Tımarlı Sipahi

Tımarlı Sipahi sistemi ve toprak düzeni

Osmanlı Devleti’nin siyasi yapısı içerisinde Tımarlı Sipahi önemli bir role sahiptir. Osmanlı’nın egemenlik kurabilmesinde Tımarlı Sipahi sistemi ve Türkleştirme politikası büyük bir kolaylık sağladı. Gelenekselleşen bu toprak rejimi, devletin siyasi egemenliğinin ve ekonomik gelişmenin anahtarı görevi görüyordu. Osmanlı’da Tımarlı Sipahi sisteminin bozulması ne gibi sonuçlar doğurmuştur? Toprak düzeni ve Tımarlı sistemi arasında nasıl bir bağ var? Yeniçeriler ve Eyalet askerleri arasında fark nedir?

Osmanlı Devleti’nde siyasi, askeri ve ekonomik yapı, Tımarlı Sipahi sistemi ile birlik ve uyum gösteriyordu. Osmanlı’nın çerçeve yapısı, kritik öneminden dolayı Tımarlı Sipahi sistemiydi. Barut ve ateşli silahın orduya girmesi ve ordunun yeniliklere uyum sağlaması açısından Osmanlı merkezi yönetimi, radikal bir karar aldı. Toprak düzeni, egemenlik, tarım ve ordu açısından bu sistem önemli bir role sahipti. Ancak ordunun modernize edilmesi aşamasında Yeniçeriler etkin bir role kavuştu.

Tımarlı Sipahi

Tımarlı Sipahi

Osmanlı Devleti’nde başkentte varlık gösteren kapıkulu ordusu, Osmanlı askeri yapısı içerisinde 1400’ler boyunca her geçen gün etkinliğini arttırdı. Osmanlı ordusu iki kurulu yapıdan oluşuyordu. Eyalet askerleri ve kapıkulları vardı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı ordusu 150.000 askerden oluşuyordu. 150.000 askerin yalnızca 20.000 kadarı Yeniçeriler idi. Geriye kalan 130.000 asker ise Eyalet askerlerinden oluşuyordu. Eyalet askerleri ise Tımarlı Sipahi, Cebeliler, Akıncılar gibi ordulardan oluşuyordu.

Osmanlı Devleti 

Osmanlı’da Eyalet ordusu

Osmanlı’da Eyalet ordusu, toprak gelirinin görev karşılığında Tımarlı Sipahilere ve akıncılara bırakılmasına dayanıyordu. Osmanlı’da toprak düzeni ve askeri yapı içerisinde Eyalet ordusunun rolü nedir? İşte bu soru devletin çerçevesini oluşturuyordu. Eyalet ordusu, tarım üretiminin düzenini sağlıyordu. Aynı zamanda ordu teşkilatı olarak savaş dönemlerinde görev alıyordu. Aynı zamanda bu ordular Osmanlı egemenliğindeki topraklarda toplumsal düzeni sağlıyordu ve bölgenin idaresinde devletin egemenliği adına hizmet veriyordu.

Tımarlı Sipahi

Tımarlı Sipahi

Devletin haklı veya haksız sebepler ile 20 bin askeri İran seferi esnasında toprağının elinden alınması, devlet ve eyalet orduları arasındaki güven ilişkisini zedeledi. Zedelenen ilişkiler sonrasında merkez ile yerel arasındaki şüphe, Osmanlı’da merkezi ordunun ve askeri yapıda modernizasyonun fitilini ateşledi. Sipahisiz kalan 20.000 toprak ise merkezi siyasi egemen tarafından başka kesimlere teslim edildi. Yeniçeri büyüklerine verilen topraklar, başarısız tarım ve iktisat politikalarını hızlandırdı.

İttihat ve Terakki Partisi ve tarım

Merkezi ve Profesyonel ordu neden tercih edildi

Tüm bu nedenler dolayısı ile Eyalet ordusuna yalnızca bir askeri yapı olarak bakılamazdı. Ancak devlet büyüdükçe Padişahlar profesyonel ve merkezi bir ordu ihtiyacı duymaya başladı. Ordunun merkezi ve profesyonel olması, Osmanlı siyasetini etkiledi. Osmanlı’da asker ve siyaset ilişkisini olumsuz yönde etkiledi. Askerin karar verme mekanizmasını etkilemesine neden oldu. Barış zamanında Tımarlı Sipahiler köylüleri eğiterek savaş hazırlıkları yapardı. Savaş zamanı ise merkezi ordu ile birlikte akınlara katılırdı. Tarım düzeni ve askeri düzen içerisinde önemli rolü olan bu ordu, devletin işleyişi için işlevsel bir modeldi.

