taksi

Hey taksi 5. bölüm

Erdal Fahlioğulları‘nın yazdığı “Hey taksi” öykü dizisinin 5. bölümüdür. Öyküyü daha iyi kavramak için ilk 4 bölümü okumanızı tavsiye ediyoruz.

Hey taksi öykü dizisinin diğer bölümleri:

1. bölüm

2. bölüm

3. bölüm

4. bölüm

Gece karanlığı çökmüş yolda ilerliyorum. Şehrin ışıkları bir nebze aydınlatmaya çalışıyor ancak gece daha baskın. İzin vermiyor ışıklara delmesi için karanlığı. Belki güneş, güneş bir umut olabilir ama daha var tan vaktine. “Hey taksi!” diye bir bağırışın ardından basıyorum frenleri tepki olarak ve geri geri geliyorum.

Türk Edebiyatı için hangi romanlar okunmalıdır?

Hey taksi

Gençten bir oğlan bu beni çağıran. Ellerinde çalgı aleti diye tahmin ettiğim bir çanta var. Usulca arka kapıyı açıp koltuğa bıraktıktan sonra dikkatlice kapatıyor kapıyı. Böyle değer verdiğine göre iyi de çalıyordur diye düşünüyorum. İnsan sevdiği değer verdiği işi daha canla başla yaparmış.

Işık vurunca net görüyorum müşterimi. Hafiften kızıl bir oğlan, saçlarının bir kısmı dökülmüş ama bıraktığı sakalları fazlasıyla kapatmış aradaki farkı. Adaletin ayaklı temsilcisi gibi olmuş. Saçlarındaki dökülme dengesiz gibi, büyük ihtimal saç ektirmiş olacak ki ön tarafları daha gür çıkmış. Böyle uzaktan görsen 30 yaşında dersin ama ellerindeki derinin tazeliği ve gözlerindeki yaşama sevinci yaş tahminlerimi bir hayli düşürüyor. Demek hayat yormuş bu oğlanı. Yaşının üstünde şeyler yaşatmış ki hormon yemiş meyve gibi erken olgunlaşmış.

taksi

taksi

“Hayırlı işler abi, “Çok da aklında kalacak sanki” ye gidebilir miyiz?”

Başımı sallayarak cevap veriyorum. Bir aşağı bir de yukarı doğru kısa bir hareket. Konuşacak çok kelimem kalmadı gibi bugün, az önceki müşterimle o kadar çok konuştuk ki kredimi tükettim. Az biraz gidelim, öyle konuşmaya başlayacağım.

Fenerbahçe neden başarısız

Emekçi olarak görüyor

Ön koltuğa oturdu. Belli ki beni şoför değil, bir emekçi olarak görüyor. Anne ya da babası emekçi bir insan olmalı. Halden anlıyor çünkü bana bakışından belli. Arabamın ekmek teknem olduğunun bilincinde. Ayağını uzatırken bile usulca uzatıyor.

taksi

taksi

Üstünde smokin var, özel gecelerde giydiğimiz, ne kadar az giyersek o kadar pahalıya satılan kıyafetler ailesinden olan smokin. Belli ki grubundaki herkes o kıyafetten giyerek çıkıyor sahneye. Kıyafetler aynı ama çalgı aletleri farklı çıkardıkları sesler, yüzleri ve geriye kalan her şeyleri farklı. “Neden kıyafetleriniz aynı?” diye soruyorum birden. Yıldırım gibi tam ortasından sohbete dalmış olmalıyım ki şaşırıyor. Kısık gözleri hafif açılıyor, kaşlar hafif yukarıya çıkıyor. Bütün şaşırma suratına atanan yüz kasları görevlerini yaptıktan sonra ağız bitirişi yapıyor. “Efendim? Anlamadım?”

Hükümet-i alem: Yunan harfli Türkçe metin

Bir an acıyorum

Kısaca açıklamasını yapıyorum bu ani balıklama dalışımın ve sohbetimize başlıyoruz. “Çok da aklında kalacak sanki” uzak çünkü daha yolumuz var. Bir an acıyorum aldığı paranın bir kısmı yola gidecek diye.

“Evet, kıyafetlerimiz aynı çünkü grup olduğumuzun belli olması lazım. Göze de hoş gözüküyor hem.”

İyi de siz müzik grubusunuz sizin kulağa hoş gelmeniz gerekmiyor mu?”

“Tamam, müzik grubuyuz ama ne kadar çok duyu organına hitap edersek o kadar akılda kalıcı oluruz, o kadar etkili oluruz.” (Her cümlesine başlarken önce bana hak verip sonra nazikçe düzeltiyor beni. Bir eğitimci olabilir ya da eğitimcinin çocuğu. Belki de her ikisi. Azıcık olumlu etki oluyor bu görüşlerimde.)

taksi

taksi

“Kalıcı olmasan ne olacak, o zaman çalmayacak mısın?”

“Tabi ki de çalacağım! Bu benim içimden gelen bir şey. Ben bunu çalmadığım zaman da müzik yapıyorum. Kafamın içinde her daim bir orkestra şefi var ve çevreden gelen sesleri muazzam bir besteye dönüştürüyor. Araba kornaları, yağan yağmur, ağlayan bebek sesi, çayı karıştırırken çıkan ses ya da şu an tekerlerin yolda çıkarttı gıcırdama sesi… Aklına ne gelirse benim için bir malzemedir. Çalarken her zaman çaldığımdan, karşıya hissettirdiğimden fazlasını hissediyorum. Ama evet karşıdakinin de beğenmesi gerekiyor çünkü insani ihtiyaçlarım da var benim. Onları hislerimle karşılayamam!”

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

Parmaklarıyla piyano çalıyor gibi bacaklarına  vuruyor

Bir an şah damarına bastığımı hissediyorum. Soruduğum sorudan fazlasını aldım çünkü. Hak da veriyorum söylediklerine. Arabada müzik olmamasına rağmen başını sallıyor sanki bir müzik varmış gibi. Parmaklarıyla piyano çalıyor gibi bacağına vuruyor. Haklısın diyorum sakinleşmesi için.

taksi

taksi

“Ben de işimi seviyorum. Arabada insanlarla tanışmak, farklı yaşantıların minik kısımlarına tanık olmak, bunlar beni de mutlu ediyor. Ama gel gör ki bu araba da bir yakıt yakıyor.”

