Girdi yapan Can Donduran

Sıradaki Tehlike: Mezhep Çatışması

“Mezhepçilik” ya da mezhep çatışması kavramlarının son yıllarda sadece Orta Doğu coğrafyasını çağrıştırması olağan olarak değerlendirilse de aslında mezhep temelli ayrışmalar, tarihin belirli zamanlarında Batı Avrupa da dâhil olmak üzere birçok bölgede yaygınlaşmış ve zaman içinde etkisini kaybetmiştir. Temelde bazı farklı dinamiklerle de şekillenmiş olmaları bir yana, 16. ve 17. yüzyılda Avrupa devletleri arasında yaşanan […]

Yeni Orta Doğu’da Bölgesel Güç Olmak

Daha önce “Değişen Dünya Düzeni: post modern soğuk savaşın ayak sesleri” başlıklı yazımda Rusya’nın keskinleşerek saldırganlaşan politikasının özellikle Orta Doğu merkezli güç mücadelesini hızlandıracağı ve bu durumun uluslararası düzeyde Soğuk Savaş benzeri bir sürece yol açmasının muhtemel olduğunu vurgulamıştım. Bu eğilim, şiddetlenen ISİD tehdidi dolayısıyla güncel olarak ikinci plana düşmüş gibi görünse de aslında bu […]

Devlet ve Güvenlik

Yurttaşlarının güvenliği, ortaya çıktığı günden bu yana devletin sorumluluk alanına düşen en öncelikli konulardan biridir. Hatta biraz da yüzeysel bir bakışla, “devlet” kavramının doğuşuna, bireylerin güvenlik ihtiyacını karşılayacak bir mekanizmaya duyulan gereksinimin yol açtığını söylemek yanlış olmaz. Bireylerin, can güvenliği mülkiyet hakkı vb. bazı temel haklarının korunması karşılığında, bugün “anayasa” olarak adlandırdığımız toplumsal bir sözleşme […]

Merhaba Dünya

Merhaba dünya! İnsanın hayatı boyunca her adımında belirleyici, şekillendirici bir etkisi olan içine doğduğu coğrafyayı seçme hakkının olmaması eskiden beri kanıksanmış bir adaletsizlik gibi gelirdi bana hep. Çünkü sonradan alınan kararlarla başka coğrafyalarda yaşama şansı söz konusu olsa bile içinde yetişilen toplum, vatandaşı olunan devlet, birey üzerinde silinmesi neredeyse imkânsız izler bırakıp onu ölümüne kadar kovalar.

Ulus Devlet ve Üniter Yapı Sarmalında Türkiye

“Ulus devlet” ve “üniter yapı” bugün çok geniş bir kitle tarafından aynı anlamları ifade eden kavramlar gibi algılanmakla beraber; yine sayıca azımsanmayacak bir kitle bu kavramlara bir çeşit kutsiyet atfederek çağın gerekleri doğrultusunda konu olmaları gereken tartışmaların önüne geçmek için büyük bir çaba sarf ediyor. Hâlbuki bu kavramları uygun bir yolla tartışıp, içinde bulunduğumuz dönemin […]

Değişen Dünya Düzeni: Post-modern Soğuk Savaşın Ayak Sesleri

Değişen Dünya Düzeni: post-modern soğuk savaşın ayak sesleri             1989 yılı Kasım ayında Berlin Duvarı’nın yıkılışı, rejim farklılıklarına dayanarak ikiye bölünmüş dünya toplumlarının birleşmesi anlamına gelen sembolik bir hareket olarak görülürken; uluslararası arenada Soğuk Savaş’ın bitmesi, insanlık tarihinde her açıdan belirleyici rol oynayan bir dönemin sona ermesi olarak algılanmıştı. Hatta Francis Fukuyama gibi bazı otoriteler […]