Suriye ve Katar

Suriye ve Katar üzerinde İran etkisi

Suriye Devleti ve Katar, İran İslam Cumhuriyeti ile iyi ilişkileri olan Orta Doğu ülkeleridir. Arap devletleri arasında Suriye’nin İran ile ilişkilerini açıklarken mezhep faktöründen bahsedilebilir. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Nusayri mezhebine mensup ama Suriye’de Nusayriler çoğunlukta değil. Bu nedenle, iktidarda kalabilmek için mezhep faktörünü kullanması gerekiyor. İran da nüfuz alanı yaratabilmek açısından Suriye Devleti ve Beşar Esad’a destek veriyor. Özellikle IŞİD terörüne karşı, İran’ın kayıtsız ve şartsız desteği mevcut. Suriye’de iç savaş nedeni ile göçlerin önüne geçebilmek için Beşar Esad’ın iktidarının savunulması gerektiğini eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de gördü. Katar ise Orta Doğu’da Şii mezhebine mensup olmamasına rağmen İran Katar ilişkileri gelişti. Peki, Katar Suudi Arabistan yerine İran’ı neden tercih etti?

Katar Suudi Arabistan ilişkilerinin zedelenmesinde Suudi Arabistan’ın nüfuz alanını arttırma talepleri önemli bir yer tuttu. Suudi Arabistan’ın Katar’ın egemenliğine saygı duymaması, Katar açısından uzun vadeli bir tehlike olarak algılandı. Suudi Arabistan’ın çekim merkezi haline gelmesi, Katar’a alternatif dış politikalar yaratmak için önemli bir motivasyon oldu. Suudi Arabistan dış politikası, Katar’ın İran’a yönelmesini sağladı. Katar ve İran, mezhepsel farklılıklara rağmen Orta Doğu’da güvenliğini sağlayabilmek için işbirliği içerisine girdi. Sputnik’in Katar ve İran görüşmesi haberi, Orta Doğu’da ABD ve Suudi Arabistan’ın harekete geçmesinin işareti gibiydi. İran, İslam coğrafyasında yalnızlaşmamak için Suriye ve Katar ile ilişkileri konusunda özenli davrandı. Suriye ve Katar ayakta kalabilmek için İran ve Rusya ile ilişkilerini geliştirmek zorunda kaldı.

İran dış politikası üzerinde Rusya etkisi var mı?

Suriye ve Katar

Her iki ülke de İran ve Rusya ile ilişkilerini her geçen gün geliştiriyor. Suriye geçmişte İran ile iyi ilişkilere sahipti. Ancak 2017’den bakıldığında Suriye’nin İran politikasının mecburiyet olduğu söylenebilir. Suriye her geçen gün İran ve Rusya konusunda imtiyaz vermek kalıyor. Beşar Esad, Rusya ve İran’a yüz çevirmeleri halinde Suriye’nin yok olacağının farkında. Orta Doğu’da Arap devletlerinin ABD hegemonyasında olması, Orta Doğu’da bağımsız politikaları ve ikili ilişkilerin gelişmesini imkansız kılıyor.

Suriye ve Katar

Suriye ve Katar

Katar’ın ulusal bağımsızlığı için Suudi Arabistan ve ABD’den korunma çabası, Katar’ı İran’a muhtaç bıraktı. İran ve Rusya, Katar’ın ABD etkisine girmesine engel olmaya çalışıyor. Katar, her örgütleri ile hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen Suudi Arabistan ve Mısır tarafından terör destekçisi devlet olmakla suçlanıyor. Filistin’de el Fetih, Mısır’da ise darbe ile indirilen Mursi’ye destek verilmesi, Katar’ın suçlu ilan edilmesine neden oldu. Mısır’da darbeci Sisi‘nin demokratik ülkeler tarafından desteklenmesi, milli iradenin seçtiği Mursi‘yi destekleyenin terör destekçisi ilan edilmesi, uluslararası ilişkilerdeki anarşiyi ortaya koyuyor.

İran ve Suudi Arabistan İlişkisi

Türkiye’nin Katar politikası

Türkiye’nin Katar politikası, AK Parti döneminde kritik bir öneme sahiptir. Suriye’de yapılan hatalar, Katar politikasında yapılmadı. Türkiye Cumhuriyeti, Katar’ın egemenliğine müdahale edilmesine karşı çıktı. Türkiye’de 15 Temmuz Darbe Girişimi ve İncirlik Üssü‘nün kullanımı, Türkiye’nin ABD’ye güvenini sarstı. Katar’a ABD’nin dolaylı müdahalesi, Türkiye‘ye yönelik bir tehdit olarak algılandı. Katar’a Suudi Arabistan ve Mısır’ın savaş tehdidi, Türkiye tarafından hoş karşılanmadı. Katar politikası, Türkiye ve İran’ı birbirine daha da yakınlaştırdı. Türkiye ile İran’ın olumlu yönde ilişkileri, Türkiye’nin Beşar Esad yaklaşımını değiştirebilir. İran ve Rusya ile siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için Suriye’de Beşar Esad ile barışmayı gündeme getirebilir. Beşar Esad’ın egemenliğini yeniden sağlaması, Türkiye’de terör örgütlerine de büyük bir darbe indirmeye imkan sağlayabilir.

Suriye ve Katar

Suriye ve Katar

3 Temmuz Fenerbahçe’ye şike kumpası

Katar ve Rusya

ABD’nin Orta Doğu’da etki alanına azaltmak için Rusya büyük bir özveri gösteriyor. Suriye ve Irak yönetimi sonrasında Katar’ın da etki altına alınması, ABD’nin bölgede Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri‘ne sıkışmasına neden olacak. Rusya’nın İran ile siyasi işbirliği, Orta Doğu’da dengeleri değiştiriyor. Donald Trump dönemi, ABD’nin dış politika açısından başarısız bir dönemi olmaya aday görünüyor. Arap devletlerini mezhepsel ayrılıklara yönlendirmek dışında Amerika Birleşik Devletleri’nin hiçbir yolu görünmüyor. İslam coğrafyasında mezhep savaşları gerçekleşmediği sürece Orta Doğu’da ABD hegemonyası azalmaya mahkum.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Orta Asya’da ekonomik ve askeri gücünü arttırmanın yollarını arıyor. Suriye, Irak ve İran politikası ile Putin’in başarılı olması, Katar konusunda da başarılı bir imaj çizilmesine neden oluyor. Suriye ve Katar politikası, Putin’in Orta Doğu’da nüfuzunu arttırmasını sağlayacak. Türkiye ise bu tabloda ekonomik ve siyasi etkisini arttırmanın yollarını arıyor. Rusya’nın yanında yer alarak Türkiye’nin ekonomik açıdan refaha kavuşması için bir alternatif yaratıyor.