Lafımı bitirince hafif gülümsüyor. Bunu bir metafor olarak algıladı galiba. Hâlbuki hiç öyle bir niyetim yoktu. Neyse bozuntuya vermiyorum. Mutlu olsun kısa yanlış anlamayla.

Kurtuluş 2. bölüm

Sosyal özürlü olmalı

Bir telefon görüşmesi yapıyor ama karşısındakinin sesi bana da geliyor ve aralarındaki konuşmalara şahit oluyorum. Tam bir sosyal özürlü olmalı. Karşımda duran düzgün sandığım kadarıyla başarılı çocuğun, karşısında kardeşim diye seslendiği kişi aynı seviyeden değilmiş gibi. Ses tonu bile itici geliyor bana. Ben ki insanları dış görünüşlerine göre yargılarım. Arkadaş seçimleri kötü belli ki, çok çekeceği var ilişkilerden. Ya da kim bilir çekmiştir belki de.

taksi

taksi

Geldik “çok da aklında kalacak sanki” ye. Parasını ödedi indi arabadan. Selametle dedi giderken hayırlı işler diledi.

Yine gecenin karanlığında ilerlemeye başladım. Işıklar hala uğraşıyor aydınlatmak için ama zafer gelmemiş daha. Bu gece güzel bir insan tanıdım. Ama mazotum bitti. Mazot almalıyım şimdi.

6. bölüm

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Sürgün ve Türkiye

Babamın Hikayesi

Recep ile Nadan – Bölüm 8

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

Alevilik üzerine bilgiler

Büyümek, kırmızı şarap ve aşk

Kadınlar… yeter ki anlayın onları be kardeşim…

Penisli Yargı ve Hakim Olamayan Avukatlar

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun

Aziz Türk milletinin esaretten kurtuluşunun sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Türk milletini bir sömürge ülkesinin köleleri haline gelmekten kurtaran kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve cephede kahramanca çarpışan vatanperver askerlere saygı ve hürmetlerimizi iletiyoruz.

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı, Büyük Taarruz’un son gününde Dumlupınar Meydan Muhaberesi‘nde elde edilen zaferle, aziz Türk milletine ait toprakların işgalci emperyalistlerden temizlenmesinin sembolüdür. Türk milletini esaretten kurtaran kahraman askerlere şükranlarımızı sunuyoruz.

Mustafa Kemal Paşa‘ya ise elini taşın altına koyduğu ve Batı Avrupalı işgalcilerin boyundurluğu altına girmediği için teşekkürlerimizi iletiyor ve saygı ile anıyoruz.

aşk sözleri

Aşk sözleri anlamlı kadınlar için!

Her hayat bir gün sevgi ile tanışır. Ancak her hayat aşkı tadamaz. Kimi insanlar aşık olmadan hayata veda eder. Duygusal sözler, aşkı bulamayan insanlar için anlamlı gelmeyebiliyor. Aşk şiirleri, aşkı tatmayanlar için laftan ibaret kalır. Can Yücel şiirleri, İsmet Özel şiirleri ve niceleri sevdayı yaşamayanlara laf kalabalığı olarak gelir. Aşk sözleri için bir de aşığın penceresini görmeli…

Aşkı tatmadan ölmek, insanoğluna bir cezadır. Bir kadına sımsıkı sarılamadan ölmek, bir erkeğe kolay ölümdür. Bir kadına sarılan erkek için dünyaya veda etmek zordur. Sevdiğini bırakıp da toprağa girmek zor gelir aşığa. Duygusal sözler, aşk şiirleri ve nicesi… Her biri anlamlıdır sevdalı bir kalbe. Can Yücel şiirleri ile sarhoş olmak, İsmet Özel şiirleri ile kaybolmak, sevdaya dahil midir? Evet, belki de sırf bunlar için sevda vardır. Bir liseli aşığın aşk sözleri aramak için kitapları kurcalamasıdır aşkın heyecanı…

Aşk Nedir?

Duygusal

Aşka düşmek yoktur kültürümüzde. Aşk düşülecek bir yerde değildir, aşk göklerde, aşk doruklardadır. Aşk, Kaf Dağı’nın en tepesindedir. Bir kedinin baktığı ciğerdedir. Belki de aşka bakmak, aşkı yaşamanın ta kendisidir. Duygusal sözler, sırf bu kavuşmaya çalışmayı düşünme aşamasında anlamlıdır. Anlamlı kadınlar yaratıp, aşk sözleri sarf etmek üzerine kuruludur bu duygusal dünya…

aşk sözleri

aşk sözleri

Tanju Okan şarkıları içerisindeki melankolik havada saklıdır. Belki de aşk, o şarkılara ihtiyaç duymaktır. Kimi insan aşık olmaz, Tanju Okan ise anlam taşımaz. Yolu aşka düşenin, kulağı Sezen’de olur. Aşkın şarabından bir yudum alan için o artık Sezen Aksu değil, Sezen’dir. Soyadı ile bahsedemeyecek kadar duygusal bir yakınlık kurulur.

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 1

Aşk sözleri

Lisede aşkı tadan var mıdır? Kimisi lisede yaşar aşkı, yaşamaya çalışır. İşte o dönemin verdiği olmamışlıkla kitaplarda aşk sözleri arar gençlik! Ancak aşkı tadan aşk sözleri aramak için seferber etmez kendisini, aşkı bir dalın kıpırdamasında dahi duyabilir. Aşk, bir sarmaşıktır ve insanın ruhunu sarar. Aşka bürünür insan ve kendisi aşk olur. Bu nedenle derler; aşık

aşk sözleri

aşk sözleri

Aşk sözleri peşine düşmeden gözlerini kapattığında aşkın sesini duyar bir aşık… Aşığın sessizliğinde boğulur duygusal sözler, kimi zaman bir damla gözyaşı ile ıslanır tüm düşünceler. Ancak hiçbir kuvvet boğamaz aşkı. Unutmamalı, aşk madde değil manadır. Aşk, gözle görülmez ve elle tutulmaz. Bir ilişkiyi iki kişi bitirir ama bir aşkı hiç kimse bitiremez.

Aşk en güzel kafa yapan uyuşturucudur

İsmet Özel şiirleri ve Can Yücel şiirleri

İsmet Özel şiirleri ile aşkın karmaşıklığına bürünür insanın ruhu. Aşık kişi okur, aşık kişi hisseder. Ancak ne aşık kişi anlar ne olduğunu, ne de maşuk. İsmet Özel şiirlerinde ruhun kapıldığı girdap, aşkın berraklığı ile durulur. Aşk bir eylem değil, bir durumdur. Bir aşk için bir şey yapılmaz, bir aşk için yaşanır ve yaşatılır. Bir insanın ömrü pamuk ipliğine bağlı ise aşk en güçlü pamuk ipliğidir.

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

Can Yücel sözleri

Can Yücel şiirleri doğrudan yapar ne yapacaksa. Can Yücel lafı dolamaz! Can Yücel sözleri, çaresizliği ve son raddede oluşun netliğini hissettirir. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan aşığın son çaresidir. Açık ve merttir Can Yücel! Bir kadın seviliyor ise erkek için anlamlıdır. Duygusal sözler denir Can Yücel sözleri için. Ancak aşkı bilen için bir anlam ifade eder. Aşkı bilmeyen için ne Can Yücel anlamlıdır, ne de İsmet Özel…

Facebook sayfamızı takip ediniz!

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Babamın Hikayesi

Recep ile Nadan

Alevilik üzerine bilgiler

Herkes Dergisi yazar alımı hakkında

Ölüm

Leviathan devlet ve özellikleri

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

Hatay’ın Türkiye’ye katılması

Büyümek, kırmızı şarap ve aşk

Fenerbahçe yolsuzluk

Fenerbahçe yolsuzluk dosyası

Fenerbahçe, 2015 yılında 3 Temmuz etkisinden kurtularak yeni bir kadro yapılanması ve sportif yönetim peşine düştü. Fenerbahçe yeniden yapılanma için Giuliano Terraneo ile anlaşma sağladı. Terraneo, Fenerbahçe’de Emre Belözoğlu, Moussa Sow, Emmanuel Emenike, Selçuk Şahin ve Pierre Webo gibi futbolcuları kadrodan gönderdi. Fenerbahçe yolsuzluk şüphesi ile bu aşamadan sonra karşılaştı. Fenerbahçe Robin Van Persie transferi ile büyük bir ekonomik yük altına girdi. Van Persie’nin sağlık durumu ve sözleşmesi, Terraneo’yu şüpheli duruma düşürdü.

3 Temmuz sonrası Fenerbahçe ilk defa yeniden yapılanma sürecine giriyordu. Sportif yönetim ile kulüp yönetimini birbirinden ayırma girişimi, Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe Başkanlığı döneminde yaşadığı en büyük sorunların başlangıcı oldu. Fenerbahçe’de sportif açıdan tek yetkili, Giuliano Terraneo oldu. Ancak Aziz Yıldırım ve ekibi, İtalyan spor adamının şüpheli hareketlerinden çok geç haberdar oldu. Fenerbahçe yolsuzluk sorunu ile karşı karşıya kaldı. Robin Van Persie ve menajeri, Fenerbahçe’yi sağlık durumu konusunda manipüle etti. Elbette tüm bunlar Terraneo kontrolünde ve yetkisinde yapıldı. En önemli soru bu noktadan sonra başlıyor.

Fenerbahçe neden başarısız

Fenerbahçe yolsuzluk sorunu yaşadı

Robin Van Persie kendi sağlık durumundan haberdardı. Tıpkı menajerinin haberdar olduğu gibi. Manchester United ve Arsenal ile harika seneler geçiren futbolcunun sağlık durumundan kulübü Manchester United da haberdardı. Bu nedenle, Van Persie’yi gönderme kararı alındı. Menajeri para kazanmak için sakat olan futbolcusunu pazarlamak için kolları sıvadı. Peki, Giuliano Terraneo neden bu operasyonun içinde yer aldı? Elbette, hiçbir çıkarı olmadan maaşlı çalışanı olduğu Fenerbahçe’nin 25 milyon euro dolandırılmasını sağlamadı. Fenerbahçe yolsuzluk sorunu yaşadı ise bunun sorumlusu ve suçlusu Giuliano Terraneo’dur.

Fenerbahçe yolsuzluk

Fenerbahçe yolsuzluk

 

Robin Van Persie, Persie’nin menajeri ve Manchester United ekonomik çıkarları için Fenerbahçe’den sağlık durumunu gizleme ihtiyacı duydu. Persie’nin sağlık durumunu gizleme aşamasında elbette Fenerbahçe cephesinden de biri ile anlaşma sağlamaları gerekiyordu. Giuliano Terraneo, işte tam bu aşamada devreye giriyor. İtalyan futbol adamı, Fenerbahçe yönetimi ve sağlık ekibini manipüle etti. Süper starın futbol oynayamayacak halde olduğunu kulübünden gizledi. Giuliano Terraneo, maaşlı çalışanı olduğu kulübün 25 milyon euro dolandırılmasına aracı olurken karşılığında ne aldı? Giuliano Terraneo’nun Van Persie transferinden komisyon aldığı kanıtlamasa da, ünlü spor adamının bu senaryoda komisyon almağını hiçbir akılcı sebep açıklayamaz.

