hüzün

Bir hüzün alır seni

Betül Akay, bir hüzün alır seni yazısı ile Herkes Dergisi bünyesinde yazılarına başladı. Bir diğer ismi de yol haritası olan deneme, Akay’ın dergimizdeki ilk yazısıdır.

Bir rivayete göre, vakti zamanında saf sevgi ve huzurdan yapılmış bir güç, bizim dünyaya ulaşacağımızı duyduğu an cebimize bir kağıt sıkıştırırmış. Öyle küçük ve öyle inceymiş ki bu kağıt, insanın onu bulması için çok çabalaması gerekirmiş. Ama bulduğunda, aynı sevgi ve huzur bize de işlenirmiş. Binlerce ülke, 7 milyar insan. Farklı yüzler, farklı bedenler ve farklı düşünceler. En önemlisi birbirinden farklı atan 7 milyar kalp. Diğer tarafta ise bütün kalpleri birbirinden uzaklaştıran, arasına duvarlar ören sıkıcı ve karanlık metropol hayatı.

Minnoş güçlüler

Hiçbir şey

İnsanların önüne kurallar dayatan, para kazandıran bir hayat. Bu metropollüğe ruhunu teslim etmiş ve her şeyden bir haber yaşayan bedenler. Sabah kalk ve işe git, para kazan eve gel çalış uyu ve para kazan. Peki ya bütün bunların sonunda elde edilen? Hiçbir şey. Bu koyulukta ilerlemesin sohbet diye, metropole kendini vermiş mutsuz insanlardan bahsetmeyeceğim aslında. Bu monoton hayatta vakit geçirmiş olup, bir şeylerin eksik olduğunu fark edenlerden bahsedeceğim.

hüzün

hüzün

Yaşadığı hayatın devamlılığının sürmesinde en büyük payı olan mutluluk, sevgi ve huzuru kaybetmiş, ama artık bulmak isteyen bedenlerden. Hepimiz geçmişiz ya da geçeceğiz bu yoldan. Kaybedeceğiz bazen, bulacağız sonra elbet. Farklı farklı hayatlar yaşıyoruz, bazıları toz pembe bazıları kopkoyu. Fakat hepimizin hayatına dokunan ortak olaylar var. İş yerinden yenmiş azarlar, geç kalındığı için alınmamış dersler, sevdiklerimizden gelen ihanetler, beklemediğimiz ayrılıklar, beklemediğimiz sözler, beklenmemiş bir çok şey.

Harikalar Diyarında Alice Teklif Ediyormuş!

Bir hüzün alır seni

İşte bütün bunlar sen güneşin tadını çıkarırken, aniden gelen sert bir dalga biri vurur yüzüne, sarsar seni. Kalakalırsın. Nereden geldiğini anlamadığın bir hüzün alıverir seni ve yürürsün kilometrelerce. Düşünürsün saatlerce. Yürüdüğün yol ve düşündüklerin bittiğinde bir limanın kıyısındasındır. Oradaki denize, suya ve bunları tümleyen göğe uzun uzun bakarsın. Üşüyen ellerini cebine koyarsın ısıtmak için. Elini cebine attığında, bir kağıt kaşındırır seni, çıkarırsın o eski, buruşmuş, incecik kağıdı. Esen hafif bir rüzgar ile yere süzülürken görüsün.

hüzün

hüzün

Yolları engebesiz, nehirleri sonsuz, ayçiçekleri ve güneş ile kaplı o yol haritasını. Yıllar önce anlatılan o rivayete kulak verirsin… Artık seni karartan o kuralları, insanları ve yaşadığın kötü her şeyi gelen bir dalga alır ve gider. Sen ve yol haritan baş başasındır. Başlarsın kestirmeden haritanın gösterdiği yola, iyi şeyler, mutluluk ve huzur bekliyordur seni.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Hey taksi 5. bölüm

Ölüme yergi, Tamer Başkan anısına…

Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler?

Babamın Hikayesi

Recep ile Nadan

Kurtuluş

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 8