Toplumsal Sorun Üzerine

Toplumsal sorunlar, iç çatışmalar, ailesel problemler, kan davaları, cinayetler, sarkıntılıklar…. Adları her ne olursa olsun hepsi birer meseledir. Bu meselelerin çözümleri için öncelikli olarak toplumun, bireyin kendini bilgi birikim olarak ilerletmesi gerekir. Ne yazık ki kendini ifade edemeyen insanlar yetiştiriyoruz. Sevincini, kederini, sorunlarını dile getiremeyen içine kapanık bireyler yetiştiriyoruz. Aileler çocuklarıyla yeterince ilgilenmiyor, onları yönlendiremiyor. Birey dolayısıyla kendini eksik hissediyor. Kendini başka başka şeylerle kanıtlamaya, göstermeye çalışıyor. Hal böyle olunca sorunlarda artıyor. Bunları engellemek hepimizin görevidir. Alıp bir dergi, kitap bile okumuyoruz çoğumuz.

Yolda sizde karşılaşmışsınızdır, toplu taşıma araçlarında görüyorum zaman zaman. Amcalar alır bir gazete evire çevire okur. Onun yanında olanlarda muhakkak gazetenin bir köşesini okumak için gözlerini bozacak derece hal ve tavırlar içersin de bulunurlar. Şimdi sormazlar mı adama, madem okuyacaksın merak ediyorsun sen niye almadın bu kadar zorlanıyorsun? Kendini şekilden şekile sokuyorsun? diye. Gelecek yüzyıllarda teknoloji insanın önüne geçecek gibi duruyor. İnsanlığı, insan olma duygularını bu aletler yavaş yavaş köreltiyor. Hatta köreltmeye başladı bile. Toplu taşıma araçlarının içinde bulunduğunuz zaman etrafınıza bakınız, muhakkak elinde cep telefonu bir şeyler karıştıran, anlamsız anlamsız gülen tipler görülecektir. Yanlış anlaşılmasın bunlar teknolojinin getirdiği son noktadan bahsediyorum.

İki kelimeyi bir araya getiremeyen insanlar olarak yetişiyoruz. Okumuyoruz, sadece tüketiyoruz. Çılgınca bir teknoloji tüketimi içerisindeyiz. Her 2 yılda bir cep telefonu değiştiriyoruz. Neden? Çünkü yenisi çıktı, elimizdekiler işlevini yitirdi. Ama bilgi öyle midir? Her 2 senede bir onu atabiliyor muyuz? En fazla unuttuğumuz kısımları tekrar ederek bilgilerimizi yeniliyoruz. Okudukça ufkumuz daralmıyor, aksine açılıyor. Dünyaya daha farklı bakıyoruz, olayları çözme yolunda daha bilinçli davranıyoruz. Her bilgi bize yeni kapıları aralıyor. Yeni şeyler keşfetmemize olanak sağlıyor. Ayaklarımızın yere daha sağlam basmasını sağlıyor. Topluluk önünde kendimizi ifade etmemize yarıyor. En azından bir gazete, dergi, kitap okunmalı. Ayda bir dergi, bir kitap bitirmekle bile çok şey kazanabilir insan. Kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamak gibidir. Hiçbir şeyden haberi olmayan topluluklar unutmayalım ki hep geri kalmışlardır. Sömürgeci güçler yıllarca onları sömürmüş, kültürlerini yozlaştırmıştır. İlerleyen toplumlarda böyle bir şeyi görmek işte bu yüzden mümkün olmamıştır. Okuyan toplum, okuyan insan bilgili olur. Ülkeye faydalı olur. Yürekleri yakan haberler az olur, hatta hiç olmaz.

Okudukça güzelleşir insan. Tıpkı bir çiçeğin sulanıp, güneşlendikçe büyümesi gibi…

 

Görsel: http://blog.milliyet.com.tr/