3 Temmuz Fenerbahçe’ye şike kumpası

Aziz Yıldırım mahkemeye başvurmalı

Fenerbahçe, Van Persie transferinde oyuncu, menajer ve Fenerbahçe’nin maaşlı çalışanı tarafından dolandırıldı. Fenerbahçe yolsuzluk iddiası ile mahkemeye başvurmalı ve Giuliano Terraneo hakkında yasal işlem başlatmalıdır. Fenerbahçe, yanlış transfer nedeni ile oyuncudan verim alamama gibi bir sorun yaşamıyor. Fenerbahçe yolsuzluk ve dolandırıcılık sorunu nedeni ile 25 milyon euro kaybetti.

Sporun tarihi ve Türkiye’de spor kültürü

Giuliano Terraneo yalnız mı

Fenerbahçe’de Giuliano Terraneo’nun Van Persie yolsuzluğu iddiasının üzerine gidilmesine yanaşmayan ve karşı çıkan, her kulüp üyesi ve çalışanı şüphelidir. Bu meselenin üzerine gidilmesini istemeyenler işin içine bir yerden dahil olmuşlardır. Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe içerisindeki komisyoncu ve dolandırıcıları tespit etmesi ve mahkeme önüne çıkartması gerekiyor.

Fenerbahçe yolsuzluk

Fenerbahçe yolsuzluk

Giuliano Terraneo’nun sağlık raporlarını manipüle etme aşamasında Türkiye’den ve kulüp içerisinden de destekçi ve yardımcıları ortaya çıkartılmalıdır. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’yi dolandıran ve sömürmeye çalışan sözde Fenerbahçeliler ile mücadele etmelidir. Van Persie olayı, Fenerbahçe tarihinde 3 Temmuz kumpası gibi kritik bir öneme sahiptir. Aziz Yıldırım, sportif yönetimi spor adamlarına bıraktığı bu dönemde yaşananlardan dolayı 3 senedir büyük sorunlar yaşıyor.

Sporun Tarihi ve Sporda Şiddet

Terraneo sorunu adli sorundur

Fenerbahçe yönetimi, Terraneo ve Van Persie sorununu iç mesele olarak görmemelidir. Fenerbahçe bu sorun dolayısı ile mahkemeye başvurmalı ve Van Persie transferinde sağlık durumun manipüle eden isimlerin belirlenmesini sağlamalıdır. Van Persie transferi, yönetimsel bir hata olarak algılanmayacak kadar ciddi bir sorundur. Van Persie ve Terraneo meselesi adli bir konudur. Artık Fenerbahçe yönetimi ve divan kurulu ötesinde dolandırıcılık dosyasıdır.

Fenerbahçe yolsuzluk

Fenerbahçe yolsuzluk

 

En yakın zamanda Aziz Yıldırım ve ekibinin Terraneo’yu dava etmelidir ve Türkiye’deki işbirlikçilerinin belirlenmesi için çaba göstermesi gerekiyor. Ortada başarısız bir transfer yok. Van Persie transferi, bir dolandırıcılık çetesinin Fenerbahçe’de yolsuzluk girişimidir. Aziz Yıldırım hem kendisini hem Fenerbahçe’yi kurtarabilmek için bu dolandırıcılık hakkında yargı yoluna gitmeli.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

Van Persie operasyonu

Robin Van Persie, haftasonu omuz sakatlığı olduğunu belirterek Gençlerbirliği maçına ve antremanlara çıkmadı. Ancak uçağa binip Hollanda’ya gider gitmez ne hikmet ise sakatlığı düzeldi. Hollandalı futbolcu sakat olmadığını ve sakat olsaydı yüzünün gülmeyeceğini söyledi. Hollanda Futbol Federasyonu ise 40 kişilik kadrodan Van Persie’nin antreman videolarını yayınladı.

Fenerbahçe yolsuzluk

Fenerbahçe yolsuzluk

Robin Van Persie, Fenerbahçe’den bu senenin maaşını da alarak Feyenoord’a bonservissiz gitmeyi talep ediyor. Fenerbahçe yönetimi ve Fenerbahçe taraftarını sinirlendirerek takımdan gönderilmenin yollarını arıyor. Fenerbahçe, kendisini dolandıran Hollandalı futbolcunun istediğini yapmamalı. Gerekiyor ise sözleşmesinin sonuna dek A2 takım ile antremanlara çıkmalı ama Fenerbahçe’nin A takımına alınmamalı. Fenerbahçe’den gelecek senenin maaşını da alarak Feyenoord’a emekliliğe gitmesine izin verilmemeli. Eğer Fenerbahçe Van Persie’nin maaşını ödeyecek ise kesinlikle takımdan gönderilmemeli.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Evimizdeki Konsomatris

Babamın Hikayesi

Aşk Nedir?

Recep ile Nadan – Bölüm 8

Hey taksi 3. bölüm

Alevilik üzerine bilgiler

Hükümet-i alem: Yunan harfli Türkçe metin

Hitler Almanyası ile Türkiye’yi karşılaştırmak cahilliktir

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

bu kadarız

Bu kadarız işte

Osman Berk, Herkes Dergisi’ne bu kadarız işte yazısı ile veda ediyor. Genç sanatçıya yaşamında başarılar diliyoruz. Herkes Dergisi olarak her zaman kendisi ve başarıları ile gurur duyacağız.

Bu kadarız işte

Bu kadarız İşte! Çünkü bunlar uzak ve yalan şeylerdir. İnsanlar sevdiklerinin yanında olurlar. Sen benim yanımda değilsin. Daha küçüksün sen de benim gibi. Birbirimizin yanında değiliz. Oturup birbirimizi tanımaya çalışıp, geleceğe umutla bakarak masmavi plastik günleri hayal edeceğiz. Bu sıralarda gururlu olanların kazandığı sanılacak bir takım eylemler baş gösterecek. Birbirimizi affetmeye ve nefret etmeye göz kırpıp duracağız. Her şeyi tek bir noktada inşa etmek gayesiyle hareket edip tüketeceğiz. Ben artık uzun cümleler falan da kurmayacağım.