Tımarlı Sipahi

Tımarlı Sipahi

Avrupa’da barut ve ateşli silahların etkinliğinin artması, Osmanlı ordusunda yeniliklere yönelme ihtiyacı yarattı. Sınırlarını genişleten Osmanlı hanedanı için güvenlik politikaları nedeni ile merkeziyetçi bir yapı oluşmaya başladı. Eyalet sistemi olmasına rağmen askeri bir merkeziyetçilik ile devlet içi birlik sağlamayı hedefledi. Ateşli silahlar için Sipahiler’i eğitmek yerine merkezi kapıkullarının eğitilmesi daha ucuz ve işlevsel bir seçenek olarak algılandı. Bu nedenle, Yeniçeriler devletin yeni gözdesi halini aldı. Ancak merkezde oldukça büyük bir ordunun bulunması, siyaset için de silahlı bir baskı unsurunun oluşmasına zemin hazırladı.

Tımarlı Sipahi sisteminin bozulması, tarım üretiminin azalmasına neden oldu. İktisadi buhranlar, kıtlık ve yerel güvenlik unsuru olan Sipahilerin olmayışı asayiş sorunlarına yol açtı. Tüm bu etkenler sonucunda ise Osmanlı düzenine öldürücü darbeyi vuran Celali İsyanları vuku buldu.

Himaye-i Etfal Cemiyeti’nden günümüze devlet korumasında çocuk

Tımarlı Sipahi sistemi

Osmanlı Devleti içerisinde Tımarlı Sipahi sistemi yalnızca askeri bir yapı olarak algılanamaz. Ancak sınırları genişleyen Osmanlı Devleti için merkezi ordu talebi, eyalet sisteminin güçlü temellere oturabilmesi ve merkezin güvencesi olarak tasarlandı. Lakin Osmanlı merkezi yönetimi için sonuçlar beklendiği gibi olmadı. Merkezi yönetim, eyalet sisteminde merkezin buhranlarının artmasına neden oldu.

Tarım üretiminin sipahilerden alınarak özel teşebbüslere verilmesi, Osmanlı’da ağalık sistemine gidişin yapı taşlarını oluşturdu. Yoksullaşan ve sipahilerin kanatları altında korunan köylünün kimsesiz bırakılması, devlet ile köylü arasında aşılamaz duvarlar ördü. Yoksullaşan köylüler tefecilik yapan ve zamanla toprak ağası konumuna gelen kesimin kölesi haline geldi. Köylerdeki bu durum üretimi ve asayişi olumsuz etkiledi. Öfkeli ve aç yığınlar asayiş sorunlarına ve Celali İsyanları’nın yüz yıl kadar devam edebilmesine altyapı oluşturdu.

Tımarlı Sipahi

Tımarlı Sipahi

Kentli ve köylü yoksullaştıkça ve kıtlık arttıkça Celali İsyanları sertleşti; Celali İsyanları sertleştikçe kentli ve köylü daha da yoksullaştı. Her iki durumda da toprak ağaları ve Osmanlı’da derin devleti oluşturan unsurlar konumlarını sağlamlaştırdı. Osmanlı, yalnızca bir askeri sistemi kaybetmekle kalmayıp, toplumsal yapısını ve ekonomik yapısını da kaybetti. Osmanlı Devleti’nin koruyamadığı bu yapı, yüzlerce sene boyunca Osmanlı Devleti’nin geri kalmışlığının kökenini oluşturdu.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Osmanlı’da derin devlet

Osmanlı Devleti’nde İttihat ve Terakki

Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun!

Türkiye inşaat sektörü konusunda neden ısrarlı?

Türkiye NATO’ya ne zaman girdi?

Türk Yahudiliği ve Kemalizm

Türkiye Cumhuriyeti’nde Yahudiler

Hatay’ın Türkiye’ye katılması

Yeni otoriteryanizm ve Latin Amerika

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörlük