiyim, beni merak etme.” diyordu. Çiçeklerin her biri renkliydi. Sarısından mavisine, mavisinden beyazına, beyazından kırmızısına çeşit çeşit mis kokan çiçeklerdi bunlar. Belki de bana verilen en güzel mesajdı bu çicekler… Çok özledim seni güzel Canan’ım, senden kalan tek hatıran ismini verdiğim kızımız “Canan” kaldı. Erken ayrıldın sevgili karıcığım aramızdan. Yokluğun canımı çok acıtsa da küçük Canan’a belli etmemeye çalışıyorum. Annesiz büyümenin yokluğunu hissetse de sen yine de çiçekler sayesinde kendini unutturmamaya çalışıyorsun bizlere, ben buradayım sizlerin yanındayım diyorsun belki de…

Türk Edebiyatı için hangi romanlar okunmalıdır?

Canan’dan sonra artık kimsede gözüm yoktu.

Kimseyi onun gibi sevemiyordum.Hiçbir kadın onun gibi bakmıyordu bana. Kalbim hep onu arıyordu, aklım hep ona kayıyordu. Bazen düşünüyorum da zaman ne çabuk gelip geçmiş. Kızımız Canan büyümüş, ben yaşlanmaya başlamışım… Kızım annesini küçük yaşlarda kaybettiği için onun varlığını veya yokluğu yeni yeni hissetmeye başladı. Zaman zaman soruyor bana, “Annem nasıl öldü?” diye. Aslında verecek cevap bulamıyorum, kelimeler boğazımda düğümlenip kalıyor çoğu zaman. Küçücük çocuğa ne denilebilir ki bu konuda. Bir iki kelime ile geçiştirmeye çalışsam bile gün gelecek her şeyi ile tam, açık ve doğru şekilde anlatmam gerekecek.

Öykü dizisinin 8. bölümü yayınlandı.

8. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken yazılar:

Pablo Escobar ve Kolombiya

Hey taksi!

Herkes Dergisi yayınevlerine ilk yazarını çıkarttı

Minnoş güçlüler