Herkes benimle sevişmek istiyor

Kimse anlayamaz kimseyi, beni kimse anlamıyor, ben çok yalnızım. Popom vücudumdan daha beyaz. Daha güzel nasıl olabilirim, herkes beni beğeniyor mu acaba? Evet, kafedeyim şuan ve herkes benimle sevişmek istiyor. Herkesin gözü bende ama ben yalnızım. Sevişmeli tweetlerim var ama yalnızım işte, yani gibi fikirlerin ucuna tutunup kendi hayatlarını kalıba sokan insanların içinde onlara benzeyip benzemediğimizi test eder dururuz.
bu kadarız

bu kadarız

Susar dururuz. konuşur dururuz. Yediğimizin içtiğimizin fotoğrafını çekeriz, çünkü buna ihtiyacımız var. Her zaman en güzel fotoğraflarımızı diğer insanların görmesini sağlarız, çünkü buna ihtiyacımız var. Herkes bizi sevmeli ama bizim birini sevmek için onun güzel çekici ve rahat bir hayatı olması gerek, çünkü buna ihtiyacımız var. Kendimizi hep virajlı veya düz bir yolda olarak ifade ederiz, çünkü buna ihtiyacımız var. Birisi bize nasılsın diye sorduğunda olumlu veya olumsuz mutlaka yalan söyleriz, çünkü söylediğimiz gibi hissetmeye ihtiyacımız var.
Lakin bunları umursama radarına bile almaya gerek yok. biz bu kadarız işte.

Yeni yazılardan haberdar olmak için Facebook sayfamızı takip edin.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – (Final)

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörlük

Evimizdeki Konsomatris

Hitler Almanyası ile Türkiye’yi karşılaştırmak cahilliktir

Sürgün ve Türkiye

Kurtuluş

Yi ha! Bir Anadolu göbeği hikayesi -3

Kadıköy nargile kafeler

Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler?

Türkiye’de son yıllarda insanların nargile alışkanlığı üst seviyeye ulaştı. Özellikle İstanbul’da nargile kafeler oldukça fazla ilgi görüyor. Kadıköy’de Caferağa ve Osmanağa Mahalleleri içerisinde başlayan nargile akımı, Kadıköy’ün genelini etkisi altına aldı. Acıbadem, Koşuyolu, Kızıltoprak ve Göztepe’de de nargile yaygınlaştı. Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler? Özellikle gençler neden nargile kafeye gitmeyi tercih ediyor? Kadıköy’de en iyi nargile nerede?

Türkiye’de özellikle gençler arasında nargile alışkanlığı yaygınlaşıyor. Elbette sadece Türkiye’de nargile akımı yok. Avrupa ülkelerinde de nargile çılgınlığı yayılıyor. Kadıköy’de nargile kafeler neden popüler? Kadıköy’de Caferağa ve Osmanağa Mahallesi’nde başlayan nargile akımı, ilçenin tamamını etkisi altına aldı. Koşuyolu, Acıbadem, Kızıltoprak ve Göztepe’de de nargile kafeler görülmeye başlandı. Peki, gençler neden nargile içmeyi ve nargile kafeye gitmeyi tercih ediyor? Kadıköy’de en iyi nargile nerede?

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

Kadıköy’de nargile kafeler

Kadıköy’de her yaştan insana hitap eden kafe ve restoranlar var. Ancak nargile kafeler oldukça popüler hale geldi. Özellikle üniversite öğrencileri ve gençler nargile kafelerde buluşmayı tercih ediyor. Türkiye’nin muhafazakarlaşma sürecinde nargile önemli bir sonuçtur. Türkiye muhafazakarlaştıkça muhafazakar kesimin gençleri için nargile kafeler oturmak için ideal bir mekan halini aldı. Alkol içmedikleri için uzun süreli oturabilecekleri mekan konusunda sıkıntı çeken muhafazakar ailelerin çocukları, nargile kafelerde oturmayı tercih etmeye başladı. Kadıköy’de nargile kafeler de tıpkı diğer ilçelerde olduğu gibi muhafazakarların uğrak adresleri oldu.

Kadıköy nargile kafeler

Kadıköy nargile kafeler

Herhangi bir kafeye oturan bir genç, bir kola veya bir çayı içip uzun süre oturamayacağı için uzun süre oturabileceği ve sosyalleşebileceği mekanlar aramaya başladı. Bir nargilenin ideal içim süresi bir saattir. Ancak birçok kafede nargile içen müşteriler en az 2 saat oturuyor ve bu durum mekanların olağanı halini aldı.

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

Kadıköy’de nargile kafeler

Kadıköy’de nargile kafeler yalnızca muhafazakar kesimin tercih ettiği mekanlar değiller. Toplumun her kesiminden insan, Kadıköy’de nargile kafelerde oturuyor. Kadıköy’deki nargile kafelerde Menzil cemaatinden bir grubun sohbet ettiği masaya selam veren laik kesime mensup bir genç görülebiliyor. Oturup kitap okumak veya sohbet etmek için alkol içenler de nargile kafeleri tercih ediyor.

Kadıköy nargile kafeler

Kadıköy nargile kafeler

Kahveciler ve publar Kadıköy’de yaygınlaşsa da, uzun süre oturmak için ideal buluşma mekanı olamıyor. Alkol kullanımını düzenli hale getirmek istemeyenler sık sık publara gitmeyi tercih etmiyor. Haftada bir gün bira içmeye giden genç, haftanın diğer günleri nargile kafeye okul veya iş çıkışı gitmeyi tercih ediyor.

Herkes Dergisi yazar alımı hakkında

Kadıköy’de nargile tarihi

Kadıköy’de 1997’de ilk nargile kafe açıldı. Rexx’in karşısında açılan Eftelya, Kadıköy’de nargile üzerine açılan ilk mekan oldu. Ardından Eftelya’nın ortağı Ufuk Kaya, Moda Bostan Sokak’ta Rembetiko’yu açtı. Rembetiko, nostaljik nargile konseptini 20 sene boyunca korumayı başardı. Türk sanat müziği ve 1970’ler Türkçe müzik tercih ediliyor ve açılışından bu yana aynı çalışanlar devam ediyor.

Kadıköy nargile kafeler

Kadıköy nargile kafeler

Kadıköy’de en iyi nargile nerede? İşte bu sorunun yanıtı Rembetiko Kafe… Nargilede istikrarlı olması ve ortamın nargileye uygun dizayn edilmesi, Rembetiko’yu rakiplerinden daha tercih edilebilir kıldı.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Sürgün ve Türkiye

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 1

Recep ile Nadan

Babamın Hikayesi

Alevilik üzerine bilgiler

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

konuş

Konuş!

Bahattin Vurur, şiirleri ile Herkes Dergisi bünyesinde olacak. Bahattin Vurur da artık Herkes ailesi mensubu. Konuş şiiri ile Herkes Dergisi’nde okuyucular ile buluşuyor.

Konuş,
Anlat derdini.
Lakin dilinden dökülmesin kelimeler.
Konuş yine de sen,
Gözlerin konuşsun mesela.
Gönlün bozsun suskunluk yeminini.
Ben ki!
Dünyanın en şanslı insanı;
Senin sevdanla.
Ben ki!
Senden gelecek tek tebessüme
Yakarım tüm cihanı!

konuş

konuş

Çığlıklarım duyulur her sokak başından,
Aşk mıdır şevk midir?
Anlamadım anlayamadım.
Anladığım birşey var lakin!
Seni gözlerime hapsetmiş olmam.
Gel bir bak gözlerime,
Bak ki görebilesin güzelliğini!
Bak ki aynaların gösteremedigini
Göstersin sana bir çift göz
Ah dilim!
Ah gözüm!
Ah gönlüm!
Neden hapsettim ki seni oraya?
Neden konuştum ki seninle?
Neden gönlüme kelepçe vurdum da,
Gelip beni kendi hapishanene götürmeni bekledim?
Neden çok sevdim bu kadar
Acaba hayırlısını gönlüme düşür
Ya Rabbi diye
Ettiğim onca duadan mı?

Herkes Dergisi’ni Facebook’ta takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 1

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörülük

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

Hükümet-i alem: Yunan harfli Türkçe metin

Alice harikalar diyarında ve aynanın içinden

Yeni otoriteryanizm ve Latin Amerika

Kadınlar… yeter ki anlayın onları be kardeşim…

Penisli Yargı ve Hakim Olamayan Avukatlar

Evimizdeki Konsomatris

Şiirlerinizin dergimizde yayınlanması için bize mesaj atabilirsiniz!

Herkes Dergisi iletişim sayfası

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü

Vatan Şaşmaz neden ve nasıl öldürüldü?

Bugün deneyimli oyuncu Vatan Şaşmaz’ın ölüm haberi ile tüm Türkiye sarsıldı. Toplumda şok etkisi yarattı güleryüzlü oyuncunun öldürülmesi. Ünlü oyuncu, Beşiktaş’ta lüks bir otelde sevgilisi tarafından öldürüldü. Sokakta birisi öldürülebilir ve buna engel olmak bireysel silahlanmanın yasal olduğu bir ülke imkansız. Peki Vatan Şaşmaz neden ve nasıl öldürüldü?

Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi güvenlik zaafiyetidir. Türkiye, ihmaller zinciri ile büyük acılar yaşayan bir ülke. Tıpkı Soma’da maden faciasında işçilerin toprağın altında can vermesi gibi. Peki Vatan Şaşmaz neden ve nasıl öldürüldü? Beşiktaş’ta lüks bir otele bir insan nasıl oluyor da silah ile girebiliyor? Vatan Şaşmaz cinayeti, sevgilisi kadar ismini vermek istediğim otelin de sorumluluğundadır.

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü

Vatan Şaşmaz nasıl öldürüldü?

Türkiye’nin en büyük otellerinden birisinde bir insan öldürüldü. Bir otele bir insanın silah ile girebilmesi ve silahının alınmaması, büyük bir ihmaldir. Türkiye’de konaklama tesislerinde güvenlik zaafiyeti bir kez daha ortaya çıktı. Vatan Şaşmaz nasıl öldürüldü? Ünlü oyuncunun sevgilisi olduğu iddia edilen eski manken Filiz Akel nasıl silah ile otele girdi? Bir otele silah ile girmek isteyen kadın olduğunda silah ile girmek serbest mi?

Alevilik üzerine bilgiler

Filiz Akel intihar etti

Eski manken Filiz Akel, otel odasında Vatan Şaşmaz’ı sırtından vurarak öldürdü ve sonrasında intihar etti. Beşiktaş’ta bir otel odasında iki kişi ateşli silahla hayata  veda etti. Güvenlik önlemleri yüksek izlenimi veren lüks otellerin silahla girilebilen işletmeler olması olağan mı? İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Filiz Akel’in cinayeti işlerkenki motivasyonunu araştırdığı kadar lüks otelin işletmesini de soruşturmaya dahil etmeli.

Ölüm

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü?

Şuan tüm Türkiye’de aynı soru yanıt bekliyor. Vatan Şaşmaz neden öldürüldü? Ünlü oyuncunun neden öldürüldüğü herhangi bir önem taşımıyor. Hiçbir sebep Filiz Akel’in ünlü oyuncuyu öldürmesini meşrulaştıramaz. Meşru güç kullanma yetkisi, yalnızca devletin kolluk kuvvetlerinde vardır. Bir vatandaşın kendi cezasını kendisinin kesmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.

Babamın Hikayesi

Lüks otellere zenginler özgürce girebilir mi

Türkiye’deki herhangi bir lüks otele vatandaşlar elini ve kolunu sallayarak girebiliyor mu? Otel lüks olduğunda ve faiş ücretler ödendiğinde silah ile girmek serbest mi? Zenginlerin bu ülkede silah taşıma ve insan öldürme imkanları olağan mı görülüyor? Ucuz bir otelde silah ile girmek nasıl kısıtlanıyor ise lüks otellerde de bu güvenlik önleminin alınması gerekiyor.

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü

Vatan Şaşmaz neden öldürüldü

Otele girerken geçilen dedektörler göstermelik mi? Hiçbir işlevi ve etkisi yok mu? Kendimizi güvende hissettiğimiz ve konakladığımız bu otellerde bir gün silah ile birilerinin bizi öldürmesi olağan bir durum mu? Zengin ile fakir arasındaki fark burada dahi kendisini gösteriyor. Güzel kıyafetler ve lüks arabalar, insanları güvenilir ve itibarlı mı kılıyor? Cinayetin yalnızca yoksullara özgü bir suç olarak görülmemesi gerekiyor.

Türkiye’de konaklama tesislerinde güvenlik seviyesinin üst seviyeye çıkarılması gerekiyor. Bir daha Vatan Şaşmaz gibi kurbanların olmaması için zenginlerin de insan öldürebileceği gerçeğini görmek zorundayız. Bir daha asla sloganı, bir kez daha ön plana çıkarılmalı ve Türkiye’de uygulanmalıdır.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Çeşme ve Alaçatı neden pahalı?

Sürgün ve Türkiye

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörlük

Recep ile Nadan – Bölüm 8

Aşk en güzel kafa yapan uyuşturucudur

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan projesi

tanka nasıl çıkılır

Tanka nasıl çıkılır? 15 Temmuz Darbe girişimi!

Tanka nasıl çıkılır? İşte bu soru, Türkiye tarihinde 2016’da önemli bir yere sahip. 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında Türkiye’de en çok aratılan kelimeler arasında yer almayı başardı. Hatta sene boyunca da vatandaşlar tarafından sık sık aratıldı. Askeri açıdan büyük bir öneme sahip olan tank, vatandaşın karşısında gördüğünde kolayca çıkabileceği bir araç mı?

15 Temmuz Darbe Girişimi, Türkiye’de internetin ne denli faal kullanıldığını da gün yüzüne çıkardı. Hiçbir şeyden anlamaz denilen ve teknolojiden bihaber zannedilen yurdum insanı, darbe girişimine karşı çözüm üretmek için Google‘da çareler aradı. Öyle ki, Türkiye’de en çok arananlar arasında tanka nasıl çıkılır sorusu yer aldı. 15 Temmuz Darbe Girişimi bertaraf edildi. Türkiye’de bir daha darbe yapılamayacağını tüm dünya gördü. Peki Türk vatandaşları bu konuda tedbiri elden bıraktı mı? Elbette hayır. Sene boyunca tanka nasıl çıkılır sorusu aratıldı. Bir daha asla diyerek vatandaşlar ne yapabileceğini araştırdı.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi Üzerine

Tanka nasıl çıkılır

15 Temmuz sonrasında Türkiye’de birçok gerçek ortaya çıktı. Bir siyasi darbe başarısız dahi olsa ülke siyasetini ve insanların refleksini nasıl etkiler soruları yanıt buldu. Darbe başarısız da olsa, vatandaşta darbe korkusu arttı. Bir daha asla böyle bir şey gerçekleşmesin diye tedbirler alındı. Hem siyasiler hem vatandaşlar önlem aldı. Tanka nasıl çıkılır diyerek Google’da tüm dünyayı şaşırttı. Türklerin en merak ettikleri soru tanka nasıl çıkıldığı oldu.

tanka nasıl çıkılır

tanka nasıl çıkılır

Bir darbe girişimi esnasında bir insanın tanka karşı koymaya çalışması, büyük bir cesaret örneğidir. Hele ki vur emri verilip verilmediği bilinmiyor ise daha da büyük bir cesarettir. Peki vatandaşlar tanka çıkmayı nasıl başardı? Daha evvel böyle bir deneyimi olmayan insanların bunu başarması çok ilginç. İşte bu zorun başarılmasında arama motorları büyük bir rol oynadı.

CHP ve HDP ittifak yapamaz 

Türkler arama motoru ile tanıştı

Türk insanının arama motoru ile tanışması, vatandaşın tank karşısında ne yapması gerektiğini öğrenmesinde yardımcı oldu. Artık insanlar tank karşısında ne yapılması gerektiğini biliyor. Savunma sanayisinde belki de önemli bir açığı, Türk insanı öğrendi. Yalnızca Google’da tanka nasıl çıkılır yazarak tanka çıkmayı öğrendi.

Recep ile Nadan – 15 Temmuz Özel

15 Temmuz Darbe girişimi ve tanka nasıl çıkılır

15 Temmuz gecesi insanlar tanka çıkmayı öğrendi. Daha önce hiç tank görmemiş insanlar dahi tanka çıkmayı becerdi. Hatta darbeci askerler etkisiz hale getirilerek tankı kullanmaya çalışanlar dahi oldu. Darbeyi püskürtmeye çalışan askerler olay yerine geldiğinde etkisiz hale getirilmiş tanklar vardı. 15 Temmuz Darbe Girişimi, Türk insanının nasıl çözüm üretebileceğini de anlattı. Tanka nasıl çıkılır diye merak etti insanlar ve ellerinden geleni yaptılar. Doğru veya yanlış, bir şeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan daha etkili oldu.

tanka nasıl çıkılır

tanka nasıl çıkılır

Vatandaşın darbeye reaksiyon göstermesi, darbeci askerlerin afallamasına ve motivasyon kaybetmesine neden oldu. Tanka nasıl çıkılır sorusu, Türk siyasetinde askeri darbe defterinin bir daha açılmamak üzere kapanmasının sembolü oldu.

Facebook sayfamızı takip ediniz

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Sürgün ve Türkiye

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – (Final)

Güney Amerika’da oligarşi ve diktatörlük

Leviathan devlet ve özellikleri

Herkes Dergisi yazar alımı hakkında

Evimizdeki Konsomatris

Kurtuluş

Kurtuluş 2. bölüm

Çağlar Yıldırım‘ın Kurtuluş serisinin ilk bölümünü de okumanızı tavsiye ederiz. Herkes Dergisi bünyesinde yayınlanan Kurtuluş serisinin ilk bölümünü okumanız, seriyi daha anlaşılır kılacaktır.

1.bölüm

Kurtuluş

Yavşak herif saçma sapan fikirleriyle kafamı sikecek. Telefon görüşmesine son verdikten sonra eve doğru harekete geçtim. Attığım her adımda geçmiş ayaklarımın altında can çekişiyordu. Üstüne kustuğum, fahişelerle pazarlıklarıma şahit olan, güvenliklerden dayak yerken tek sığınağım kaldırım taşları. On dakika sonra Olgunlara ulaştım, köşedeki Ayaz Büfe’den bir şişe şarap ve dört tane köy yumurtası alarak çıktım. Oturduğum ev büfenin hemen iki bina çaprazında olduğu için çok şanslı sayılırım. 7/24 alkol ihtiyacımı kesintisiz karşılayabileceğim tanıdık bir esnaf. Çok yaşa sen ‘’AYAZ BÜFE.’’ Üçüncü kattaki bu daireyi bir sene önce Paza’nın aracılığı ile konumuna göre yok fiyatına kiraladım. Duvarda asılı büyük televizyon, dev gibi buzdolabı, konforlu ve geniş koltukları, Amerikan mutfağı ve en önemli detay jakuzisiyle şu an bana sahiplik eden bu ev önceleri çiftlere daha rahat yiyişebilmeleri için günlük kiralanıyormuş.

Pablo Escobar ve Kolombiya

Misafir gibi hissetmek

Şehrin bütün kokusu benimle birlikte evin içine hücum etti sakin. Havayı yararak suyun altına bıraktım bedenimi, derime yapışan kokuyu kazımak için epey uğraştım hatta bir kutu vişneli duş jelini üzerime boca etsem de suda aynı kokuyordu. Sonunda pes ettim suyun ayaklarına doğru süzülüşünü izlerken bundan psikopatça bir zevk aldığımı fark ettim. Uzun süredir burada yaşamama rağmen kendimi hala misafir gibi hissetmek acı vericiydi, buraya da ait değildim. Lavabonun kenarına koyduğum beyaz havluyla her uzvumu itinayla kuruttum. Uyumam gerekiyor, başımı yastığı koyduğumda bunun mümkün almadığını anladım tekrar. Yarım saat boyunca yatağın içinde döndüm, döndüm ve döndüm…

Hayat içi dopdolu bir kitaptır

Shakespeare 40. sone

Siktiğimin şehrinde motor, korna, bağırış sesleri hiç bitmiyordu. Yapacak tek bir seçenek kaldı geriye o da içmek. Camı açtım şehrin dumanla yüklü havası yüzüme çarptı saat epey ilerledi, tam zamanıydı. Ve okumaya başladım. Shakspeare 40. Sone, daha önce bu kadar coşkulu okuduğumu hatırlamıyorum, son bölüme gelince içinde bulunduğum durumu abartarak sesimin şiddetini artırdım.

Kurtuluş

Kurtuluş

‘’Tatlı hırsız, yine de bağışlarım suçunu

Sen varımı yoğumu aşırsan bile benden;

Oysa daha acıdır, sevenler bilir bunu,

Güzel sürtük, kötülük iyi görünür sende;

Biz düşman olmayalım can evimi söksen de.’’

Recep ile Nadan – Bölüm 7

Herif camda belirdi

Karşı binadan ikinci kattaki dairenin ışığı yandı. Çok geçmeden dudağının kenarında asılı sigarasıyla çirkince bir herif camda belirdi.

‘’Sus ulan pezevengin çocuğu, gece gece siktirme belanı.’’

Medeniyet sinir uçlarıma dokunur, tahrik olurum. Ricalar, teşekkürler ve sonsuz hoşgörü karşısında boşalma ihtiyacı hissederim. Komşumun bu centilmenliği karşısında sessiz kalamazdım.

‘’Sanat düşmanı orospu çocuğu bitince elbette susacaktım her şeyi mahvettin. Şimdi baştan okumak zorundayım.’’

‘’Bekle ulan geliyorum kim orospu çocuğu göstereceğim sana.’’

Tarifi mümkün olmayan bir mutluluk kapladı içimi, yıllar sonra ilk defa misafir ağırlayacaktım. Hemen çayın altını yaktım bana öğretilenlere göre misafirimi en iyi şekilde ağırlamalıydım. On dakika sora kapı çaldı, koşarak açtım.

‘’hoş geldin komşu.’’

Burnumun üstüne doğru sol direk çıkardı, usta bir hamleyle savurmasaydı kırılmaması işten bile değildi.

‘’Gel ulan buraya ibne.’’

Anlatılmaz yaşanır yıllar geçse bile – 9

İbne demesine sinirlendim

Bu cümleye biraz sinirlendim doğruyu söylemek gerekirse. Tekme savurdu, diz kapağıma gelince ister isteme yere kapaklandım. Hamle yapmam neredeyse imkânsızdı, hayâlarını tutup yumurtaları götüne kaçana kadar sıkabilirdim ama ev sahipliğine yakışmazdı. Tekme yumruk kombinasyonları kusurluydu, ses etmedim. Hırsını aldı soluk soluğa doğrulmaya çalıştı, bok çuvalı gibi hissediyordum kendimi şu yarmadan dayak yemek bile keyif veriyor. Soluk soluğa ‘’Seni… Bak son kez söylüyorum… Bir daha olursa kurtulamazsın elimden, neyse misafirliğin kısası makbuldür.’’

Kapıyı çekip çıktı, kaburgalarım sızlıyordu. Ömrümden bir gün daha gitti, Kurtuluş’u göremeden ve bugün yaptığım en iyi şey bir yarmadan dayak yemekti.

3. bölüm için tıklayınız

Facebook sayfamızı takip ediniz.

Herkes Dergisi Resmi Facebook Sayfası

İlgi çeken kısa yazılar:

Herkes Dergisi yazar alımı hakkında

Aşk en güzel kafa yapan uyuşturucudur

Veronika

Penisli Yargı ve Hakim Olamayan Avukatlar